• Nombre de visites :
  • 1313
  • 28/4/2012
  • Date :

Hişam b. Hakem - 1

hişam b. hakem

Şia’nın seçkin fakih ve meşhur mütekellimi Hişam b. Hakem adıyla meşhur olan Ebu Muhammed Şeybani, kendi asrında imamet ve velâyet’in yılmaz savunucularından biriydi. Doğum günü, vefatı ve yaşamının ayrıntıları hakkında ihtilâflar vardır. Bazıları doğumunu ortalama olarak 113 h. K. yılı olarak belirtmiştir.[1] Rical-i Keşşi, Hişam’la aynı asırda yaşamış olan öğrencilerinden Fadl b. Şazan’dan Hişam’ın vefat tarihini Abbasi hükümdarı Harun döneminde 179 h. K. yılında olduğunu rivayet etmiştir.[2] 

Hişam, imam Cafer Sadık’ın (a.s) nazarı altında inanç ve kelami usullere aşina oldu. Sapık düşüncelerle mücadele yöntemini İmam’dan öğrendi. Bir gün Mina çölünde beş yüz kelami konuyu İmam’a sunmuş ve cevabını almıştır.[3] Hişam’ın İmamla olan yakınlığı, irtibatı ve kendisinde bulunan istidat, onun güçlü ve eşsiz bir mütekellim olmasını sağlamıştır. Kendisi bu konu hakkında şunları söylemiştir: “Allah’a andolsun ki şu ana kadar Allah’ı tanıma ve tevhit konularında hiç kimse bana galip gelememiştir.”‌[4] İmam Cafer Sadık (a.s) ona hitaben şöyle buyurmuştur: “Ey Hişam! Bize yardım ettiğin sürece “Ruhu’l Kuds”‌ tarafından onaylanırsın.”‌[5] Yine İmam Cafer Sadık (a.s) onun hakkında şöyle buyurmuştur: “O kalp, dil ve eliyle bize yardıma kalkmıştır.”‌[6] Ve yine “Senin gibiler, halkla münazara etmelidir.”‌ Sonra İmam (a.s) ona şefaat vaadinde bulunur.[7]

Söylendiğine göre hiç kimse – Son derece maharetli İranlı bir mütekellim olan- “Ebu’l Huzeyl Allaf”‌la münazara edemiyordu. Ama Ebu’l Huzeyl Allaf sadece Hişam b. Hakem’den münazara etmekten korkuyordu.[8] Hişam İlmi dehası, anlaşılır lisanı ile meydanları muhaliflere dar etmişti. Abbasi halifesi Harun, Hişam b. Hakem’in Hz. Ali ve evlatlarının hakkaniyeti hakkında mütekellimlerle yaptığı münazaraları duyduğunda rengi kaçmış ve öfke dolu bir yüzle şöyle demiştir: “Onun dili, yüz bin kılıçtan daha keskin ve daha tehlikelidir.[9] Allah’a andolsun ki onu öldürecek ve ateşte yakacağım.”‌[10]

Hişam b. Hakem’in münazaralarının Şii ve Sünni kitaplarda nakledilmesi onun ilmi gücünü, keskin dehasını, derin anlayışını ve dinamik akıl ve düşünce sahibi olduğunun bir göstergesidir.[11]

Unutulmamalıdır ki Hişam, münazara ve tartışmalardaki kudret ve becerisini İmamlar’ın (aleyhimu’s selam) talim ve öğretilerine borçludur. Kısaca kendisine değinilecek olan olayda da kendisi bu hakikati itiraf etmiştir. Merhum Kuleyni’nin rivayet ettiğine göre İmam Cafer Sadık (a.s), Hişam ve bazı ashap ve öğrencileriyle birlikte özel bir toplantıdayken, İmam Hişam’dan Mu’tezile’nin büyüklerinden olan Amr b. Ubeyd’le “Masum imamın vücudunun zorunluluğu”‌ konusunda onunla yapmış olduğu münazarayı anlatmasını istedi. Hişam’ın konuşması tamamlanınca imam (a.s) ona bu şekilde münazara ve tartışmayı sana kim öğretti? diye sordu. Hişam, soru karşısında “Sizden öğrendim”‌ diye cevap verdi.[12]


[1] - Abdullah Ni’met, Hişam b. Hakem, Beyrut; Daru’l Fikr, s. 43, 1403.

[2] - Rical-i Keşşi, s. 256 ve 270.

[3] - Usul-u Kafi, c. 1, Hüccet kitabı, İmamlar olan ve olacak şeylerin ilimlerini bilirler. Hadis 5, s. 262.

[4] - a.g.e, c. 1, Tevhit kitabı, mabut babı, 2. Hadis, s. 172.

[5] - Biharu’l Envar, c. 10, s. 293.

[6] - Usul-u Kafi, c. 1, Hüccet kitabı; hüccette duyulan ihtiyaç babı, 4. Hadis, s. 172.

[7] - a.g.e, s. 173

[8] - Seyr-i der Siyre-i Eimme-i Ethar (aleyhimu’s selam), s. 157.

[9] - Biharu’l Envar, c. 48, s. 202.

[10] - El İhtisas, s. 98.

[11] - Biharu’l Envar, c. 10, s. 234 ve sonrası. Ve ayrıca c. 48, s. 189 ve sonrası.       

[12] - Usul-u Kafi, c. 1, Hüccet kitabı, hüccete duyulan ihtiyaç babı, 3. Hadis s. 169-170.

Müslim b. Akil-1

Selman-i Farisî – 1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)