• Nombre de visites :
  • 1159
  • 11/7/2011
  • Date :

Resulullahın (saa) Vasisi-4

resulullah?n (saa) vasisi

Ebu Hüreyre ed-Dusî

Ebu Hüreyre, Resulullah'ın (s.a.a) ashabından olup Hayber'in fethedildiği sene iman ederek Müslüman olmuştur. Bir işi olmadığından devamlı Resulullah'ın (s.a.a) yanındaydı.

Dolayısıyla, Resul-i Ekrem (s.a.a), Ebu Hüreyrenin bütün sırlarını bildiğinden ona hitaben, "Ey Eba Hü-reyre! Muhabbetinin artması için bizi ziyarete geç gel (çabuk çabuk gelme)." diye buyurmuştur.

Buradan, Ebu Hüreyre'nin Peygamber'e (s.a.a) karşı muhabbetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Bundan maksadım bu hususu ispatlamak değildir. Evet, ashap içerisinde en çok Ebu Hüreyre rivayet etmiştir ve Ehlisünnet'e göre onun rivayetleri muteberdir...

Ancak, ben Ehlisünnet âlimlerine intisap edilen bir kişi olarak Ebu Hüreyre'nin mürtekip olduğu bazı suçların onun adaletiyle uyum sağlamadığı kanaatindeyim. Burada birkaç noktaya değinmek zorundayım:

Sahih senetlerle Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"İlk olarak ümmetimi Ümeyyeoğulları'ndan bir kişi bozacaktır."

Ebu Hüreyre bu bozukluğu Muaviye'de bulduğu hâlde daima o zalimin tarafında olup Hz. Ali'nin haklarını bilmesine rağmen yine de ondan yüz çevirmiştir. Zulüm ile adaletin bir arada toplanmayacağı apaçık bellidir. O hâlde Ebu Hüreyre adaletli bir kimse olamaz.

Başka Bir Delil

Muaviye, Yezid için biat alırken Hicaz, özellikle Medine-i Münevvere'de yaşayan sahabeler bu hıyanet ve cinayete itiraz ederek biat etmekten çekinip hakkı ihya etmeye çalışmışlardır.

Muaviye, Medine halkını korkutmak amacıyla meşhur cani Busr b. Artad'ı Medine'ye gönderdi. Busr da Resulullah'ın (s.a.a) ashabından yedi yüz kişiyi öldürerek üç yüzü aşkın Müslüman kadını esir edip yüz, el, ayak ve göğüslerini açtırarak çarşıda cariye diye sattırdı.

Bu faciayı büyük Ehlisünnet âlimlerinden Ebu'l-Ferec b. Cevzî, "Ağanî" adlı kitabında, İbn-i Abdurabbih, "Ik-du'l-Ferid" adlı kitabında ve Cahiz "el-Beyan ve't-Tebyin" adlı kitabında naklettikleri gibi, diğer İslâm tarihi kitaplarında da yazılmıştır.

İbn-i Haldun, Fetretü'l-İslâm, İbn-i Hullekan, Tarih-i Taberî, İbn-i Ebi'l-Hadid, Allâme Aynî ve Allâme Dimyerî de bu acı olaya şahadet etmişlerdir.

Yukarıdaki tarihlerin hepsi Ebu Hüreyre'nin, Busr b. Artâd'ın yaptığı zulümlere ortak olduğunu ispat etmektedir. Busr b. Artâd, Medine'de işini bitirdikten sonra Ebu Hüreyre'yi Medine'de kendi yerine oturtarak Muaviye'nin emriyle Yemen veya Mekke-i Mükerreme'ye hareket etmiştir.

Gördüğünüz gibi Ebu Hüreyre, sahabeden olmasına rağmen Resulullah'ın (s.a.a.) yerine Muaviye ve Busr b. Artâd'ın yanında yer alarak Medine halkını korkutmuştur.

Hâlbuki Resulullah (s.a.a) kendi hadisinde, "Medine halkını korkutan kimseyi Allah korkutsun, Allah ona lânet etsin. Medine halkını korkutanın hiçbir ameli kabul olunmaz." buyurmuştur.

Ebu Hüreyre, Busr b. Artâd'ın yanında yer almasıyla Medine halkını korkutanlara yardım etmiş ve yaptıkları zulümlere ortak olmuştur. Böylece Ebu Hüreyre'nin adil ve rivayetinin sahih olmadığını ispatlamış oluyorum.

Ebu Hüreyre der ki:

"Ali'nin arkasında namaz kılmak daha üstündür, ancak Muaviye'nin sofrası daha yağlıdır."

Görüldüğü gibi Ebu Hüreyre, Ali'nin (a.s) hak üzere ve Muaviye'nin de yağlı sofrasıyla birlikte batıl üzere olduğunu itiraf etmesine rağmen yine de batıl tarafını seçmiştir. Böyle hareketler de onun adaletiyle çelişmektedir.

Yukarıdakilerden maksadımız şudur: Genel olarak sahabî olmak bir kimsenin rivayetinin kabul edilmesinin ölçüsü olamaz. Bilâkis, birçok kimseler vardır ki, sahabî oldukları hâlde hak ve hakikatle bağdaşmayan birtakım cinayetler işlemişlerdir.


Resulullahın (saa) Vasisi-1

Resulullahın (saa) Vasisi-2

Resulullahın (saa) Vasisi-3

İMAMET

İMAMET HAKKINDAKİ İNANCIMIZ

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)