• Nombre de visites :
  • 2657
  • 16/1/2014
  • Date :

Cemel  Savaşı

cemel  savaşı

Cemel  Savaşı [1]

İnsanlık girişimlerinin hangi türüne bakacak olursak, bu girişimlerin birkaç iç ve dış etkenden kaynaklandığını görürüz. Haset, insan ahlakının en dehşetlisi olduğu gibi, kadın kısmının bu çirkin ahlaka daha çok bulaştıkları da ahlak hocaları nezdinde sabittir. Şüphesiz, bir kadın kendi kızının kocası olan damadını ne kadar hararetle severse, oğlunun eşi olan kadına da bir o kadar soğuk davranır ve sevmez!

Fatıma-ı Zehra'nın, Aişe'nin üvey evlâdı olduğunu bildiğimiz gibi, gözlerini sulta kurmak hırsı bürüyen bir üvey annenin de ona hangi gözle bakacağını biliyoruz...

Burada Sahih-i Buharî, Sahih-i Müslim ve Sünen-i Tirmizî'den birkaç örnek verelim:

Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'de, Aişe'nin şöyle dediği geçer:

"Hiçbir kadını Hatice gibi kıskanmadım."

Yine Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'de Aişe'den şöyle rivayet edilir:

"Resulullah'ın kadınlarından hiç kimseyi Hatice gibi kıskanmadım; ben onu görmedim; fakat Resulullah onu çok anardı; bunun üzerine ben de ona, 'Sanki dünyada Hatice'den başka kimse yok!' dedim.”‌

Bu rivayeti, Buharî ve Müslim'de okumak mümkündür. Sihah-i Sitte'den olan Tirmizî, Aişe'nin kız kardeşinin oğlu olan Urve b. Zübeyr'den şöyle nakleder:

"Aişe dedi ki: Resulullah sürekli evden çıkınca Hatice'yi hayır dua ile anardı; onun için kıskanarak, 'Hatice yaşlı bir kadındı; Allah Teala onun yerine sana daha hayırlısını vermiştir.' dedim. Bunun üzerine Resulullah öfkelenerek, 'Allah Teala, bana Hatice'nin yerine ondan haya hayırlısını vermemiştir...' buyurdu."

Cem'u'l-Fevaid adlı kitapta, Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'den ve el-İsabe'de İmam Nesaî'den rivayet edilen hadisleri de burada getirecek olsaydım, durum daha bir açıklık kazanırdı; fakat amacımızın dışına çıkmış olurduk. (Arife bir ayet yeter.)

Amacımız, Aişe ile Emirü'l-Müminin Ali'nin arasında geçen olayların nedenlerinden birinin açıklığa kavuşması için kadınlarda olan kıskançlığı göstermektir. Birinci neden budur. İkinci ve daha şiddetli olan etken ise dış etken dediğimiz şeydir. Evet, Aişe'yi bu yersiz davranışlara sürükleyen etken, kafasında sürekli riyaset sevdası esen kız kardeşinin oğlu Abdullah b. Zübeyr idi. İşte bu nedenle Abdullah, sürekli teyzesini kendi icraatlarına alet edip bir hilâfet kurmak çabasındaydı;

Hatta Aişe, Hav'eb beldesinin köpeklerinin seslerini duyunca pişman olup girişimlerinden vazgeçmek istediğinde, Abdullah, ısrar ve icbarla teyzesini azminden döndürdü; hatta teyzesine, "Sen geri dönecek olursan, ben kendimi öldürürüm." dedi ve yalan yeminlerle o beldenin isminin Hav'eb olmadığını söyledi. Abdullah, babası Zübeyr'e de karşı durup onun önünde cemaat imamı olarak namaza duruyordu.


Sıffin Savaşı

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)