• Nombre de visites :
  • 2352
  • 5/11/2013
  • Date :

Masum İmamın Ümmet Arasındaki Zarureti Nedendir-2

masum imamın ümmet arasındaki zarureti nedendir

Acaba şeriatın ilkelerini korumak, Kur’an ayetleri hususunda her türlü yanlış yorumları engellemek ve kasıtlı kimselerin Kur’an’ın hedef ve anlamlarının tahrifine engel olmak için Ümmet arasında konuşan bir İmam’ın varlığı gerekli değil midir? Şüphesiz böyle bir İmam’ın görüşü Allah tarafından da kesin bir görüş olarak ilan edilmiş olmalıdır. Böylece bu görüş hak ve batılı bir birinden ayırt etme ölçüsü olarak kabul görecektir. Böyle bir imamın geniş bilgisi, doğru görüşü ve gerçeklere dayanan bakışı sayesinde fitneciler ve kasıtlı kimseler, kendi batıl hedeflerine asla ulaşamayacaklardır. Resul-i Ekrem (s.a.a) bir konuşmasında bu hakikate işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Her asırda bir grup adil kimse, dini savunmayı üstlenir. Böylece demirci ocağının, demirin renginin karartısını giderdiği gibi batıl ehlinin tevillerini aşırı gidenlerin tahrifini ve cahillerin düşüncelerini bu dinden uzak kılar.”‌[3]

2-Masum İmam ve İlahi Devletin Tesisi

İmam, bu görevin yanı sıra çok önemli başka bir göreve daha sahiptir. O da ilahi hadleri ve hakları icra etmesi ve İslami gerçekleri mümkün olduğu taktirde hayata geçirerek, ilahi bir devlet kurmasıdır. Esasını hak, doğruluk ve adaletin teşkil ettiği ve bütün ilahi kanunların inceden inceye uygulandığı bir devlet kurmak da İmam’ın asıl görevlerinden biridir. Böylesine tertemiz semavi bir program, başında masum İmam’ın olduğu bir devlet dışında asla hayata geçirilemez.

Şeraiti anlamak, İslam’ın yüce kavramlarını derk etmek ve Kur’an’ın nurani hakikatlerini algılamak noktasında dahi, beyan ettiğimiz nedenler sebebiyle aciz kalan, taraftarlarına Allah’ın hükümlerini kendi inançları doğrultusunda öğreten, ihtilaf kaynağı olan ve sonunda da yetmişten fazla fırkaya bölünen bir ümmet asla istenilen bir devleti kuramaz ve İslami gerçekleri hayata geçiremez.

3-Masum İmam ve İslami Hükümlerin Açıklaması

Acaba İslam peygamberi, bütün asli ve fer’i hükümleri, beyan etme hususunda başarılı olmuş mudur?

Evvela bildiğimiz gibi ne yazık ki bu ümmet, Peygamber’in sünnetini koruma hususunda başarılı olamamıştır. Zira Ehl-i Sünnet hadisçilerinin kendi Sihah ve Müsned kitaplarında Peygamber-i Ekrem’den (s.a.a) ahkam ve teşrii hususunda naklettikleri hadisler, beş yüzü aşmamaktadır. Bu miktar hadis ise bizzat Peygamber zamanında ortaya çıkan olayları açıklamaya bile yetmemektedir. Nerde kaldı ki Müslümanların sonradan karşı karşıya kalmış olduğu yeni olayları açıklamaya yetsin.[4] Bu durumda ümmet arasında öyle masum imamlar olmalıdır ki bu dinin hükümlerini ve sünnetlerini koruyabilsin. Ümmet arasında ilim ve ismeti tıpkı Peygamber’in ilim ve ismet makamı gibi olan, hükümleri doğru bir kaynaktan alan ve ümmetin hizmetine sunan masum imamlar, olmalıdır. Böylece şeraitin tebliği ve hükümlerin beyanı kemale ermiş olsun.

4-Yeni Çıkan Olaylarda Masum’un Müracaat Makamı Olmasının Gereği

Müslümanlar Peygamber’in vefatından sonra bir takım yeni olaylarla karşı karşıya geldiler. Bu olayların hükümlerini semavi kitaplarda ve Peygamber’in sünnetlerinde bulamadılar. Bu konuda ikna olmak için ister istemez, kıyas, istihsan, Sedd-i Zerayi’ ve benzeri onlarca zanna dayalı ve hiçbir doğru esası olmayan delillere sarıldılar. Acaba ümmet arasında bu tür eksiklikleri gidermek için masum bir imamın varlığı ümmet ve şeriatın menfaatine değil midir?

Sonuç olarak şunu söylemek gerekir ki Müslümanların marifetler, inançlar, adap, ahlak, hükümet ve siyaset alanındaki asli ve fer’i hükümler hakkında içine düştükleri şiddetli ihtilaf şu iki nedenden birine dayanmaktadır: “Ya ümmet arasında şeriatı koruyan masum bir imam yoktur veya ümmet böyle bir masumun varlığını görmezlikten gelmiştir ve herkes kendisinin bir makamı olduğunu düşünerek yeni bir ekol oluşturmaya çalışmıştır.

Bağnazlıktan uzak olan bir akıl ve düşünce şu hakikati derk etmektedir ki eğer Müslümanlar arasında masum bir imam var olacak olursa veya eğer bu masuma uyulursa Müslümanların inançlar, marifetler, adap, hükümler, siyasi ve içtimai meseleler hususundaki durumu bugün içinde bulundukları durumdan çok daha farklı olurdu.

Ayetullah Cafer Subhani


Masum İmamın Ümmet Arasındaki Zarureti Nedendir-1

Ehl-i Beyt (a.s.)ın İmameti

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)