• Nombre de visites :
  • 740
  • 11/2/2013
  • Date :

Yüce Peygamberin Muazzam Ahlakı [3]

yüce peygamberin muazzam ahlakı

Yahudi kişi böyle bir hayır ve sevginin kaynar bulağı karşısında birdenbire ruhunun tamamen yıkandığını hissetti ve sanki bütün eziyet etme, eğri yol gitme ve kötülük etkileri kişiliğinden silindi.

O kadar alçakgönüllü ve mütevazi idi ki, kendini beğenmiş, mağrur ve kibirli Araplar şaşırırdı.

Yaşamı, davranışı ve ahlâkî özellikleri sevgi, güç, içtenlik, direniş, düşüncenin yüksekliği ve ruhun güzelliğini ilham verirdi.

Davranışının sadeliği, yumuşak huyluluğu ve alçakgönüllülüğü hiçbir zaman kişiliğinin kuvveti ve manevi câzipliğini azaltmaz idi.

Her bir gönül karşısında eğilirdi ve her gurur ise onun güzel ve iyi azameti karşısında kırılmaktan lezzet alırdı.

Her bir toplulukta onun azameti ve büyüklüğü herkes için belli idi.

Kureyş O’na sığnınca onların iktisâdi ambargolarını kaldırdı ve onların Yemen’den buğday getirme isteklerini kabul etti. O, dünya çapında barışa davet ederdi ve savaştan gereklilik ve mecburiyet olmayınca kaçınırdı.

Zafer gururu O’nu ele geçirmezdi ve bunu Bedir savaşı ve Mekke fethinden geri dönerken gösterdi. Yenilgiden sonra da umudunu kaybetmezdi nitekim Uhud yenilgisi O’nu etkilemedi. Aksine ondan sonra Hamra ul-Esed savaşına hazırlandı. Aynı bir şekilde, Beni Kurayza kabilesinin sözleşmeyi tutmamaları ve onların Ahzap ordusuna katılmaları da onun halini etkilemedi ve tersine daha azimli yaptı.

Sahabeleri ve kavmi karşısında düzeltmeci ve cezbetme gibi bir yaklaşım edinirdi ve onların içinde güven ve huzur hissini takviye ederdi.

Küçüklere merhamet eder, büyüklere saygı duyardı. Öksüzleri sevindirir onlara sığınak verirdi. Fakirler ve çaresizlere iyilik ve ihsan ederdi. Hatta hayvanlara merhametli davranıp onları eziyet etmekten menederdi.

Allah’ın Resulü’nün (s.a.a.) en önemli insanlık örneklerinden o hazretin düşman ile savaşa gönderdiği orduyu halk ile dostluk ve müsamahalı davranmak ve onlara habersizce saldırmamaya vasiyyet ve tavsiye etmesi idi.

O, düşmanın erkeklerini öldürmekten daha ziyade onu doğru yola hidayet etmek isterdi.

O hazret (s.a.a.) yaşlıları, çocuklar ve kadınları öldürmemek ve ölenlerin bedenlerini kesip parçlamamaya tavsiye ederdi.

Kureyş ona sığnınca onların iktisâdi ambargolarını kaldırdı ve onların Yemen’den buğday getirmek isteklerini kabul etti. O, dünya çapında barışa davet ederdi ve savaştan gereklilik ve mecburiyet olmayınca kaçınırdı.

Padişahlara doğru gönderdiği mektuplar Selam ve Barış ile süslüydü ve bu kelimeyi Adem oğulları arasında görüştükleri zaman konuşmanın başlangıcı olarak koymuştu.

Peygamber Efendimiz (s.a.a.) savaşlarda ciddi proglamlama, örnek bir örgütleme ve üstün komutanlığın temelini koydu ve ordunun komutanlığını bilgi ve meritokrasi temelinde seçerdi. Orduyu kendi komutanlığı altında eşit tutardı ve savaşçılara kendi yeteneklerinden fazla bağışlardı.


Yüce Peygamberin Muazzam Ahlakı [1]

Yüce Peygamberin Muazzam Ahlakı [2]

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)