• Nombre de visites :
  • 851
  • 11/2/2013
  • Date :

Resulullah (saa)’in Merhameti(3.Bölüm)

resulullah (saa)’in merhameti

Rahmet Peygamberi (s.a.a.)nin Merhametinden bir Damla

Peygamber (s.a.a.) sordu: senin bakıcın kimdir? Dedi: Hâtemin oğlu Udeyydir. Peygamber (s.a.a.) dedi: Allah ve Peygamber’inden kaçan kişi mi? Sonra Peygamber (s.a.a.) onu orada koyup gitti. Sonrası gün kadın yine isteğini tekrar etti. Peygamber (s.a.a.) ise geçen günki cevabı verdi. Üçüncü gin aynı istek ve dileğini yine tekrar etti.

Peygamber Efendimiz (s.a.a.) ona minnet koyup onu serbest bıraktı. Yanında bir kişi vardı (belki Ali a.s. olabilirdi) o kadına dedi: Hamlan devesini de Peygamber’den (s.a.a.) iste; istedi ve Peygamber (s.a.a.) de deveyi ona bağışladı. O kadın Şamda olan kardeşinin yanına geri döndü. Birbirini görünce Peygamberin (s.a.a.) faziletleri hakkında kardeşine şöyle dedi: Peygamber (s.a.a.) bir iş yapmış ki, senin baban bile yapmazdı. Ya kendi meylin ile yada korku ile bile olsa hemen ona koş. Udeyy hiç bir mukaddime ve sığınma mektubu yazmadan Peygamber’in (s.a.a.) hizmetine gidip yanında oturdu. Peygamber Allah’ı övüp ona şukr etti. (1)

İmam Sadık (a.s.) dediği gibi Allah teala onu çok muazzam bir huya sahip olduğu için övmüştür. Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlerde bir tür kabalık ve keder vardı ancak Hz. Muhammed (s.a.a.) merhametli idi ve o hazretin ümmetine doğru şefkatli olduğunun alameti onlarla şaka yapması idi. Bunu yapardı çünkü onun azemeti etkisiyle ümmetinin bakışlarının bile ondan dönmesini istemiyordu.

6-Başka bir rivayete göre Peygamber Efendimiz (s.a.a.) Hasan ibni Ali (a.s.)’ı öperdi. Akra ibni Habis dedi: benim on oğlum vardır ve hiç birini öpmedim. Peygamber (s.a.a.) buyurdu: merhametli ve şefkatli olmayana merhametli davranılmayacaktır. (2)

7-Merhametinin çokluğundan biri ile konuştuğu zaman bütün vücudu ile ona doğru dönerdi. (3)

8- Mekke halkı çevresine toplanıp kadın ve erkek onunla İslamın kabulü için bey’at yapıyorlardı. Sadece az bir kişi öldürülmek korkusundan Mekke’nin dışına kaçmışlardı. Erkekler Allah’tan başkasının olmadığı, Hz. Muhammed (s.a.a.) onun Resulu olduğu ve Allah ile Resulune (s.a.a.) itaat etmeği kabullenmekle bey’at ediyorlardı. Onlar gruplar halinde Peygamber’e (s.a.a.) doğru gelip onunla bey’at etmek ve İslama girmek için birbiriyle yarışıyorlardı. Bir kişi bey’at için Resulullah’ın (s.a.a.) yanına geldi ancak korkudan tıtriyordu. Peygamber (s.a.a.) lutüf ve merhametle ona bakıp dedi: kendini rahat tut. Ben padişah değilim ki! Ben sadece Mekke’de Kureyş’ten olan ve kutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum. (4)


1-    Bade-yi Nâb, tercüme: Errahik Elmahtum, s. 536

2-    Revzet ül-Vaizîn tercümesi, s. 588

3-       Siyret ul-Mustafa tercümesi, cilt 1, s. 72

4-       Siyret ul-Mustafa tercümesi, cilt 2, s. 285

Resulullah (saa)’in Merhameti(1.Bölüm)

Resulullah (saa)’in Merhameti(2.Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)