• Nombre de visites :
  • 844
  • 9/2/2013
  • Date :

Resulullah (saa)’in Merhameti(1.Bölüm)

resulullah (saa)’in merhameti(1.bölüm)

Rahmet Peygamberi (s.a.a.)nin Merhametinden bir Damla

‘لَقَدْ جاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزيزٌ عَلَيْهِ ما عَنِتُّمْ حَريصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُۆْمِنينَ رَۆُفٌ‏ رَحيمٌ’

‘Gerçekten size kendinizden bir Peygamber geldi ki: sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok zor gelir. Sizin üzerinize çok düşkündür. Mü’minlere çok şefkatli ve merhametlidir.’ (1)

Kesinlikle İslamın yüksek makamlı Peygamberi (s.a.a.) bütün insanlara şefkatliymiş; ancak Kur’an’ın o hazretin Allah’ın düşmanlarına ve inatçılara doğru sert olmasına dair olan açık ayetlerini ve diğer taraftan ise Kur’an’ın kendisinde de din düşmanları ile sert davranma ve onları dost tutmama gerekliliğini belirten ayetleri gözönünde bulundurursak, görüldüğü kadar, Hz. Muhammed’in (s.a.a.) şefkat ve merhametinin bir kaç derecesi varmış. Bu şefkatin en yüksek derecesi mü’minler için ve mü’minlerin de arasında daha güçlü imanları olanlar ve iman dereceleri yüksek olanlar için daha çokmuş.

Aşağı düzeylerde ise O hazretin rahmeti bütün insanları kapsamaktadır; onlar da Allahın yaratığı oldukları için o hazretin sonsuz merhametinden faydalanırlar. Ancak Allah’ın düşmanları ve inat edenlerin konusu farklıdır. Onlar merhametli bakışı haketmediklerinden fazla hatta Allah’ın öfkesi ve gazabını da hakediyorlar ve Allah için öfkelenmek Hz. Muhammed’in (s.a.a.) sünneti olduğu için onlara doğru şefkatli değil öfkelidir.

İslam Peygamberi’nin (s.a.a.) çok muazzam merhametinin mü’minlere özgü olması:

Büyük tefsirci Allame Tabatabai şöyle diyor: Allah-u Teala sayın Peygamberi (s.a.a.) hakkında buyurdu: Mü’minlere şefkatli ve merhametlidir: ‘بِالْمُۆْمِنِينَ رَۆُفٌ رَحِيمٌ’ (1) ve bu ayette kendisi o hazretin şefkat ve merhametini tasdik etmiştir. Böyle bir halde bu şefkatli ve merhametli Peygamber (s.a.a.) kendisi cennette iken onun nimetlerinden faydalanıp cennet bağlarında rahatça yürümesine ancak ona ve peygamberliğine inanan mü’minler ve onun faziletlerine aşık olanların bazılarının cehennemin dibinde zincirler içinde ve ateş içinde olmalarına nasıl razı olabilir? Halbuki onlar Allah’ın Rabb olduğuna, Allahın Resulu’nun (s.a.a.) peygamberliğine ve ona vahiy olan her şeyin hak olduğuna itiraf etmişler ancak suçları budur ki, cahillik onlara musallat olmuş, şeytanın eline düşmüş inat ve isyan etmeden bir sıra suçları işlemişlerdir. (2)

Allah’ın düşmanları ile inatçıların konusu farklıdır. Onlar merhametli bakışı haketmediklerinden fazla hatta Allah’ın öfkesi ve gazabını da hakediyorlar ve Allah için öfkelenmek Hz. Muhammed’in (s.a.a.) sünneti olduğu için onlara doğru şefkatli değil öfkelidir.

Peygamber’in (s.a.a.) kafirler ve inatçılara doğru merhametli olmaması:

Beni Temim aşiretinin temsilcileri geldiği zaman bu iki kişi de onlarla birlikte Peygamber’in (s.a.a.) yanına geldiler. Peygamber (s.a.a.) onlara saygı duyup kendi himayeti altına aldı. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) yanına gelenlerden bir aşiret de Beni Amir idi. Amir ibni Tufeyl ve Ümmi Lebid ibni Rabî’enin kardeşi Erbed ibni Kays da onların içindilerdi. Amir ibni Erbed dedi ki, ben onu (yani Hz. Muhammed’i s.a.a. ) meşgul ederim ve dikkatini kendime çekerim, sen ise aniden kılıcınla ona saldır. Hz. Muhammedin (s.a.a.) yanına gelince Amir dedi: Ey Muhammed bana muhabbet ve dostluk et. Peygamber (s.a.a.) buyurdu: Allaha ve onun Resulüne iman etmeyince bu olanaksızdır (3).


Notlar:

1-    Tevbe Sûresi, Ayet 128

2-    Elmizan Tefsiri tercümesi, cilt 1, s. 270

3-    A’lam ul-Vera tercümesi, 186 ve 187

Allah’ın Resulünün (s.a.a.) İbadeti [1]

RESUL-İ EKREM (S.A.A) SEVGİSİ -1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)