• Nombre de visites :
  • 3447
  • 19/7/2009
  • Date :

İmam Kâzım(as)ın Şehadet Yıldönümü (2)

imam kazim

  Abbasi yöneticileri ve çevreleri refah içinde bir hayat sürdürürken diğer yanda halk, ayrımcılık ve yoksulluk içerisinde hayat sürdürüyordu. İşte böyle bir dönemde, İmam Kâzım (as), halkın sosyal ve siyasi bilincini artırmaya çalışıyor ve Beni Abbas hükümdarlarının yönetiminin islamî değerlere aykırı olduğunu vurguluyordu.

  İmam Kâzım as.ın halk içerisindeki etkinliğini ve halkın o hazrete karşı sevgi, saygı ve sempatisini gören Harun kendi yönetimini ve icraatlarını tehlikede hissederek, İmam’a yönelik baskılarını daha da artırmıştı. Tüm bu zulüm ve baskılar karşısında İmam’ın tepkisi ve izlediği mücadele metodu da dikkate değer bir konudur.

  İmam Kâzım (as) uygun her fırsatı ibadet ve Allah’a yakınlaşmak için kullanıyordu. Zorluklar arttıkça, İmam (as)ın sabrı da artmakta, ibadet ve namazdan yardım alaraka direnç gücünü artırmaya çalışıyordu. Her türlü musibet ve baskı karşısında sabredip Allah Teala'dan yardım dilemekte ve şükretmekteydi.

  İmam hazretlerinin tüm hareket ve davranışlarını kontrol etmekle görevlendirilen Basra hapishanesi gardiyanlarından İsa bin Cafer, şöyle diyor: İmam Kâzım’ı (as) sürekli kontrol altında tutmaya çalıştım ve hatta gizlice onun dualarını bile dinledim, tüm yardım tekliflerine rağmen o sadece Allah’tan rahmet ve mağfiret talep etmekte ve sürekli şu duayı okumaktaydı:

“Allah’ım, sana ibadet etmek için senden sakin bir mekan istiyordum, bu mekanı bana hazırladığın için sana şükrediyorum.”

İmam Kâzım (as) şöyle buyuruyor:

“Allah’u Teala’nın arşı, insanların huzur bulacağı bir sığınaktır. O insanlar kardeşlerine hayır ve iyilik yapan ve onların sorunlarını halleden kimselerdir”.

  İmam Kâzım (as) hayatı boyunca sürekli yoksullar ve çaresiz insanların durumuyla ilgilenmeye ve onların sorunlarını gidermeye çalıştı. Peygamber efendimiz sav.in Ehl-i Beyt’i, servet ve maddi varlığı, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak yönünde bir vesile olarak değerlendiriyorlardı.

imam kazim

   Meşhur Müslüman alimlerden Şeyh Müfit imam hazretlerinin vasıflarına temas ettiği bir yazısında şöyle diyor:

  “İmam Kâzım (as), akşamları Medine kentinde yoksullar ve çaresizlere uğrayıp, onlara ikram ve ihsanda bulunmayı İslami bir görevi olarak hayatı boyunca ciddiyetle sürdürdü.”

Babası İmam Sadık (as)ın şehadetinden sonra İmam Kâzım (as), çağın en bilgin ve faziletli insanıydı. İmam Sadık (as). Yarenlerinden birine, İmam Kâzım’ın ilmî konusunda şöyle buyuruyor:

- Oğlum Musa Kâzım’dan Kur’an-ın tümünün muhtevası konusunda bir soru soracak olursan, o ilim ve bilgisiyle ikna edici bir cevap verecektir. Zira o hikmet ve bilginin odağıdır.

  Tarihte yaklaşık 300 kişinin İmam Kâzım’dan hadis naklettikleri ve bunların bazılarının tarihin seçkin alimlerinden olduğu biliniyor. İmam Kâzım (as)ın tutuklu kaldığı son zindanda, “Sendi bin Şabek” adında acımasız bir gardiyan bulunuyordu. İmam (as) bu hapishanede birçok musibetler yaşadı ve çok ağır işkencelere tabii tutuldu. Sonunda Harun’un emriyle İmam Kâzım (as) zehirletildi ve bu olaydan üç gün sonra İmam 55 yaşında şehid oldu.

Allah’ın selam ve rahmeti onun üzerine olsun.İmam Kâzım (as) bir vecizesinde şöyle buyuruyor:

Allah’ı tanımadan sonra insanı Allah’a yakınlaştıran en önemli konular, namaz, Anne ve babaya ihsan ve saygıda bulunma, kıskançlık ve gururu terk etmektir."

  Cömert ve güzel huylu insan cennete varıncaya kadar her zaman Allah’ın teveccühüne mazhardır."

Dindar insanlarla, oturup kalkma dünya ve ahrette şerefe ve iyi niyetli akıllı insanla danışma, saadet, bereket ve tevfiki ilahiye yol açar.


İmam Kâzım(as)ın Şehadet Yıldönümü (1)

İMAM KÂZIM'IN (a.s.) ŞEHADETİ

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)