• Nombre de visites :
  • 5325
  • 11/6/2008
  • Date :

İnsanın yaratılış gayesi Kurân’dır 

insanın yaratılış gayesi kurân’dır

    Yüce Allah Rahman suresinde şöyle buyurmaktadır: ‘Rahman, Kurân'ı öğretti, insanı yarattı.’ Yani insanın yaratılışını Kurân’ın taliminden sonra ifade etmiştir. Bundan şunu da anlamaktayız ki Yüce Allah’ın herşeyi ve herkesi kuşatan rahmetini ifade eden Rahman isminin en büyük tecellisi Kurân’dır.

    İnsanın yaratılış gayesi Kurân’dır. Öyleyse Kurânsız bir insan zikre değer bir şey değildir. Esasen insan değildir. Doğal olarak insan, Kurânla tanımlanır; ona uyumu ile değerlendirilir.

    Rahman, insanı iki boyutlu yarattı. Onun maddi ve mülki boyutuna beşer, manevi ve melekuti boyutuna ise insan ismini verdi.

    İnsan, beşeri boyutuyla hayvanlarla müşterektir. Yani onlar gibi acıktığında yer, susadığında içer, yorulduğunda uyur, çeşitli içgüdülerini çeşitli yolllarla tatmin eder. Rahman, insanın bu alandaki ihtiyaçlarını karşılaması üzere birçok nimetler yaratmıştır. Abese suresinde şöyle buyurmaktadır: Şüphe yok ki biz, bir yağmurdur, yağdırdık. Sonra yeryüzünü bir iyice yardık. Derken orada tohumlar bitirdik, üzüm ve yoncalar. Zeytin, hurma ve çeşitli büyük ağaçları bulunan bahçeler, meyveler ve otlaklar. Tüm bunlar sizin ve hayvanlarınızın faydası içindir.(Abese 25-32) Ayetlerin özellikle son bölümünde maddi nimetler konusunda insan ile hayvanları aynı kategoride zikretmiştir. Yani beşeri ve maddi yönüyle insan hayvanla ayı kategoridedir.

    İnsan, insani boyutuyla Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. O’nun ilminin, cemal ve celal sıfatlarının tecellisidir. O, bu boyutuyla Allah ve meleklerin kategorisindedir. Burada sözü edilen insan tevhid potasında erimiş, Rahman’ın kulu olma şerefine nail olmuş insandır. Ali İmran suresinde şöyle buyurmaktadır: ‘Allah, melekler ve ilim sahipleri Allah’tan başka ilah olmadığına kesin olarak tanıklık ettiler.’(Ali İmran 18) Ayette sözü geçen ilim sahipleri, insanın manevi ve melekuti boyutuna ulaşmış kimselerdir.

   Kurân-ı Kerim’de ‘İnsan’ isminde bir sure vardır. Yüce Allah bu surede insanın her iki boyutundan da söz etmiştir.    Onun nutfeden yaratıldığını belirterek beşeri boyutunu ortaya koyduktan hemen sonra ‘onu imtihan edelim diye kendisini işitir ve görür kıldık’ ifadesiyle insani boyutuna dikkat çekmiştir. (İnsan 2)

   Sonra da nutfede kalan ve manevi boyutu ile ilgilenmeyenler hakkında ‘zincirleri, boyundurukları ve yakıp kavuran cehennemi’ hazırladığını beyan etmiştir. (İnsan 4)

   İnsan suresinin 5 ila 22. ayetlerinde ise manevi ve melekuti yönünü öne çıkaran ve beşer boyutunu geride bırakarak ‘insan’ menziline ulaşmış insandan söz etmiştir. Yani Kurân’a göre insan, İnsan suresinde çok güzel şekilde izah edilmiştir. Hem de somut örnekleme ile. Üç gün sadece su ile iftar edip yiyeceğini yoksula, yetime ve tutsağa veren biri, beşer vadisinde bocalayan insan olamaz. O, beşeri boyutunun isteklerini insani boyutuna feda etmiş, yemekten değil yedirmekten haz almaktadır. Ruhunun doyumu cisminin açlığını bastırmıştır. O, beşer vadisini geride bırakıp insan zirvesine ulaşmıştır.

Kurân’da insan hakkında çok iç açıcı olmayan bazı ifadeler görmekteyiz:

İnsan çok zalimdir.

İnsan çok cahildir.

İnsan çok inkarcıdır.

İnsan çok acelecidir.

İnsan çok haristir.

Bir şerre uğrarsa bağırır, sızlanır.

Bir hayır elde ederse vermez, kıskanır.

İnsan hüsrandadır

    Aslında tüm bu ayetlerde sözü edilen insan, beşer boyutunda kalmış insandır. Başka bir ifadeyle maddi ve mülki hapisaneye mahkum olduğu için manevi ve melekuti vatanına kavuşmamış insandır. Bu ayetler, Kurân’dan nasipsiz kaldığı için yaratılış gayesinden uzaklaşarak dört ayaklılar zümresine tenezzül etmiş insandan söz etmektedir.

    Şimdi bir karar verelim: Beşer olarak kalıp, hayvanlar aleminin en ucube yaratıklarına mı dönüşelim, yoksa insan olarak Kurân’ı rehber edinip melekleri de sollayarak Rahman’a kulluk gülistanının huzurlu bahçıvanları mı olalım?!

    Mikail Gürel

 

 

 

İbadetin Siması

İNSANLARI GÜZEL DAVRANIŞLARINIZLA DOĞRU YOLA DAVET EDİN

İnançları Düzeltirsek Fesatlar da Azalır

Allah Korkusu

Gafletle Geçen Yıllar

RABBİMİZE KARŞI MAZERETİMİZ VAR MI?

İLAHî YOL GÖSTERİCİLİK - HİDAYET

Nefis Tezkiyesinin En İyi Yolu

Allah'ı Çok Anın!

Gerçek İbadet

Allah'ı Hakkıyla Takdir Etmek

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)