• Nombre de visites :
  • 1468
  • 10/3/2014
  • Date :

Peygamber-İ Ekrem'in (S.A.A)Kur'an'ın Bütün Maarifine Vakıf Olması(3.Bölüm)

peygamber-i ekremin (s.a.a)kuranın bütün maarifine vakıf olması(3.bölüm)

- Kuleyni (rh) Kafi'de şöyle rivayet etmiştir:

و عن محمد بن يحيي عن احمد بن محمد عن علي بن الحکم عن سيف بن عميرة عن الي الصباح قال و الله لقد قال لي جعفر بن محمد عليهماالسلام ان الله علم نبيه صلي الله عليه و آله و سلم التنزيل و التأويل فعلمه رسول الله صلي الله عليه و آله علياعليه السلام قال و علمنا و الله

Muhammed b. Yahya'dan, o Ahmed b. Muhammed'den, o Ali . El-Hakim'den, o Seyf b. Umeyr'den, o Ebi el-Sabah'tan şöyle rivayet etmiştir:

 “Allah'a yemin olsun ki, Cafer b. Muhammed (aleyhimesselam) bana şöyle buyurdu: Gerçek şu ki Allah tenzil ve tevili Peygamber'ine öğretmiştir. Allah Rasülü (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) de onu Ali'ye (a.s) öğretmiştir.”‌ (Daha sonra) buyurdu ki, “Allah yemin olsun, onu bize (de) öğretti.”‌ [5]

Bu rivayeti Şeyh Tusi de küçük bir farkla[6] Tehzibu'l-Ahkam'da aktarmıştır ve senedi her ikisinde de sahihtir. Bu rivayetin iddiaya delaleti önceki rivayetlerdeki açıklık ve kuvvette değildir. Çünkü bu rivayette tenzil ve tevilin manasını tayine dair bir karine mevcut değildir ve onda genel araçlar kullanılmamıştır. Fakat bu iki kelimenin diğer rivayetlerde kullanıldığı yerler gözönünde bulundurulduğunda bu hadisteki tevil ve tenzilden maksadın Kur'an'ın lafızları ve onun zâhir ve bâtın anlamları olduğu ortaya çıkmaktadır. Yine her ikisindeki elif ve lâm harflerinin, cins elif lâmı olduğu düşünüldüğünde iddiayı rivayetin atıfta bulunduğu şeyden çıkarmak mümkündür.

Allah'a Özgü Tefsir!

Kimileri İbn Abbas'tan, tefsiri dört bölüme ayırdığını, bunlardan birini de Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceği tefsir kabul ettiğini aktarmıştır.[7] Zerkeşi bu taksimi sahih saymış[8] ve bu bölümü izah ederken şöyle demiştir:

 “Allah'tan başkasının bilemeyeceği şey, gayp mecrasında akıyor demektir. Tıpkı kıyamet, yağmurun yağması ve rahimlerdeki cenin konularından bahseden, ruh ve mukattaa harflerinin tefsirini içeren ayetler gibi. Ehl-i hakka göre Kur'an'ın her müteşabihini tefsir ederken yapılan içtihad caiz değildir ve üç boyuttan (Kur'an'dan bir nas veya Peygamber'den -sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem- bir beyan ya da tevili hususunda ümmetin icmaı) biri olmaksızın onu tefsir etmenin yolu yoktur. O halde zikredilen kaynaklardan hiçbirinden onun hakkında bir bilgi elde yoksa, Allah'ın, ilmini kendisine tahsis ettiği kısımdan olduğunu anlarız.”‌[9]


[5]    Kuleyni, Muhammed b. Yakub, Furuu Kafi, c. 7, s. 439, babu ma la yelzum mine'l-iman ve'n-nuzur, hadis 15.

[6]   Cümlede “علمنا والله”‌ yerine “علمنا الله”‌ ifadesi geçmektedir. (Bkz: Tusi, Muhammed b. Hasan, Tehzibu'l-Ahkam, c. 8, s. 286, hadis 1052, babu'l-iman ve'l-aksam, hadis 44).

[7]   Bkz: Taberi, Muhammed b. Cerir, Camiu'l-Beyan, c. 1, s. 26.

[8]   Bkz: Zerkeşi, Muhammed b. Abdullah, el-Burhan fi Ulumi'l-Kur'an, c. 2, s. 181, nev-i çehil ve yekom, fasl-i ümmehat-i meahiz-i tefsir, me'haz 4.

[9]   A.g.e., s. 183

Peygamber-İ Ekrem'in (S.A.A)  Kur'an'ın Bütün Maarifine Vakıf Olması(1.Bölüm)

Peygamber-İ Ekrem'in (S.A.A)  Kur'an'ın Bütün Maarifine Vakıf Olması(2.Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)