• Nombre de visites :
  • 6101
  • 2/6/2013
  • Date :

Kaybolmuş Sasaniler Şehri

kaybolmuş sasaniler şehri

Tarih toprak altında! Belki de bu arkaik Bişapur şehri için en güzel tabir olabilir. Bu harika şehir bir zamanlar Sasanilerin en uygar başkenti sayılırdı ve şaşırtıcı mimarlık üslubuyla en eşsiz arkaik eserleri kendisinde tutuyordu. Burası üzüm, ipek, bal ve Şebbu çiçekleri şahri idi ve kendi zamanının hakimi ardından Bişapur adlandırılmıştı.

Tarihi kitaplarda araştırma yapsanız, bu şehrin adını Behşapur, Bişapur, Bişabur ve Endivşapur diye görebilirsiniz. Bu hayret verici şehir Sasaniler devrinin en değerli eserlerini kendisinde tutmaktadır. Buraya yolunuz düşerse Anahita Mabedi, Şapur Salonu, Muzaik Sundurma, Sasani kabartma nakışları ile süslenmiş Kız Kalesi, Oğlan Kalesi, Teng-i Çugan nakışları ve Valerin Sarayını görebileceksiniz.

Şapurun Kararı:

Bişapurun ortaya çıkması miladdan önce 266.cı yıla geri dönüyor; Yani tam Birinci Şapur, Sasanilerin padişahı başkent olacak bir şehrin düzeltilmesini emrettiği zaman. Şapur önemli yollar üzerinde yada verimli ziraat ya sanayi bölgelerinde şehirler kurmaya özel ilgi gösterirdi. Roma imparatoru Valerin’i yendikten sonra iklimi hoş olan ve Taht-i Cemşid’den Tisfun’a giden yol üzerinde bir yerde bir şehir kurup kendi adını da üzerine koymaya karar verdi. Bu yol, Akamenidler zamanı Taht-i Cemşid ve İstahr şehirlerini Şuşa ulaştırıyordu ve Bişapurun ise bu yol üzerinde düzelmesi bu şehrin öneminin kaç kata çıkacak anlamında idi.

Sonunda eski Suriye sakinlerinden Apasay adlı bir mimar bu şehri düzeltmek için seçildi. O, bu şehri Part mimarlığı üslubuyla 200 hektarlık bir arazi üzerinde bina etti. Yedinci hicri yüzyıla kadar, dağ, nehir, kalenin duvarları ve hendek onu korumaktaydı; ancak ondan sonra yavaş yavaş harap olmaya başladı ve en sonunda EbuSaid Şebankare tarafından yakıldı. Kaç sene sonra bölgede çıkan büyük bir deprem sonucunda Bişapur tamamen toprak altına gömüldü. Daha sonra Selçuklular onu toprak altından çıkarıp onun eski önemini geri kazandırmak istediler ama hiç bir zaman bu işi başaramadılar. Günümüzde, Bişapura gitseniz, bu Sasani şehrinden geçmişin azemetini gösteremeyen sadece bazı kalıntıları görebilirsiniz.

Bişapurun Mimarlığı:

Bişapurun ilk mimarlığında Hipodamusun icat ettiği Yunan mühendislik yöntemleri görülmektedir şöyle ki, bu şehrin mimarları onu bir dörtgen biçimindeki arazide öyle tasarlamışlar ki, onun dört giriş kapısı ve iki caddesi birbiri ile kesişiyorlar.

Bu caddelerin biri kuzeyden güneye ve öbürü ise doğudan batıya doğru olup her biri sonunda şehrin girişlerinin birine bağlı idiç bu arada şehrin batı girişi asıl giriş sayılırdı.

Bişapur genelde iki ana bölümden oluşmaktadır: Saltanat Ergi (krallığın kurduğu binalar toplusu). Bu bölüm bir çok tanınmış eserleri içermekteydi; örneğin Anahita Mabedi, Şapur Salonu, Muzaik sundurma ve Valerin Sarayı. Öbür bölümü ise halkın oturduğu normal bölümdü ve evler, hamamlar, kervansaraylar ve pazarı kendisinde yerleştirmekteydi.

Ulaşım:

Bişapur’u görmek için Kazerun şehrinden batıya doğru 23 kilometre gitmelisiniz. Bu tarihi eser Şiraz şehrinin 120 kilometre güneybatısında Buşehr yolu üzerindedir ve Şahi Yol adlanan eski yol ve Şapur nehrinin kıyısındadır.


Vank Kilisesi

Sultaniye Kumbeti

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)