• Nombre de visites :
  • 1006
  • 28/11/2012
  • Date :

Hz.Hüseyin (a.s) ve Kerbela neden unutulmuyor?-2

hz.hüseyin (a.s) ve kerbela neden unutulmuyor?

Özellikle Ümeyyeoğullarından olmayan kimselerin, bir takım nedenlerden dolayı bazı cahiliyet sünnet ev geleneklerini yeniden hayat alanına döndürüp ihya etmesi Cahiliyet kıyamı için daha uygun bir ortam hazırlamıştı.

Yaşam safhasına döndürülen cahiliyet geleneklerinden bazıları şunlardan ibaretti:

1-İslam"ın iptal ettiği ırkçılık meselesi, bazı halifeler tarafından yeniden gündeme getirilip ihya edildi ve Araplar acemlerden (Arap olmayanlardan) üstün tutuldu.

2- İslam"ın ruhuyla bağdaşmayan haksızlıklar ortaya çıktı. Peygamberin zamanında, Müslümanlar arasında eşit olarak taksim edilen beytülmal, artık eşit olarak bölünmüyor, bazıları boş sebeplerden dolayı üstün tutuluyordu ve sınıflaşmalar da yeniden hortlatıldı.

3- Hz. Muhammed"in (s.a.a) döneminde liyakat, ilmi değerler, ahlak ve takva ölçüsünde fertlere verilen makam ve hassas mevkiler, bazı halifelerin kendi akraba ve yakınlarına verildi.

İşte tam bu sırada Ebu Süfyan oğlu Muaviye, İslamî hükümete sızarak İslam"ın en hassas ve stratejik bölgelerinden biri olan Şam bölgesinin valiliğini ele geçirdi. Bu bölgedeki cahiliyet devri kalıntıları ve posalarının yardımıyla İslam hükümetini tamamen ele geçirmek ve cahiliyetin bütün sünnetlerini hortlatmak için ortam oluşturmaya başladı.

İşte hortlanan ve cahili atmosfer ve dalga öylesine güçlüydü ki, Ali (a.s) gibi din uğrunda her şeyinden geçen bir insan hilafeti boyunca, Müslümanlara gölge düşüren bu karanlık bulutları dağıtmakla meşgul oldu.

Bu gayri İslamî canlanış ve bu hortlama öylesine aşikardı ki, buna öncülük edenler bile onu gizleyemiyorlardı.

Hilafet Ümeyyeoğulları ve Mervanoğullarının eline geçince, Ebu Süfyan tarihî cümlesinde pervasızca şöyle demişti:

"Ey Ümeyyeoğulları! Saltanatı kimseye kaptırmamaya çalışın (saltanat topunu birbirinize pas verin). Andolsun yemin ettiğim şeye ki, cennet ve cehennem diye bir şey yoktur!"

Yezid de Kerbela"da şehit edilen özgür insanların kesik başlarını gördüğünde demişti ki:   

"Keşke Bedir savaşında öldürülen atalarım burada olsaydı da Haşimoğullarından nasıl bir intikam aldığımı ve bu manzarayı görselerdi."

İşte bu sözlerin tümü, bu gayri İslamî hareketin mahiyeti ve hakikatini ortaya koyan delillerdir. Bu hareket ilerledikçe, daha az aşırı ve şiddet boyutu kazanıyordu.   

Aziz İslam dinini tehdit eden ve Yezid"in saltanatı döneminde de son haddine varan bu büyük tehlike karşısında İmam Hüseyin (a.s) nasıl susabilir ve sessiz kalabilirdi?   

Bu surette Allah, Peygamber (s.a.a) bütün İslam toplumuna gölge düşüren bu kahredici, öldürücü sessizliği fevkalâde bir fedakarlık ve mutlak bir özveriyle kırmamalı ve Ümeyyeoğullarının tebligatı ardında gizli olan bu cahilî hareketin çirkef yüzünü ortaya çıkarmamalı mıydı?   

Hayır, Hüseyin (a.s) gibi biri böyle bir alçaklığa boyun eğemezdi ve bunu da kendi kanıyla İslam tarihinin alnına parlak satırlarla yazdı. Yazdı ki, ebediyetle özleşleşsin ve gelecek nesiller için ölümsüz bir hamaset olsun.   

Evet, Hüseyin (a.s) bunu yaptı, İslam karşısındaki büyük ve tarihi risaletini yerine getirdi, Ümeyyeoğullarının gayri İslamî desise ve komplolarını darmadağın, zalimane ve sinsice başlatmış oldukları en son faaliyetlerini de tahrip etti. İşte Hüseyin"in (a.s) kıyamının gerçek yüzü ve hakikatı budur. İmam Hüseyin"in (a.s) ad ve tarihinin de neden unutulmadığını bundan anlıyoruz. İmam Hüseyin (a.s) bir asra, bir nesle ve bir zamana mahsus değildir, O"nun kendisi de hedefi de ebediyet ve ölümsüzlükle özdeşleşmiştir.

O, hak, adalet ve özgürlük yolunda Allah ve İslam uğrunda, insanları kurtarmak ve de insanî değerleri ihya etmek doğrultusunda şehadet şerbeti içti. Bu mefhumlar zaman aşamasına uğrayıp eskilebilir mi, bu gerçekler unutulabilir mi?

kevsernet.com


Hz.Hüseyin (a.s) ve Kerbela neden unutulmuyor?-1

İmam (a.s) Hücceti Tamamlamak İçin Kûfelilerin Davetini Kabul Etmiştir

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)