• Nombre de visites :
  • 1036
  • 23/11/2012
  • Date :

Allah Rasulü Hüseyin'ine Ağlıyor (Üçüncü Bölüm)

allah rasulü hüseyinine ağlıyor (üçüncü bölüm)

8- Sabit, Enes ibn-i Malik’den şöyle naklediyor:

“Yağmur meleği Peygamber’in yanına gelmek için Allah’tan izin istedi. Allah-u Teâla izin verdi. Resulullah (s) Ümm-ü Seleme’den bu melekle konuştuğu sürede kimsenin içeri girmemesi için dikkatli olmasını istedi.

Bu sırada (Resulullah’ın (s) yağmur meleği ile konuştuğu anda) Hüseyin içeriye girdi ve Peygamber’in yanına gitmek istedi. Ümm-ü Seleme engel olmak için çaba harcarken Hüseyin onun elinden kurtulup Resul-i Ekrem’in bulunduğu odaya girdi ve Resulullah’ın üzerine çıkarak oynamaya başladı. Yağmur meleği Peygamber’e (s) “O’nu seviyor musun?”‌ diye sorduğunda, Hz. Muhammed (s) “Evet”‌ diye cevap verdi. Melek arzetti ki: “Bil ki senin ümmetin onu katledecektir.”‌

Daha sonra “O’nun öldürüleceği yeri bilmek istersen sana göstereyim.”‌ dedi ve (eliyle bir yere işaret ederek) kırmızı renkte bir çamur (toprak) getirdi. Ümm-ü Seleme o toprağı aldı ve kendi elbisesinin köşesinde bir yere bıraktı.”‌

Sabit diyor ki: “Sonraları biz oranın Kerbela olduğunu öğrendik.”‌

9- Ümm-ü Seleme şöyle rivayet etmiştir:

“Bir gün Resulullah (s) uyumuştu. Aniden üzgün bir şekilde uyandığını, elinde kırmızı bir toprağın olduğunu ve onu öptüğünü gördüm. “Bu toprak nedir, ya Resulallah?!”‌ diye sorduğumda, şöyle buyurdu: “Cebrâil bana oğlum Hüseyin’in Irak’ta öldürüleceğini haber verdi. Öldürüleceği yerin toprağından bana getirmesini istedim. İşte bu, o yerin toprağıdır.”‌

10- Ümm-ü Seleme’den şöyle rivayet edilmiştir:

“Hasan ile Hüseyin’in benim evimde Resulullah’la oynadıkları sırada, Cebrâil nazil oldu. Eliyle Hüseyin’e işaret ederek “Ey Muhammed, ümmetin bu çocuğunu öldürecektir.”‌ dedi.”‌

Ümm-ü Seleme diyor ki: “Bu sırada Peygamber ağlamaya başladı ve Hüseyin’i bağrına basarak, bana hitaben şunu söyledi: “Bu toprak senin yanında emanet kalsın.”‌ Daha sonra Peygamber (s) o toprağı koklayarak, “Bu toprak bela ve musibet kokuyor.”‌ dedi.”‌

Ümm-ü Seleme devamında şunları söylüyor:

“Resulullah (s) bana “Ey Ümm-ü Seleme, bu toprak kan rengini aldığında bil ki Hüseyin, o toprak üzerinde şehit olmuştur.”‌ diye buyurdu.”‌

Ravi diyor ki: “Ümm-ü Seleme o toprağı bir cam kâsenin içine koyarak onu her gün koklar ve şöyle derdi: “Ey toprak, senin kan rengini alacağın gün çok büyük bir gündür.”‌

Bir başka hadiste de Ümm-ü Seleme’den şöyle nakledilmiştir: “Hz. Hüseyin’in (a.s) şehadete erdiği gece şu sözleri (şiir halinde) söyleyen birisinden duydum:

“Ey cahillikleri yüzünden Hüseyin’i öldürenler, zelil olmak ve azaba duçar olmakla müjdelenin. Sizler lanetlenmişsiniz Davud’un oğlu (Süley-man’ın),  Musa ve İncil sahibi (İsa’nın) diliyle.”‌

Ümm-ü Seleme diyor ki: “Bunları duyduğumda ağlamaya başladım ve cam kâsenin içindeki toprağın kan rengine dönüştüğünü gördüm.”‌

11- Ebu’l Müeyyid Harezmî şöyle naklediyor:    

“Hz.. Hüseyin’in (a.s) doğumundan bir yıl geçtikten sonra on iki melek Resulullah’a (s) nazil olup şöyle dediler: “Kâbil’in, Hâbil’in başına getirdiği şeyin aynısı, oğlun Hüseyin’in başına gelecek, Hâbil’e verilen sevabın aynısı Hüseyin’e verilecek, Kâbil’e verilen azabın aynısı da Hüseyin’in katiline verilecektir.”‌

Devamla şöyle diyor: “Gökteki bütün melekler, Resulullah’a (s) nazil olarak başsağlığı diliyor, Hüseyin’in (a.s) şehid düşeceği toprağı ona gösteriyorlardı. Resulullah (s) da şöyle dua ediyordu:

“Ey Allah’ım, Hüseyin’e yardımda bulunmayanları zelil et, onu öldürenleri öldür ve onları dilediklerinden mahrum kıl.”‌

12- Yine Harezmî rivayet etmiştir ki:

“Hz. Hüseyin’in (a.s) doğumunun II. yıldönümü-nde Resulullah (s) yolculuğa çıkmıştı. Bir süre sonra aniden durarak ağlar bir gözle İstirca (İnna lillah-i ve inna ileyh-i raciun) ayetini okudu.

Sebebini soranlara “Cebrâil bana Fırat nehrinin kenarında bulunan Kerbela adlı yerde oğlum Hüseyin’in öldürüleceğini haber verdi.”‌ diye buyurdu. “O’nu kim öldürecektir?”‌  sorusuna cevaben ise Hz. Muhammed (s) şöyle buyurdu:

“Yezid denen bir şahıs (onu öldürecektir). Orada bedeninin defnedilip, başının da armağan götürüldüğünü görür gibiyim. Allah’a andolsun ki Allah, oğlum Hüseyin’in başını görüp de sevineni nifaka duçar eder ve kalbiyle dilini ihtilafa düşürür.”‌


Allah Rasulü Hüseyinine Ağlıyor (Birinci Bölüm)

Allah Rasulü Hüseyinine Ağlıyor (İkinci Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)