• Nombre de visites :
  • 1089
  • 26/8/2012
  • Date :

Dindarlık ve Depresyon

dindarlık ve depresyon

Din ile depresyon arasında nasıl bir ilişki var?

Uzmanlar, özellikle son 25-30 yıldır yapılan araştırmaların dinle ruh sağlığı arasında önemli ilişkilerin olduğunu ortaya koyuyor...

Uzmanlar, batı toplumlarında yapılan bu alan araştırmalarının tümünün farklı sebeplerden dolayı dindarlıkla ruh sağlığı arasında olumlu bir ilişkinin olduğunu göstermese de, büyük çoğunluğunun dindarlıkla ruh sağlığı arasında olumlu bir münasebetin olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

2000 yılından önce bu alanda yapılan 700 çalışmadan 500'ünün dinle ruh ve beden sağlığı arasında olumlu bir ilişki olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden uzmanlar, şöyle konuştu: "Bu analize göre; 93 çalışmanın 60'ında, dindarlık seviyesi yüksek kişilerin daha az depresyona girdikleri, depresyonu olan dindar kişilerin de daha hızlı iyileştikleri; 68 çalışmanın 57'sinde intihar olaylarının daha az yaşandığı; 69 çalışmanın 35'inde daha az kaygılarının olduğu; 120 çalışmanın 98'inde daha az uyuşturucu madde kullandıkları; 114 çalışmanın 94'ünde psikolojik açıdan daha iyi durumda, daha ümitli ve iyimser oldukları; 16 çalışmanın 15'inde hayatta daha fazla gaye ve anlam buldukları; 38 çalışmanın 35'inde evliliklerinde daha mutlu oldukları ve eşleriyle iyi geçindikleri; 20 çalışmanın 19'unda daha fazla sosyal destek aldıkları görülmüştür."

Depresyon; Çağımızın ruh hastalığı

Dinin ruh sağlığı üzerine olumlu tesirlerinin olumsuz etkilerinden daha fazla olduğunu dile getiren uzmanlar, sözlerine şöyle devam etti:

"Bilindiği gibi çağımız insanlarını tehdit eden en önemli ruh hastalıklarının başında depresyon gelmektedir. Bugün dünyamızda yaklaşık olarak 100 milyon insanın depresyondan etkilendiği bilinmektedir."

Depresyonun özellikle yaşlılar arasında en yaygın hastalıklardan biri olduğunu anlatan uzmanlar, şöyle konuştu. "Her ne kadar genel nüfus içerisindeki oranı düşük olsa da, hastanede yatan yaşlı hastalar açısından bakıldığında bu oran yüzde 35'e kadar çıkmaktadır. Bilhassa belli bir kurumda ikamet etmeyen yaşlılarda bu depresyonel semptomlar daha yüksek oranda kendisini göstermektedir. Tedavi edilmediği takdirde depresyon, hem yaşlılar hem de onların bulundukları toplum için birtakım olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Zira depresyonel hastalıkların çoğu, muayyen bir tedaviyle sona ermemekte, uzun süre devam eden tedaviden sonra da kolay bir şekilde tekrar ortaya çıkabilmektedir. Depresyonlu hastaların, tedavi görüp çıktıktan sonra da üçte ikisinin en azından üç ay sonra tekrar depresyon geçirdikleri görülmüştür. Bu durum hem ekonomik açıdan olumsuz etki yapmakta hem de yaşam kalitesini düşürerek ölüm oranlarını yükseltmektedir. Zira bir taraftan bu hastaların tedavisi uzun süre devam ederken diğer taraftan da bunlar fiziki rahatsızlıklar gibi tam olarak iyileşmediklerinden yaşam kalitelerini de olumsuz yönde etkilemektedir."


Gençlerde Depresyon-1

Depresyon 1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)