• Nombre de visites :
  • 1146
  • 6/3/2011
  • Date :

Arş ve Kursi -2

arş ve kursi

Caselik"in, "Söyle bana, Allah mı arşı, yoksa arş mı Allah"ı taşıyor?" sorusundan açıkça anlaşılıyor ki, Caselik taşımayı bir cismin başka bir cismi taşıması anlamında anlıyor. Oysa İmam"ın, "Arşı, gökleri, yeri... taşıyan Allah"tır." sözünden anlaşıldığına göre, İmam taşımayı analitik anlamda alıyor ve onu bir şeyin varlığını taşıma şeklinde tefsir ediyor. Bu da nesnelerin varlıklarının Allah ile kaim olması ve bu kaim oluşun kendi başlarına değil, kesinlikle Allah"a bağımlılık şeklinde olması şeklindedir. Malumdur ki, bu anlamın gerektirdiği sonuç nesnelerin Allah"ı taşıyanlar değil, O"nun tarafından taşınanlar olmasıdır. Bundan dolayı Caselik bu sözleri işitince İmam"a, "O gün onların üstünde sekiz melek, Rabbinin arşını taşırlar." (Hakka, 17) ayetinin anlamını soruyor. Çünkü az önceki anlamda bir şeyin varlığını taşımak sadece Allah"a mahsustur, bu konuda hiç kimse O"na ortak olamaz. Oysa bu ayet taşımayı Allah"tan başkasına izafe ediyor. Bu yüzden İmam, taşımayı ikinci kez tefsir ederek taşı­mayı ilim taşıma anlamında ve arşı da ilim anlamında alıyor.

   Yalnız bu açıklama, iki tefsir arasında çelişki olduğu izlenimini verdiği için İmam sözlerini biraz daha açıklıyor. Bu açıklamada arşın ilim demek olduğu şeklindeki sözünü açıklayarak bu ilmin sıradan insanların anladığı anlamda ilim olmadığını, sıradan insanların ilk plânda anladıkları ilmin nefsanî bir suret olan husulî (zihni) ilim olduğunu, oysa bu ilmin Allah"ın ululuğunun ve gücünün nuru olduğunu, bu ilmin Allah"ın izni ile bu taşıyıcılara verilip onlara gösterildiğini ve buna taşıma adının verildiğini anlatıyor. Bununla birlikte o ilim, aynı zamanda Allah tarafından taşınmaktadır. Bunda çelişki yoktur. Nitekim bizim fiillerimizin varlığı, bizim yanımızda hazır ve bizim tarafımız­dan taşmıyor olduğu gibi, aynı zamanda Allah katında da hazırdır ve O"nun tarafından taşınmaktadır. Allah, bu varlığı bize sunan asıl maliktir.

   Kısacası bütün nesnelerin ortaya çıkmasını sağlayan ilâhî yüceliğin ve ilâhî gücün nuru, kendi dışındaki her şeyi kuşatan arştır. Bu, yüce Allah"ın arşın kapsamındaki her şeye malik oluşudur. Bu nurun taşıyıcısı, yüce Allah"tır. Sonra da yüce Allah"ın kendilerini bu nurdan nasiplendirdiği kimseler, Al­lah"ın izni ile onu taşırlar. Allah ise, hem taşıyanın, hem de taşmanın taşıyıcısıdır. Buna göre, "sonra arşa kuruldu." (Bakara, 29) ifadesinde sözü edilen arşa kurulma, egemenlik ve "Rabbinin arşını taşırlar." ifadesindeki arş, ilim demektir. Bunların ikisi de aynı şeydir. Bu da bütün nesnelerin ortaya çıkmasını sağlayan, varlık düzenindeki bütün ayrıntılı tedbirlerin ana hatlarının yoğunlaştığı makamdır. Burası tedbirlerin çıkışına kaynaklık eden merkez ile nesnelerin ortaya çıkışını sağlayan ilim makamıdır.

   İmam"ın sözlerinin, "O"nun yüceliği ve nuru sayesinde müminlerin kalpleri gerçekleri görür oldu." diye başlayan bölümü şu anlama gelir: Bu makam öyle bir makamdır ki, müminler toplumunun içinde bulunduğu mutluluk düzeninin tedbirine kaynaklık eder, müminlerin Allah"a doğru ilerleyişlerinin yolunu gösterir, Rablerinin yüce konumunu tanımayan bütün inatçı Allah düşmanlarını kapsayan bedbahtlık düzenine merkezlik eder. Daha doğrusu bu makam, genel evrensel düzene kaynaklık eden bir makamdır. O düzen ki, bütün varlıklar onun altında yaşar, davranışları ve gelenekleri ile Allah"a yaklaşma doğrultusunda yol alanlar ona uyarak yol alırlar. Fakat bu varlıkların kimi Allah"a doğru yaklaşma dileklerinin bilincinde iken, kimi de bu bilinçten yoksundur.


Arş ve Kursi -1

ARŞ NEDİR?

ALLAHIN RAHMETİNDEN ÜMİTSİZ OLMAYIN

İsm-i Azam

Mukaddes Zâtı Sınırsızdır

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)