• Nombre de visites :
  • 1044
  • 22/11/2010
  • Date :

İmâm Ali"nin (as) İmâmeti-3

imâm alinin (as) imâmeti

1- İbn Abbâs, Resulullah'tan (s.a.a) şöyle nakletmektedir:

"Benden sonra, Ali b. Ebî Tâlib'den daha üstün birisini, gökyüzü gölgelememiş ve yeryüzü üzerinde taşımamıştır. Hiç şüphesiz o, ümmetimin imâmı ve emiridir. Odur, benim vasîm ve halifem.

Kim benden sonra ona uyarsa, hidâyet bulur, kim de ondan başkasıyla hidâyet ararsa, yolunu kaybeder ve şaşkın kalır. Benim Nebîyy-i Mustafâ; Ali b. Ebî Tâlib'in faziletinde söylediğim, değildir hevâ; bunlar bana olunan vahiydir mutlaka!…"[1]

2- Yine İbn Abbâs, Allah Resulü'nden (s.a.a) şöyle nakletmiştir:

"Hiç şüphesiz Allah bana şöyle vahyetti: 'Ben Ali'yi Müminlerin Emiri kıldım. O hâlde kim ona emirlik taslamak isterse, onu lanetlerim ve kim ona muhalefet ederse, onu azap ederim.

Ey Muhammed, şüphesiz ben Ali'yi Müslümanların imâmı kıldım. O hâlde, kim ondan öne geçmeye çalışırsa, onu rezil ederim. Kesinlikle, Ali vasîlerin efendisidir."[2]

3- Senetli bir hadiste, Resulullah'tan (s.a.a) şöyle nakledilmiştir.

"Ya Ali, sen benden sonra imâm ve emirsin. Sensin benden sonra söz sahibi ve vezir. Ümmetim içerisinde senin asla bir benzerin yoktur."[3]

4- Zeyd b. Erkam nakletmiştir; Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Acaba kendisine teslim olduğunuzda asla helak olmayacağınız kimseyi size göstereyim mi? Hiç şüphesiz sizin imâmınız ve veliniz Ali b. Ebî Tâlib'dir. O hâlde, ona karşı iyi niyetli davranın ve onu tasdik edin; hiç şüphesiz Cebrâîl beni buna emretmiştir."[4]

5- Resulullah (s.a.a): "Allah-u Teâlâ bana şöyle vahyetti: 'Şüphesiz ki Ali, hidâyet sancağı ve benim velilerimin imâmı ve bana itâat edenlerin nurudur."[5]

6- Resulullah (s.a.a): "Ali, halkın (bir rivâyete göre ise insanların) imâmıdır."[6]

7- Resulullah (s.a.a): "Allah (Tebareke ve Teâlâ) yer yüzüne baktı ve ondan beni seçti ve beni peygamber kıldı. Sonra ikinci defa baktı ve ondan Ali'yi seçip imâm kıldı.

Daha sonra bana onu kendime kardeş, dost, vasî, halife ve vezir olarak seçmemi emretti. O hâlde, Ali bendendir ve ben de Ali'denim. O, benim kızımın eşi ve iki torunum Hasan ve Hüseyin'in babasıdır…"[7]

8- Resulullah (s.a.a): "Benden kısa bir süre sonra karanlık bir fitne meydana gelecektir. Onda ancak Allah'ın sağlam kulpuna sarılan kurtulacaktır." 'Ya Resulallah, sağlam kulp nedir?'

diye sorduklarında, şöyle buyurdu: 'Vasîlerin efendisinin velâyetidir.' Yine 'Ya Resulallah, vasîlerin efendisi kimdir?' diye sordular; 'Müminlerin Emiridir" buyurdu. "Peki Müminlerin Emiri kimdir?" dediklerinde ise, "Müslümanların benden sonraki mevlâsı ve imâmı olan kimsedir." Bilahare "Müslümanların mevlâsı kimdir?" diye sordular; "Kardeşim, Ali b. Ebî Tâlib'dir" cevabını verdi."[8]

9- Ebû Hazmâ, Cafer b. Süleyman, Müslime b. Ab-di'l-Melik, Ahmed b. Abdullâh ve Ali b. Muhammed, hepsi Dâvûd b. Süleyman'dan, o da İmâm Rızâ'dan (a.s) şöyle nakletmiştir:

"Resulullah (s.a.a) 'O gün ki her topluluğu, kendi imâmlarıyla çağıracağız'[9] âyetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: 'Her topluluk kendi zamanlarının imâmıyla, Rab'lerinin kitabıyla ve peygamberlerinin sünnetiyle çağırılacaklardır.' Ve şöyle buyurdu: 'Ya Ali, şüphesiz sen Müslümanların efendisi, muttakilerin imâmı, yüzü akların önderi ve müminlerin reisisin."[10]

10- Resulullah (s.a.a) Hz. Ali'ye (a.s) hitaben: "Allah'ım, ona sebat ver; onu hidâyet edici ve hidâyet edilmiş birisi kıl."[11]


 [1]- Kenzü'l-Fevâid, s.208, Bihârü'l-Envâr, c.38, s.152.

[2]- İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.242.

[3]- El-Emâlî (Şeyh Sadûk), s.48.

[4]- El-Müsterşed, s.632.

[5]- İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.286.

[6]- İhkâkü'l-Hak, c.15, s.75.

[7]- Kemâlü'd-Din, s.257.

[8]- Keşfü'l-Yakîn, s.250, Gâyetü'l-Merâm (yeni baskı), s.74.

[9]- İsrâ, 71.

[10]- Keşfü'l-Yakîn, s.493.

[11]- İhkâkü'l-Hak, c.7, s.77.

İmâm Alinin (as) İmâmeti-2

İmâm Alinin (as) İmâmeti-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)