• Nombre de visites :
  • 1334
  • 19/5/2010
  • Date :

Cihad Peygamberi Hz. Muhammed 2

resulullah

  Her şeyi yerli yerine oturtan, dünyaya düzen ve huzur getiren İslam dini savaşı da insanca bir kalıba sokmuştur. Yeryüzü Allah´ındır, İslam da Allah´ın dinidir. Yüce Allah Peygamberine ve Müslümanlara kendi dinini, kendi arzında kullarına ulaştırma görevi vermiştir.

  Elbette ki Allah Resulü ve Müslümanlar bu görevi yerine getirirken yeryüzünün emperyalistleriyle savaşmak cihad etmek zorundadır.

Rabbimiz Yüce Kitabında “Yeryüzünde fitne kalkıp, din yalnız Allah´ın oluncaya kadar onlarla savaşın.”(Enfal suresi 39) buyuruyor.

  Hemen aklımıza şu ayet gelebilir:

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya sur: 107)

  Unutmayalım ki Allah Resulünün savaşları da rahmettir. Onun katıldığı savaşlar insanlık için rahmet olmuştur. İslam´da savaşın hedefi insanlığı imha etmek değil, insanlığı ihya etmektir.

  Şimdi yüreğimize ateş düşürse de şu soruları kendimize sormamız lazım: Yeryüzü, emperyalistlerin elleriyle imha edilirken, efendimiz aramızda olsa ne yapardı? Müslümanların mukaddes değerleri ayaklar altında çiğnenirken, Allah Resulü aramızda olsa ne yapardı? İslam coğrafyasının kalbinin işgal edildiği, camilerin kundaklandığı, Müslümanların evlerinin başlarına yıkıldığı, sivil yerleşim yerlerinin bombalandığı bugünlerde, Resülullah aramızda olsa ne yapardı?

  Afganistan´da, Pakistan´da, Irak´da, Filistin´de, sakalı bitmemiş, bıyığı terlememiş delikanlılar toplanarak, dünyanın öbür ucundaki zindanlara taşınırken, efendimiz aramızda olsa ne yapardı?

  Garip İslam ülkelerinde namusu kirletilen Müslüman kızların, çığlığı arş-ı alayı titretirken Resülullah aramızda olsa idi hemen kurmaylarını toplayıp savaş kararı mı alırdı yoksa dinler arası diyalog toplantılarına katılmak için Vatikan´a mı giderdi?

resulullah

  Efendimiz aramızda olsaydı: “İpi kopmuş tespihim, dağılmış dane dane. Garip ama teşbihim, hani nerde imame… Tespihleri toplayın, Hak ipine bağlayın, bir de imame koyun, tevhit gelsin meydane.” diyerek ümmet-i Muhammed´i bir araya getirmeye mi çalışırdı,  yoksa AB anayasasını imzalamak için Strasburg´a mı giderdi? İslam´ın tebliğinden 25 yıl sonra Müslümanlar Arabistan´ı, 30 yıl sonra Asya´yı, 40 yıl sonra Afrika´yı fethetti. İslam orduları 50 yıl sonra Avrupa´ya ulaştı. Hem de tarihin en pasif, en silik milletinin eliyle. O güne kadar dört başı mamur bir devlet dahi kuramamış olan bu insanlar Atlas Okyanusu´ndan Çin Seddi´ne kadar muhteşem bir devlet kurdular.

Müslümanlar Allah´ın dinine yardım etme sorumluluğunu yerine getirdikleri için, Allah onlara iki cihan saadeti nasip etti. Dünyada iken fetihler nasip etti, onlara izzet verdi, şeref verdi. Dünyanın en şerefli milleti, İslam Ümmeti idi.

Cihat şuuruna sahip bu ümmet, tarihin yatağında akan çer-çöp değil, tarihin yatağını değiştiren yalçın kayalar gibiydi. Müslümanlar, hayatın nesnesi değil, öznesiydi. Onlar için hayat iman ve cihattan ibaretti. Çünkü âlemlere rahmet olan efendimiz onlara böyle öğretmişti. Müslümanlar yeniden izzet ve şeref kazanmak istiyorsa, yapılması gereken şey dört başı mamur bir peygamber tasavvuruna sahip olmakla işe başlamalıdır. Teemmül oluna vesselam.


Cihad Peygamberi Hz. Muhammed 1

Resul-i Ekrem ve Tebliğ Metodu

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)