• Nombre de visites :
  • 4873
  • 17/6/2008
  • Date :

Salih Amel   4

salih amel   4

Salih Amel   1

Salih Amel   2

Salih Amel   3

İkinci vesle: NAFİLELER

    Daha önce dedik ki; namaz seyr ve sülukun, Allah'a yakınlığın ve O’nu zikretmenin en iyi yoludur. İnsanın özel yaratılışına ve onun tekamül yoluna herkesten daha vakıf olan Allah-u Teâlâ namazı meşru kılmış, kemal ve saadeti doğrultusun da ondan yararlansın diye namazı Peygamber vasıtasıyla İnsanlara hediye etmiştir. Namazda belli bir sınır da yoktur; insanlar her zamanda, her mekânda ve bütün şartlar altında ondan yararlanabilirler.

    Genel olarak namaz farz ve nafile olmak üzere ikiye ayrılır: Farz namazlar altıdır ve şunlardan ibarettir: Yevmiye namazları, âyât namazı, cenaze namazı, tavat namazı, adak veya yemin etme vasıtasıyla farz olan namaz ve babanın büyük oğlu üzerine farz olan kaza namazı.

    Günlük - yevmiye - farz namazlar bütün mükelleflere farzdır, ancak diğer farz namazlar özel zamanlarda ve belli başlı şartlar altında farz olur. Saadet ve kemali taleb eden bir insan birinci mertebede farzları meşru olduğu gibi yerine getirmelidir ve eğer onları ihlas ve kalp huzuruyla yerine getirecek olursa onlar en iyi mukarrib ve yaklaştırıcı olurlar. Farzları terkederek sünnet ve nafilelerle Allah'a yakınlık bulmak istemenin dinde yeri yoktur. Farizeleri terkedip bazı sünnetlerle, zikir ve dualarla tekamül yolunda ilerleyip yüksek makamlara ulaşacağını sanan bir kimse kesinlikle yanılmaktadır. Ama farzları yerine getirdikten sonra nafileler ve sünnetler vasıtasıyla Allah'a yakınlık bulup yüksek makamlara erişilebilir.

    Nafile namazlar çoktur, ancak genel olarak günlük nafileler ve diğer sünnet namazlar olmak üzere ikiye ayrılırlar.

    Günlük nafileler otuz dört rek'attırlar ve onlar şunlardan ibarettir: Öğlenin nafilesi sekiz rek'at, ikindi vaktinin nafilesi sekiz rek'at, akşamın nafilesi dört rek'at, yatsı namazının nafilesi iki rek'at, sabah namazının nafilesi iki rek'at ve teheccüt namazı (gece namazı) ise onbir rek'attır.

   Hadis kitaplarında günlük nafilelerin kılınması önemle vurgulanmış, onun için sevaplar ve etkiler vaad edilmiş ve farz namazların tamamlayıcısı olarak tanıtılmıştır. Ancak günlük nafileler dışında özel zamanlarda, belli başlı şartlar altında ve hususi mekanlarda diğer namazlar da meşru olmuş ve onlar için sevaplar belirtilmiştir ki isteyenler sünnet namazların çeşitlerini, onların sevap ve faydalarını hadis ve dua kitaplarında bulabilirler. Allah'a doğru seyr ve sülûkta ve nefsini mükemmelleştirmede onlardan istifade edebilirler. Ayrıca, namaz her zamanda, her mekânda ve her halde sünnettir ve süluk eden kimse ondan istifade edebilir. Bu vesileden istifade etmenin yolu da her zaman açıktır. İnsan her zaman, her mekanda ve her ortamda bu büyük feyizden yararlanarak Allah-u Teâlâ ile bağlantı kurabilir.

   İmam Ebu Hasan şöyle buyuruyor: "Nafile namaz, müminin takarrubuna (Allah'a yaklaşmasına) sebep olur."[1]

İmam Sadık'tan (a.s) şöyle nakledilyoir: "Doğrusu insanın namazının bazen üçte biri,  bazen dörtte biri ve bazende de beşte biri yukarı yükselir (kabul olur). Ancak kalp huzuruyla kılınan namazın (tamamı) yukarı çıkar. Dolayısıyla biz farz namazları telafi etmiş olmak için nafileleri yerine getirmeye emredildik."[2]

Resulullah (s.a.a) Allah-u Teâlâ'nın şöyle buyurduğunu nakleder: "Benim yanımda, kulumun kendisine farzettiğim farizeleri yerine getirmesinden daha sevgili bir şey yoktur. O, nafileleri yaparak o kadar mahbubiyet kazanır ki artık ben onun işiten kulağı, gören gözü, konuşan dili, eşyaları tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Beni çağırırsa icabet ederim ve eğer bir şey isterse ona veririm. Ben müminin ruhunun alınmasında ettiğim tereddüd kadar hiç bir şeyde tereddüd etmiş değilim. O ölümü istemez ve ben de onun üzülmesini istemem."[3]

salih amel   4

Üçüncü Vesile: GECE (TEHECCÜD) NAMAZI

   Nafileler arasında, teheccüd namazı hepsinden daha fazla fazilet taşımaktadır. Kur'an-ı Kerim ve hadislerde de bu hususta pek fazla tavsiyeler vardır.

   Allah-u Teâlâ Resul'üne şöyle buyuruyor: "Gecenin bir kısmında uyanıp namaz kıl, bu namaz, sana mahsustur ve farz namazlardan fazla bir namazdır. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır."[4]

   Ve Allah has kullarını överken de şöyle buyuruyor: "Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler."[5]

   Kur'an-ı Kerim, müminleri tavsif edince şöyle buyuruyor: "Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. Artık hiç bir nefs, onların yapmakta olduklarına karşılık olmak üzere, kendileri için gözler aydınlığı - sevindirici - olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez."[6]

   Hz. Resulullah'tan (s.a.a) şöyle naklediliyor: "Allah-u Teâlâ dünyaya, sana hizmet edenleri zahmet ve zorluğa düşür ve seni terkedenlere hizmet et, diye vahyetmiştir. Allah'ın kullarından biri gecenin karanlığında ıssız bir köşeye çekilerek rabbiyle münacat edince Allah onun kalbini nurlu eder. "Ya rab", "Ya rab" dediği zaman Allah tarafından, "Lebbeyk ey benim kulum! Ne istersen iste vereyim! Bana tevekkül et ki sana kifayet edeyim" diye bir ses gelir. Ve sonra Allah-u Teâlâ meleklere der ki: "Ey benim meleklerim! Beyhude işlerle uğraşanlar lüzumsuz oyun ve eğlence ile uğraşırken ve gafiller uykudayken benim kulumun gecenin karanlığında benimle nasıl halvet ettiğini görüyor musunuz?! Siz şahid olun ki ben bu kulumun günahlarını affettim."[7]

   Hz. Resul-ü Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki: "Ümmetimin en şereflisi Kur'an’ı taşıyanlar (ezberleyenler, müfessirler, amel edenler vs.) ve gece teheccüd edenlerdir."[8]

   Yine Resulullah'tan şöyle naklediliyor: "Cebrail teheccüd hakkında bana o kadar tavsiye etti ki ümetimden iyi kişilerin geceleyin (hiç) uyumayacaklarını sandım."[9]

   Başka bir yerde de Hz. Resul-ü Ekrem'den (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: "Gece yarısı kılınan iki rekat namaz benim yanımda dünyadan ve dünyada olan şeylerden daha sevgilidir."[10]

   İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Teheccüd namazı yüzü güzelleştirir, ahlakı iyileştirir ve insana güzel koku verir. Rızkı fazlalaştırır ve borcu ödetir. Hüznü giderir ve göze parlaklık verir."[11]

   Resulullah'tan (s.a.a) şöyle naklediliyor: "Teheccüd namazı Allah'ın hoşnutluğu ve meleklerin sevgisi için bir vesiledir. Teheccüd namazı peygamberlerin sünneti, marifet nuru ve imanın temelidir. (Zira teheccüd namazı vesilesiyle iman kuvvetlenir). Bedenlere huzur verir ve şeytanı öfkelendirir. Düşmana karşı bir silahtır, duanın ve amellerin kabul olması için bir vesiledir. İnsanın rızkını bereketlendirir. Ölüm meleği ile namaz kılan arasında şefaatçidir. Kabrin meşalesi ve kilimi, nekir ve münker (meleklerinin) cevabıdır. Kıyamet’e kadar kabirde, namaz kılanın dostu ve ziyaretçisi olur. Kıyamet günü gelip çatınca namaz onun üzerine gölge eder, başının tacı, bedeninin elbisesi olur. (Kıyamette) etrafında dönen nuru ve onunla cehennem arasında perde olur. Mü'min için Allah katından hüccet, amel terazisinin ağırlığına vesile, sırat köprüsünden geçiş belgesi ve Cennet’in kilididir. Zira namaz tekbirdir, hamddır, tasbihtir, övgüdür, kutsamadır, ta'zimdir, tilavet ve duadır. Doğrusu vaktinde kılınan namaz amellerin en faziletlisidir."[12]

   Teheccüd namazının faziletiyle ilgili birçok ayet ve hadisler vardır. Resulullah'ın (s.a.a) ve Masum İmamlar’ın (a.s) teheccüd namazına özel bir ilgisi vardı. Evliyaullah ve arifler devamlı teheccüd namazı kılarak, seherlerde dua ve zikrederek yüce makamlara ulaşmışlardır. Allah'ın kulunun seher vakti uykudan uyanarak yumuşak ve rahat yatağı bırakarak abdest alması ve gecenin karanlığında bütün gözlerin uykuya daldığı bir vakit alemlerin rabbinin huzurunda durarak O'na içini açması ve derdini dökmesi, O'nunla raz-u  niyaz etmesi, ağlayıp yakarması, manevî mirac ile daha yüksek bir aleme yükselmesi, gökyüzündeki meleklerle hemsadâ olup Allah'ı tesbih etmesi, O'nu kutsayıp  hamdetmesi ne kadar da güzel ve zevk vericidir. Böyle bir halde onun kalbi ilahi nurların parlayış merkezi olur ve ilahi cezbelerle kurb (Allah'a yakınlık) makamına yükselir.

TEHECCÜD NAMAZININ KILINIŞ TARZI

    Teheccüd namazı toplam onbir rek'attır. Sabah namazı gibi iki rek'at halinde kılınır. Sekiz rek'atı teheccüd namazı niyetiyle iki rek'atı şef'i namazı niyetiyle ve iki rek'atı da vitir namazı niyetiyle kılınır. Teheccüd namazı için belli başlı adab ve dualar zikredilmiştir ki bunları dua ve hadis kitaplarında teferruatıyla bulabilmek mümkündür.

---------------------------------------------------------------------

 [1]- Bihar-ul Envar, c.78, s.36.

 [2]- Bihar-ul Envar, c.78, s.28.

 [3]- Bihar-ul Envar, c.87. s.31.

 [4]- Bihar-ul Envar, c.87. s.31.

 [5]- Furkan / 64.

 [6]- Secde / 16-17.

 [7]- Bihar-ul Envar, c.84, s.137.

 [8]- Bihar-ul Envar, c.87, s.138.

 [9]- Bihar-ul Envar, c.87, s.139.

 [10]- Bihar-ul Envar, c.87, s.139.

 [11]- Bihar-ul Envar, c.87, s.153.

 [12]- Bihar-ul Envar, c.87, s.161.

Kaynak:  ruhullah.com

 

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)