• Nombre de visites :
  • 1848
  • 11/4/2013
  • Date :

Velayet-i Fakih(9.Bölüm)

velayet-i fakih

Velayet-i Fakih Şehid Mutahhari’nin Bakış Açısından

Nehcül Belağa’da çok söylenen konulardan biri hükümet ve adalet ile ilgili olan konulardır. Nehcül Belağa’yı bir kere okuyan herkes görebilir ki:

Hz. Ali (a.s.) hükümet ve adalet hakkında özel bir hassasiyet göstermektedir. Bunlara çok önem ve değer vermektedir. İslam ile tanış olmayıp daha çok dünyanın başka dinleri hakkında bilgileri olanlar için bir dini liderin neden bu kadar bu konularla ilgilendiği şaşırtıcıdır. Onlara göre bu konular dünya ve dünya yaşamı ile ilgilidir.

Acaba bir dini liderin dünya ve yaşam ve toplumsal konular ile ne işi olabilir ki?

Tersine, İslami öğretiler ile tanış olan ve Hz. Ali (a.s.)’ın geçmişini ve nasıl Peygamber Efendimiz (s.a.a.) İslamın sırlarını ona öğrettiğini ve İslamın genel ve özel kurallarını ona aşıladığını bilen birisi hiç bir zaman şaşırmaz ve eğer bundan başka türlü olsaydı o zaman onun için şaşırtıcı olabilirdi (1).

Bir daha Şehid Mutahhari din ile siyaset ayrılığı gibi sapkın, ithal edilmiş ve sömürgeci düşüncesine işaret ediyor ve böyle yanlış düşünceye kapılan müslümanları kendi düşünceleri ve fikirlerini yeniden gözden geçirmeye davet ediyor:

Öğretilerinde böyle bir konulara teveccüh etmeyenler ve bu konuların önemsiz olduğunu sanıp dini sadece taharet ve necaset (temizlik ve kirlilik hakkında olan dini konular) hakkında olduğunu zannedenler kendi düşünce ve fikirlerini yeniden gözden geçirmelidirler (2).

Şehid Mutahhari bundan sonra Allame Tabatabai’nin ‘وما محمد إلا رسول قد خلت من قبله الرسل أفإن مات أو قتل انقلبتم علي أعقابکم’ ‘Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de bir çok peygamberler gelip geçmiştir. Eğer o ölürse veya öldürülürse siz hemen ardınıza dönüverecekmisiniz?’ (3) ayetinden yaptığı yoruma ve bu noktaya değiniyor ki: Yüce Peygamber’in (s.a.a.) savaşta öldüğü takdirde bile müslümanların işinde hiç bir durgunluk va aksaklık olmamalıdır. Onlar müslümanların toplumsal ve savaş sistemleri dağılmasın diye hemen peygamberden sonra ümmete liderlik yapanın bayrağı altında işlere devam etmelidirler (4).

Şehid Mutahhari liderlik ve hükümetin gerekliliği konusunda çeşitli yazılarında ve söylevlerinde Allah’ın Resulü (s.a.a.)’ın hadisine başvurup onu neden olarak gösteriyor:

‘Eğer sizden üç kişi sefere çıksanız kesinlikle içinizden birini kendinize başkan olarak seçiniz.’

Buradan anlaşılıyor ki, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) bakış açısından kargaşa ve ihtilaflerı çözme kaynağı olup toplumun bireylerini bir birine bağlayan bir hâkim ve egemen kuvvetin yokluğu ne kadar zarar vericidir (5).

Çeviri:Ürün Özedönüş


1-         Nehcül Belağada bir gezi/101,102

2-         Nehcül Belağada bir gezi/102

3-         Al-i İmran suresi/144

4-         Nehcül Belağada bir gezi/104

5-         Nehcül Belağada bir gezi /104

Velayet-i Fakih(8.Bölüm)

Velayet-i Fakih(7.Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)