• Nombre de visites :
  • 1398
  • 22/7/2012
  • Date :

Ahlak İlminin Faydaları -1

ahlak ilminin faydaları

“Çirkin ahlak”‌ ve “alçak sıfatların”‌ ortadan kaldırılmasıyla, melek-i kuvvetlerin ve kutsi sıfatların kesp edilmesiyle ebedi hayat ve daimi saadet insan için oluşacaktır. Bu da ancak alçak ve kötü sıfatları, melekelerin erdem ve faziletini tanımak ve onların iyi ve kötüsünü ayırt edebilmek; ahlak ilminde nefsin tezkiye edilmesi için öngörülen deva ve ilaçların bilinmesiyle elde edilebilir. Bununla birlikte bu ilmin diğer ilimlerden daha kutsal, fayda ve eserinin de daha çok olduğu ortaya çıkmaktadır.

Nasıl böyle olmasın ki! Her ilmin kutsallığı onun konusunda yatmaktadır. Bu ilmin konusu, kâinatın en şerefli yaratığı ve mümkün varlıkların en üstünü olan “nefsi natıka-i insaniye”‌dir. Bu ilim vasıtasıyla insan en aşağı hayvaniyet derecesinden melekler âlemine yükselir.

Evet, insanoğlu türü için geniş kapsamlı araz vardır. Onun ilki, dört ayaklılardan daha aşağı, sonu melekler âleminden daha üstündür.

Hak Teâlâ ilki için şöyle buyurmaktadır:

“ان هم الا كالانعام بل هم اضل سبيلا”‌

Yani:

“onlar hayvanlar gibidir, hatta yol yordam, derece bakımından daha aşağı ve sapıktırlar.”‌[1]

Bu durumdan dolayı şöyle derler:

“يا ليتنى كنت ترابا”‌

Yani:

“keşke toprak olsaydım!”‌[2]

Son derecenin üstünlüğü hakkında ise şöyle buyrulmuştur:

“لولاك لما خلقت الافلاك”‌

Yani:

“Eğer sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım.”‌[3]

Bundan dolayıdır ki Resullerin efendisi –salallahu aleyhi ve alih- şöyle buyurmuştur:

“انى وزنت‏بامتى فرجحت‏بهم”‌

Yani:

“Beni bütün ümmetle mukayese ederek ölçtüler, ben hepsinden üstün geldim.”‌[4]

Bunun kendisi açık ve nettir ki: insanlar arasındaki ahlaki farklar; cismi ve ona arız olan şeylerden dolayı değildir, zira hepsi bu noktada eşittirler. Belki fark ahlak ve sıfatlar yönündendir ve bu ilim onun en yüce derecelerine ulaşmasına sebep olur. Hangi ilim en aşağı derecedeki yaratığı, kâinatın en üstün derecesine çıkma şerefi sağlar? Bundan dolayıdır ki geçmiş hekimler “ahlak ilmi”‌ haricinde başka bir adla bu ilmi adlandırmazlar ve bundan dolayı ona “büyük iksir”‌ derlerdi ve bu ilmi eğitimde ilk sıraya koyarlar ve öğrencilerine bu ilmi öğretirlerdi. Ahlakını düzeltip arıtmadan, diğer ilmilerin öğrenilmesinin faydasız ve neticesiz olduğunu vurgularlardı.

Evet, bedende bozulmuş maddeler ve “eğlat-ı rediye”‌[5]ler toplandığı için, yemeğin çokluğundan dolayı hılt ve suyuğun fesadından, hastalığın çokluğundan başka bir şey görmez. Aynı şekilde eğer nefis kötü ahlak ve alçak sıfatların merkezi olmuşsa ilim öğreniminden şer ve fesattan başka bir şey elde edemez.


[1] . Furkan suresi: 44

[2] . Nebe suresi: 40

[3] . Biharu’l-Envar, c.15, s.28 ve c.57, s. 199

[4] . Müsned-i Ahmed ibni Hanbel, c.2, s.76

[5] .”‌Hılt”‌ın çoğulu (kokuşmuş ve bozuk rutubet) geçmiş ıstılaha göre insan vücuduna ait dört salgı (kan, safra, balgam ve sevda salgısı)

Ahlâk Nedir?

Ahlak-Din İlişkisi-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)