• Nombre de visites :
  • 982
  • 29/1/2012
  • Date :

ŞAİR AVFİ -1

şair avfi

Sedîdeddîn (veya Nûreddîn) Muhammed b. Muhammed-i ‘Avfî-yi Buhârî, İran’ın VI/XII. yüzyıl sonları ile VII/XIII. yüzyıl başlarındaki ünlü alim ve yazarlarındandır. Buhârâ’da VI/XII. yüzyılın ikinci yarısının ortalarında doğmuş, öğrenimi de aynı şehirde gerçekleşmiştir. Ondan sonra da yolculuklar yapmaya başlamış ve Maverâunnehir, Horâsân ve Sistân bölgelerindeki şehirlerin bir çoğunu gezip dolaşmış ve bu bölgelerdeki ünlü faziletli kişiler ile görüşmeği başarmıştır. Öğrenimi, Buhârâ’da Âl-i Burhân imamlarından İmam Burhânu’l-İslâm Tâceddîn Ömer b. Mes‘ûd ve İmam Rukneddîn Mes‘ûd b. Muhammed İmamzade’nin (ö.617/1220) hizmetlerinde şekillenmiştir.

           Harezmşahlı Sultan Muhammed’in iktidarda olduğu dönemin sonlarına kadar ‘Avfî, Horâsân ve Maverâunnehir’de yaşadı. İleri gelen insanlarla görüşmede bulunmasının yanında kitaplarında derlemiş olduğu değerli bilgileri toplamakla da uğraştı. Moğolların saldırılarının başladığı esnada Maverâunnehir ve Horâsân’dan kaçıp Sind memleketine gitti. ‘Avfî, Maverâunnehir ve Horâsân bölgesinde durduğu ya da dolaştığı süre içinde daha çok vaaz ve öğüt vermekle meşgul oldu, bu yolla da emir ve alimlerin hatta Hâniyye ya da Efrâsiyâboğulları’ın son emirlerinin hizmetinde bulunup yakınlık buldu. Sind topraklarına kaçtıktan sonra da Gûr meliklerinden Nâsıreddîn-i Kubâçe’nin (ö.625/1228) hizmetine girmeyi seçti ve 617/1220 yılından 625/1228 yılına dek onun sarayında kaldı. Bu süre içinde Lubâbu’l-Elbâb kitabını, onun veziri Aynu’l-Mulk Fahreddîn adına tasnif etti. Yine bu padişahın emriyle Cevâmi‘u’l-Hikâyât’ın yazımına başladı.

           Nâsıreddîn-i Kubâçe, 625/1228 yılında Dehlî Sultanları hanedanının kurucusu olan Gûr meliklerinden Sultan Şemseddîn-i İltutmuş’e yenildi ve kendisini Sind nehrine atıp boğdu. Ölümünden sonra da onun geriye kalan hizmetlileri malıyla birlikte Şemseddîn-i İltutmuş’in hizmetine girdiler. Bunlardan birisi de ‘Avfî olup o da İltutmuş’in hizmetine girdi. Özellikle de onun veziri Nizâmu’l-Mülk Kıvâmeddîn-i Cuneydî’nin hizmetine girdi ve Dehlî’de ikamet etti. Nâsıreddîn Kubâçe’nin zamanında yazımına başladığı Cevâmi’u’l-Hikâyât kitabını 630/1233 yılı civarında bu vezir adına tamamladı. Bu tarihten itibaren onun yaşamı hakkında elde herhangi bir bilgi yoktur. Meşhur eserleri şunlardır:

           Cevâmi‘u’l-Hikâyât ve Levâmi‘u’r-Rivâyât: Bu kitap ‘Avfî’nin en önemli eseri olup Fars dili ile yazılmış olan en güvenilir kitaplardandır. Başka kitaplarda elde edilemeyen tarihî ve edebî bir çok yararlı bilgiyi içermektedir. Cevâmi‘u’l-Hikâyât’ın İran ve İran dışındaki birçok kütüphanede nüshaları mevcuttur. Cevâmi‘u’l-Hikâyât, dört cilt halinde olup her bir cildi, yirmi beş bölümden oluşmaktadır. ‘Avfî bu kitabı yazarken bir kısmı şu anda elde mevcut olmayan tarih, edebiyat, hikaye, kıssa, şiir ve nesrin ileri gelenlerin çeşitli eserlerinden yararlanmıştır. Bunun yanında, birçok memleketi gezip buranın fazilet ehli kimseleriyle yaptığı görüşmeler sonucu elde etmiş olduğu birçok bilgiyi de bu kitabı yazarken yararlanma konusu etmiştir.


Şair Menüçihri -1

HAYYAM -3

ŞAİR SENAİ -4

FİRDEVSİ -6

NASIR HUSREV -4

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)