• Nombre de visites :
  • 1255
  • 3/9/2011
  • Date :

FİRDEVSİ -1

firdevsi kimdir ?

İran’ın büyük kahramanlık şairi, eşsiz büyük üstad Hekîm Ebû’lKâsım Mansûr b. Hasan Firdevsîyi Tûsî, dünyanın meşhur şairlerinden, Fars edebiyatı semasının parlak yıldızı ve İran milletinin ünlü iftiharlarındandır. Sahip olduğu bu üstün ve yüce makamdan dolayı onun yaşamı, eski dünyanın diğer büyük şahsiyetleri gibi çeşitli efsane ve rivayetlerle iç içe olmuştur. Doğum yeri, Tus’un Tâberân (ya da Teberan)’ın Karanahiyesinin Baj köyü, şu anda me‌zarının ol‌duğu yerdir. Bu köyde  329-330/940-941 yılları civarında Dihkanlar sınıfından (çiftçi sınıfı) bir ailede gözlerini dünyaya açtı.

Bildiğimiz gibi, ”Dihkanlar”‌, Sâsânîler döneminde (ve İs‌lâm’dan dört beş yüzyıl öncelerde) İran’da yaşamış olan ve çiftçi sınıfı ile birinci derecedeki eşraf sınıfı arasında bulunan sosyal sınıflardan biri olan bir hakimler (aristokrat) sınıfı olup bir tür ”Toprak ağalığı”‌dır. Bu sınıfın yaşamı, kendi arazileri içinde yaptıkları saray ve köşklerde geçmekte, ”köylüler”‌in iş gücünden faydalanmakta, sahip oldukları topraklardan elde ettikleri gelir noktasında da Sâsânî devletiyle ve ondan sonra da İslâm döneminde İslâm devletiyle birlikte hareket ederlerdi. Moğol saldırılarına dek yaşamlarını sürdürdüler. Ondan sonra yavaş yavaş çeşitli fitne, karışıklık ve sıkıştırılmalar sonucu ortadan kalktılar. Bu kesim, ırk ve soylarını, tarihlerini koruma ve millî adet ve geleneklere bağlı olma noktasında taassup ve bağnazlık göstermekteydiler.Bundan dolayıdır ki İslâmî dönemde de her ne zaman bir kimseyi ”œDihkan soylu”‌ diye nitelerlerse onun İran soylu olduğu denmek istenir. Yine bundan dolayıdır ki Moğollardan önceki yüzyıllara ait olan Farsça metinlerde ”Dihkan”‌ kelimesi, İranlı anlamında, ”Türk”‌ ve ”Arap”‌ olmayan anlamında da kullanılırdı.

Firdevsî, İran’ın bu sosyal sınıfından olup bundan dolayı da İran’ın tarihinden haberdardı. İran’a karşı büyük bir aşk besliyor, millî iftiharları zikret‌meye ilgi duyup kendi geçmişlerinin yaşamından haberdardı. Geniş bir arazi, mülk, güç ve kudret sahibi bir aileye mansuptu. Çehâr Makâle’nin sahibi Nizâmîyi Arûzî’nin deyişiyle, Baj köyünde, ”œBüyük bir görkeme sahipti ve kendi emsalleri içinde ziraat açısından öndeydi”‌. Fakat bu yapısı sürekli kalmadı. Zira o, tüm maddi varlığını ve yararını bir kenara bıraktı ve vatanının tarihini ve geçmişteki iftiharlarını yok olma, unutulma tehlikesi al‌tında gö‌rünce de kendini geçmişteki tarihini diriltmeye adayıp sahip olduğu mucizevî belagat ve fesahatinden bu yolda yar‌dım aldı ve kaybedeceğini düşünmedi, otuz yıl eziyet çekti. Hiç olma pahasına da olsa, hatta oğlunun ölümünde bile işini sürdürmekten geri dur‌madı. Nihayet Şâhnâme’yi tüm üstünlüğü, parlaklığı, yüceliyi ve eşsizliği ile ebedî kalmasını istediği İran için ebedî kıldı ”ki rahmet o pak türbeye olsun”‌.

Firdevsî, görüldüğü kadarıyla Dakîkî’nin öldürüldüğü dönemlerde (367-369/977-979 civarı) eski İran destanları arasından kişisel destanlarla uğraşmaktaydı. Daha sonraları kendi Şâhnâme’sinde zikretmiş olduğu ”Bijen ve Gorazan”‌ destanı gibi. Galiba bu işe, Şâhnâme-i Ebû Mansûrî’nin nazmedildiği esnada bile ya da ondan sonra da devam ediyordu ve Rustem’in haberleri, Rustem ile Sohrâb Hikayesi, Ekvân Dev’in Hikayesi, Behrâm-i Gûr’un yaşamından yapı‌lan hikayeler gibi diğer kişisel hikayelerle de ayrıca ilgilenip nazmetmekle uğraşıyordu. Fakat bu hikayeleri ne zaman kaleme aldığı tarih olarak belli ve kesin değildir. Bunlardan sadece bir kısmı nisbeten kişisel ve açık bir tarihe sahiptir. Örneğin Siyâveş Hikayesi,  387/997 yılı civarlarında yazılmıştır. Rustem’in pehlivanlarla birlikte Efrâsiyâb’ın av yerinde avlanması hikayesini nazmetmeye  389/998’de başlamıştır.


Şehname

Pârsî-yi Derî- Derî Farsçası-1

Pârsî-yi Derî- Derî Farsçası-2

Sa di-i Şirazi

Farsça ve Fars edebiyatı

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)