• Nombre de visites :
  • 1009
  • 14/3/2011
  • Date :

Bir Müslümanın Batıya Bakışı-1

bir müslümanın batıya bakışı

Batı bugün insanî, ahlakî ve ruhî değerleri bir kenara bırakıp makinenin boyunduruğuna girmiş durumdadır. Makineye tapan bu köleler huzur, güven ve mutluluğu asla tadamayacaktır."

Yukarıdaki satırlar, sosyal  konumu ve yazdığı kitaplarla ülkesi İran"ın saygın isimleri arasında yeralan ve hastalığı nedeniyle kısa bir süre Almanya"da tedavi gören değerli bir müslüman din ve bilimadamının gayet insaflıca ve yerinde olan tespitlerinin bir parçası...

Hırıstiyanlığın duraklama ve çöküşünün yaşandığı bir çağda bulunduğumuz inkar edilemez. Doğudaki dinlere, bilhassa islama karşı her geçen gün batıda artan ilginin sebebi budur ve bunu engelleyebilmek de mümkün görünmüyor. Binaenaleyh kendimize bir de Muhammed"in -s- dürüst, samimi ve gerçek anlamda bilge ve dindar takipçilerinden birinin penceresinden bakmamızın faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Tam bir kargaşa ortamı olan bu çağda, batıdaki çeşitli kültürlere farklı açılardan bakan farklı inanç ve düşüncelere sahip birinin nazarında nasıl göründüğümüzü bilmek ve bunun üzerinde detaylıca tefekkürde bulunmaktan daha zaruri görevimiz olmasa gerek...

Mütercimin girişte bir dinadamından aktardığı hadise düşündürücü: "Batılı bir general sol eliyle yemek yerken aşağılayıcı bir hareket yapıyordu, ama ben de çorapsız ayağımın altını göstererek onu edep etmiş oldum. General ne kendi hareketinin ne de benim hareketimin ne anlama geldiğini bilmiyordu"

Kitap son derece ilginç ve çekici. İlk yarısı, çoğumuzun yakından bildiği sosyal ve uluslararası önemli meselelerin sağlıklı ve ilmî şekilde yorumlanmasına ayrılmış; doğuyla batı arasındaki ilişki, hırıstiyanlığın diğer dinler nezdindeki konumu, ahlak, seks, alkol, fakirlik, ailevi temellerin çöküşü, ırkçılık... vb. konular dikkatle irdelenmiş.

İşin önemli yanı, bu dikkatli irdeleme ve değerlendirmelerin bizden tamamen farklı inanç ve kültüre sahip bir araştırmacı tarafından yapılmış olması... Gösterilen tablo bizim için hiç de hoş görünmese ve bize biraz abartılmış gibi gelse de bunun, batı kültürüne tecrübe ve pratiğin açtığı bir pencere olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Buna karşılık kitabın ikinci yarısı bu konulara islamın bakışı ve çeşitli oluşumlarda islamın etkisini belli değerler çerçevesinde ve ileri görüşlülükle işlerken, son derece tehlikeli siyah noktaların giderilmesinin asla yeterli olmayacağına da sık sık vurgu yapmaktadır.

Tarih; bu kitapta yazarın samimi ve inançlı bir karakterle yaptığı gibi her zaman olayları yapıcı bir eleştiriyle tasvir etmez, çünkü çoğumuz, olduğumuzdan çok daha mükemmel tasvirlerde bulunuruz kendimiz için!...

Şu gerçeği itiraf etmeden geçemeyeceğim: Meseleleri gayet az ve öz bir şekilde ele almayı becerebilen  yazarın bu değerli ve ilginç çalışmasını mütalaa eden okuyucu  öncelikle kendini daha iyi tanıyabilme şansını elde edecek ve daha güzel bir dünyanın kurulabilmesi için en güçlü faktörün, semavi  dinler olduğu gerçeğinin farkına varacaktır:

İslam Açısından Batı Medeniyeti,  Yazan : Seyyid Muçteba Musevi Lari (İran), Çev: F.j. Goulding, Optimus yay. Montague Place Warthıng, B.N 11-3 B.G, fiatı: 1 pound.


İnsaflı bir Avrupalının itirafı

Batı Medeniyetinde İslamın Rolü-5

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)