• Nombre de visites :
  • 10045
  • 31/8/2010
  • Date :

Ailede Yardımlaşma-1

ailede yardımlaşma

  Erkekler bütün ev işlerini eşlerine yüklememeli, halı yıkamak, perde asmak ve misafir ağırlamak gibi işlerin ağır ve yoğun olduğu durumlarda bazen eşlerine yardımcı olmalıdırlar.

  Samimiyet ve fedakârlık olmadığı sürece kadınlar eve ait hiçbir işi yapmak zorunda değillerdir. Aksi takdirde inat edip "Kendi yemeğimi kendim pişirir, kendi elbisemi ve kendi bulaşığımı kendim yıkar, kendi odamı kendim süpürürüm!" diyebilirler. Ancak daha önce de söylediğimiz gibi bu sözler İslam'a göre ikinci merhalede söylenecek sözlerdir. Birinci merhalede, karı-koca geçici olarak aynı odada yaşayan veya birlikte yolculuğa çıkan iki arkadaş gibi olmalıdırlar. Çünkü böyle arkadaşlar yemek pişirme, elbise yıkama işlerini severek yaparlar. Birinin işi yarım kalacak olsa, diğeri hemen yardımına koşar, yolculuklarının aksamasını istemezler.

  Halk arasında da çoğu vakit bu gibi yardımlaşmalara rastlamak mümkündür. Sözgelimi, aynı işte çalışan iki arkadaştan uzun boylu olan, boyuna uygun işi yapma konusunda daha çok önayak olur. Yüksek bir yerden eşya alır, onu arkadaşına verir veya onun verdiği bir şeyi alıp en üstteki rafa koyar. Ağır bir iş çıksa güçlü olan yapar; küçük bir deliğe bir şey kaçsa parmakları ince olan çıkarır; biri yorulsa istirahat eder, diğeri yardıma koşar vs… Bu gibi yerlerde kimse kimseye "Bana ne senin işinden, ben ancak kendi işimi yaparım!" demez.

Hiç kuşkusuz karı-koca arasındaki bağ, iki arkadaş arasındaki bağdan daha derin, daha uzun ve daha güzeldir. Evin hanımına yardımcı olmakla erkeklik onurunun zedeleneceğini düşünmek yanlış düşünce tarzıdır. Zira İmam Ali de (a.s) ev işlerinde eşine yardımcı olurdu.

  Erkekler, özellikle ağır işlerde, eşleri yardım istemese de onlara yardımcı olmaktan kaçınmamalıdırlar. Zira bilinçli, fedakâr ve çalışkan kadınlar, "Kocamın dışarıda yaptığı işler kolay değil, benim de elimden öyle işler gelmez, otursun dinlensin, ona zahmet vermeyeyim" diye düşünebilirler. Ama şu da var ki hayatın tadı, kadın rica etmeden ona yardımcı olmak, teşekkür etmek ve güllerden bahsedip güllerden işitmekle elde edilir.

  Koca, dışarı çıkarken çocuğu kucağa alma konusunda da eşlerine yardımcı olmalı, özellikle bir araca binerken veya inerken yardımlarını esirgememelidirler. Bazı erkeklerin, çocuklarının altını bile değiştirdiklerini, çocuk ağladığı zaman uykuda olan anneyi rahatsız etmemek için onu annenin memesine yaklaştırdıklarını veya emzikle yatıştırdıklarını duyduğum olmuştur. Selam olsun böylesine düşünceli kocalara!..

  Bir gün yolda giderken bir karı-kocaya rastladım. Aralarında tartışıyorlardı. Kadın bir hayli yorgun olmasına rağmen kocasının kucağındaki çocuğu kendi kucağına almak istiyordu. Kocası da "Olur mu öyle, hanım? Evin dışında çocuğa bakmak erkeğin görevidir!" diyordu.

  Onların bu tartışmasından şu sonucu çıkarmıştım: Kadın, bu yaklaşımıyla "İster evde olsun ister dışarıda, çocuğa bakmak annelerin işidir; zaten kocam dışarıda çalışarak yeterince yoruluyor; bir zahmet de ben vermeyeyim!" demek istiyordu. Erkek ise, "Bir kadın olması hasebiyle dışarıda örtünmesi gereken karımın bu zayıf hâline rağmen hem hicabını korumaya çalışması, hem de çocuğu kucağına alması vicdanen beni rahatsız eder!" diye düşünüyordu.

  Kısacası, bu güzel tartışma beni oldukça mutlu etmişti. Bu yüzden de böylesine insanlar yetiştirdiği için dinimiz olan aziz İslam'a büyük bir hazla selam gönderdim.

Bu arada şöyle bir şey aklıma geldi: Acaba, dedim; bu tartışma bir sonuca varmaz da iş mahkemeye kadar giderse, hâkim onlara nasıl bir çözüm sunar? İslam'ın bu gibi durumlardaki cevabı nedir?


Ev ve Aile İçin Çalışmak İbadettir

Aile içinde etkili iletişim

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)