• Nombre de visites :
  • 3504
  • 20/6/2016
  • Date :

20 Haziran, Dünya Mülteciler Günü
20 haziran, dünya mülteciler günü


Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) yayımladığı rapora göre dünyada her 122 kişiden biri, savaş, baskı, çatışma gibi nedenlerden ötürü evini terk etmek zorunda kalmış durumda.
İstatistiklere göre 2013 yılında her gün 32 bin, 2014 yılında ise her gün 42 bin 500 kişi evinden ayrılıp yola düştü. Bu sayının her yıl artış göstermesi, vahameti bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Yerinden yurdundan olan tüm bu insanlar bir ülkede yaşıyor olsaydı, bu ülke 55 milyonluk nüfusuyla dünyanın 24. büyük ülkesi olurdu. UNHCR'nin raporuna göre Türkiye, 2014 yılında en çok mülteci kabul eden ülke.
Kamplarda hayata tutunmaya çalışanlar arasında minik çocuklar da var. Yeryüzündeki sayısız mülteci kamplarından birinde oyuncaklar yıkanıp temizlenmiş, kurusun diye ipe asılmış; çocukların yüzünü güldürecekleri anı bekliyor.
İnsanlığın Sınırları
Her gün, Suriyelilerin yanı sıra çoğu Afgan ve Pakistanlı binlerce mülteci insani bir yaşam umuduyla Türkiye üzerinden Batı Avrupa'ya geçmeye çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde Yunanistan'ın Kos Adası'na ulaşma hayaliyle ailesiyle birlikte bindiği bot batınca minik bedeni Bodrum kıyılarına vuran Alan Kurdi'nin ardından, mültecilerin içinde bulunduğu durum kamuoyunda büyük ses getirdi ve Avrupalı politikacıların gündemi değişti.
Mültecilerin Batı Avrupa güzergahı, Balkanlarda Hırvatistan, Sırbistan, Slovenya ve Macaristan ülkeleri üzerinden geçiyor. Buraya ulaşmak için, Türkiye'nin Ege kıyılarından Yunan adalarına, oradan Yunanistan'ın kuzeyinden Makedonya'ya kadar ilerliyorlar. Amaç, Avusturya ya da Almanya'ya adım atabilmek. Avrupa Birliği Sınır Koruma Ajansı Frontex'in verdiği bilgiye göre, burası mültecilerin Akdeniz üzerinden akın ettiği Libya-İtalya rotasından dahi fazla sayıda insanın kat ettiği bir güzergah haline geldi.
Güvensiz taşıma araçları ve deniz seyrinin barındırdığı risklerden ötürü mülteciler karayoluna yöneldiler. Eylül ayı, geçiş güzergahında bulunan ülkelerin sınırlarını bir açıp bir kapamasına, sanal sitelerdeki gruplar üzerinden haberleşen mülteci grupların sınırları aşmak amacıyla yürüyerek uzun yollar kat edişine; çoğu zaman izdihamlara ve güvenlik güçlerinin acımasız müdahalelerine sahne olarak insanlık tarihine geçti.
Yaşlı kıtadaki ülkeler, on binlerce insanı nereye yerleştireceği konusunda henüz belirli bir anlaşmaya varmış değil. Almanya, AB ülkelerine 120 bin mülteciyi paylaştıracak bir alt kota sınırlaması getirilmesini önerdi. Bu öneri özellikle orta ve doğu Avrupa ülkelerince sıcak karşılanmadı. Bu esnada, Almanya, Avusturya ve Slovakya sınırda pasaport kontrolü uygulaması başlatarak Schengen anlaşmasını askıya aldı; Macaristan kaçak girişleri engellemek için Sırbistan sınırına jiletli tel döşedi.
20 Haziran Dünya Mülteciler Günüdür. Dünya Mülteciler Günü, 2001 yılı hazıranında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi.
 
 Küresel Eğilimler ve 2012  adıyla  bir rapor yayınlayan Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı (UNHCR), raporda, dünyada her gün ortalama 23 bin kişinin savaş ya da yaşadıkları zulüm nedeniyle bulunduğu ülkeyi terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Sığınmacı ve ülke içi göçün her geçen yıl arttığı belirtilen Ajans raporunda, 2012 yılında ki sığınmacı sayısının 1994 yılından bu yana ulaşılmış en yüksek düzey olduğuna dikkat çekiliyor. Buna gore, 2011 yılında 42.5 milyon olan sığınmacı sayısı, 2012 yılında 45.2 milyona ulaşmış. Raporda sayının bu kadar yükselmesine gerekçe olarak Suriye ٙde yaşanan durum gösteriliyor. 
 
Savaşlar ve uygulanan zulmün, insanların göç etmelerinin en büyük iki nedeni arasında bulunuyor  denen raforda devamla son yıllarda mülteci konumuna düşenlerin yarısından fazlasının (yüzde 55) bu ülkelerden geliyor deniyor. Sıralamayla Afganistan, Somali, Suriye, Irak, Sudan birbirini izliyor. Bu ülkelerin tamamının yoksul müslüman ülkeler olması dikkat çekici. Demekki dünyada mütteci durumuna düşenler arasında müslümanlar daha çoğunlukta.
 
Mültecilerin yarısına yakını Çocuk

Mülteci yaşamda kadın ve çocuklar daha büyük zorluklar yaşıyor. Raporda ki verilere göre, mültecilerin neredeyse yarısını çocuklar oluşturuyor. 18 yaşında altındaki çocuk mülteciler, toplam mültecilerin yüzde 42 sini oluşturuyor. Ailenin izni olmadan kaçarak mülteci durumuna düşen çocukların sayısı ise sadece 2012 yılında 21 bin 300.  Rapor, bu sayının, bügüne kadar hazırlanan yıllık raporlar içinde ulaşılmış en yüksek rakam olduğuna dikkat çekiyor.
 Afganistan Dünyada İlk Sırada
 Yüzde 95'i Pakistan ve İran gibi komşu ülkelere sığınan Afganistanlı mülteciler dünyada en büyük kesimi oluşturuyorlar. Dünyadaki her dört mülteciden biri Afganlı. Afganistan'ı Somali ve Irak izliyor.
 Mülteci Sayısı Avrupa'da Arttı

2000  yılların ilk  dilimine kadar Avrupa'ya yoğun bir mütleci akını vardı. Ama AB ülkeleri başta iltica haklarının zorlaştırılması  olmak üzere, bir çok konuda ortak hareket etme kararı aldılar. Bununla birlikte İkinci Ülke  veya Güvenli Bölge  gibi tampon bölgeler oluşturarak Merkez Avrupa 'yı mültecilere kapatan politikalar ürettiler. Bunun sonucu olarak; Kuzey Afrika'ya mülteci kampları kuruldu. Türkiye gibi geçiş ülkelerini, sıkı önlemler almaya zorladılar ve finans destek sundular. Bütün bu önlemler, sonuç verdi ve Avrupa'ya gelen ilticaci sayısı azalma görüldü.
 
Bununla birlikte UNHCR'in raporu, 2012 yılında Avrupa'daki mülteci sayısın yüzde 16'lık bir artışla 1.8 milyon olduğunu söylüyor. Dünyada en çok sığınmacı kabul eden ülke Pakistan, İran ve Almanya.
 Sürgün durumuna düşen bu insanlar için asıl sorun da bundan sonra başlıyor. Parçalanmış yaşamlar, aileler, sağılıksız-kötü yaşam koşulları ve umutlar  Belirsizlik ve on yılları bulan dönüş özlemi ağır ve dayanılmaz bir yük oluşturuyor. Binlercesi ise yollarda yaşamını yitiriyor. 
Avrupa surgunleri- Atlas


 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)