• Nombre de visites :
  • 3430
  • 20/6/2016
  • Date :

ABD'nin Tekfirci Terör Örgütlerini Desteklemesi amerika terör destek


Son yıllarda Irak ve Suriye terör örgütlerinin saldırılarına maruz kaldı ve şimdi de her iki ülkede terörle zorlu ve yıpratıcı bir mücadele devam ediyor. Peki ama neden Irak ve Suriye, teröristlerin cirit attığı alana dönüştü? Bölgede terörün kaynağı nedir? Bu örgütler hangi mahiyete sahiptir ve fikri yapıları nasıldır? Bölgede terörün perde arkasında hangi devletler yer alıyor?

Irak ve Suriye'de faaliyet yürüten terör örgütleri görecede dini rengi ve kokusu olan örgütlerdir, ancak gerçekte bu örgütler farklı adların altında bölgede Amerika hizmetinde ve gayri meşru rejim olan korsan İsrail'in çıkarları doğrultusunda korkunç cinayetler işleyen tekfirci örgütlerdir.
Buna göre biz de Amerika'nın Irak ve Suriye'de tekfirci terör örgütlerini desteklemesini ve bundan ne gibi amaçlar güttüğünü masaya yatırmak istedik.

Amerika 20 Mart 2003 tarihinde BMGK izni olmaksızın Irak topraklarına saldırdı. Amerika'nın dönem yönetiminin üst düzey yetkilileri bazı fahiş yalanları gündeme getirerek Irak saldırısını meşru bir saldırı ve uluslararası camianın istediği gibi göstermeye çalıştı.
Bu çerçevede oğul Bush yönetimi Irak'ta kitle imha silahları yaftasını ve Saddam'ın El-kaide terör örgütünü desteklediği gibi yalanları gündeme getirdi ve sonunda Amerika'nın Irak topraklarına saldırması için gerekli zemini hazırladı ve bu saldırı gerçekleşti. Fakat bu saldırının sonucu 2003 ila 2011 yılları arasında yarım milyon Iraklı vatandaşın katledilmesi ve bir milyon Iraklı vatandaşın mülteci durumuna düşmesi ve bu ülkenin altyapı tesislerinin çökmesi olmakla beraber Irak'ta dini ve etnik şiddet ve çatışmalara da yol açtı ve süreç o günden beri durmadan ilerledi.

Takvim olarak Amerika 15 Aralık 2011'de resmen Irak işgaline son verdi, fakat 8 yıl süren işgal yıllarında Irak toprakları tekfirci terör örgütlerinin şekillenmesi için hazır hale getirildi. Irak'ta tekfirci terör örgütleri işgal yıllarında işgalci güçlere karşı cihad ve Irak'ın geçici hükümetini devirmek, işgalcilerle işbirliği yapan Iraklıları ortadan kaldırmak, şii grupları zayıf düşürmek ve İslam'dan sapkın algılamalarına göre bir devlet inşa etmek gibi hedefleri güttüklerini ileri sürdü.
Fakat Irak'ta Amerikalı işgalci güçlerin çekilmesinin üzerinden dört yıl geçmesine karşın bu ülkede ne huzur ne de güvenlik sağlandı. Bilakis terör örgütlerinin faaliyetleri daha da arttı ve intihar eylemleri Irak milletinin uykusunu kaçırdı.

Bu kanlı süreçte Suriye toprakları da Amerikan patentli terör haritasında yerini aldı ve Amerika'nın Müslümanlara dayattığı korkunç savaş ve sonuçlarından nasibini aldı.
Bugün Suriye'de tekfirci teröristlerin cinayetleri yüzünden milyonlarca Suriyeli vatandaş komşu ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Gerçi Irak'taki vahim şartlar Suriye ile mukayese edilebilecek düzeyde değil, çünkü Irak'ta teröristlerin varlığı Ninova ve Anbar eyaletleri gibi bazı kentlerle sınırlıdır. Yine Irak ordusu halk güçleri ile el ele teröristlerle mücadele ederek bu canilerin başka kentlere doğru ilerlemelerini engelleyebildi, fakat Suriye'de durum biraz daha farklı görünüyor.
Peki, bu terör örgütlerini nasıl sınıflandırmak gerekiyor ve acaba esasen bu örgütlerin arasında herhangi bir farklılık söz konusu mudur ve eğer varsa bu farklılıklar nelerdir?

Irak ve Suriye'de faaliyet yürüten terör örgütleri siyasi ve ideolojik temellere göre IŞİD, El Nusra cephesi, Tevhid ve Cihat örgütü, Suriye İslamî kurtuluş cephesi, özgür Suriye ordusu gibi önemli örgütlere ve Irak mücahitler konseyi ve Ensarul sünne gibi küçük çetelere ayrılıyor. Ancak hepsi radikal selefi düşüncelere, vahabi tekfirci ve şii karşıtı ideolojilere şekillendikleri gözleniyor.
Söz konusu terör örgütleri İslamî şeriat ve İslamî devlet iddiasında bulunarak zehirli düşüncelerini ön plana çıkarıyor ve bu düşünceleri terör eylemleri ile hayata geçirmek istiyor. Oysa bu örgütlerin tek ortak yönü mutlak cinayetleridir ki hiç biri İslamî hiç bir değer ve ilkeye sığmadığı gibi her türlü insani ilkeye de aykırı görünüyor.

Müslümanları ve başka dinlerin izleyenlerini katletmek, bu insanlara cinsel tecavüzde bulunmak, sivillere ve hatta kadınlara ve çocuklara saldırmak, İslamî kutsal mekânları tahrip etmek veya saygısızlıkta bulunmak, kurbanların derisini yüzmek veya başını kesmek, hepsi sahte ve uydurma İslam hükümleri ile gerçekleşiyor. Oysa bugün herkes bu tür cinayetlerin ve bu tür örgütlerin İslam dini ile hiç bir ilgisi olmadığını ve bu zümrenin Amerika, İngiltere ve korsan İsrail'in göz diktiği bölgeyi istikrarsızlaştırmaktan başka hiç bir şey yapmadığını ve yarattıkları şartlar başta Amerika olmak üzere Batılı devletlerin sui istifadelerine yol açmaktan hiç bir faydası olmadığını çok iyi biliyor.

Bugün Amerika, korsan İsrail, Arabistan, Katar ve Türkiye gibi rejimlerin her biri Irak ve Suriye'de bir nevi teröristleri desteklediğini ve böylece her biri kendi hedefine ulaşmak istediğini ortaya koyan inkâr edilemez kanıt ve belge bulunuyor.
Türkiye devlet adamları komşularla sıfır problem iddiasını ve başta komşu ülkeler olmak üzere İslam ülkeleri ile iyi ilişki kurmayı gündeme getirdiler. Fakat zamanla Irak'ta Nuri Maliki başbakanlığında dönem yönetimini ve Suriye'de Beşar Esad iktidarını sert bir şekilde eleştirerek kendilerince yeni Osmanlı imparatorluğunu ihya etmeyi ve Türkiye'yi bölgenin en güçlü devlet yapmayı hayal etmeye başladılar.
Türkiye'de Suriye'nin sözde dostları zirvesinin düzenlenmesi, Beşar Esad karşıtı akımlara siyasi ve propaganda desteği verilmesi, teröristlere mali sponsorluk yapılması, Suriye petrolünün IŞİD tarafından çalınarak kaçak yollardan satılması için uygun ortam oluşturulması, teröristlerin Türkiye topraklarından Irak ve Suriye topraklarına kolayca geçmelerine imkân sağlanması, teröristlerin Türkiye'deki askeri kamplarda eğitilmesi ve Irak ve Suriye'ye gönderilmesi, Ankara'nın teröristleri destekleme doğrultusunda bazı uygulamalarıdır.

Amerika yönetimi türlü kanallardan bölgedeki teröristleri desteklemeye başladı. Amerika'nın casusluk ve istihbarat örgütleri Irak ve Suriye'de terör örgütlerini eğitmeye ve donatmaya başladı. Suriyeli silahlı muhaliflere askeri eğitim vermek, silah göndermek, ağır ve hafif silah temin etmek, iletişim sistemleri temin etmek, IŞİD'in kontrolü altında bulunan bölgelere gıda maddesi, mühimmat ve silah atmak, Amerika'nın IŞİD terör örgütüne verdiği desteklerin küçük bir bölümü sayılır.
Gerçi Amerika'nın Suriye'de Beşar Esad yönetimini devirmek amacıyla teröristleri desteklemesi, Irak'taki teröristlere verdiği desteğe göre daha belirgindir. Fakat unutmamak gerekir ki Suriyeli silahlı muhalifler aslında hepsi Suriye vatandaşı değildir. Çünkü teröristlerin Irak ve Suriye'de izlediği ortak hedefe göre ve sözde İslamî devlet kurma kuruntusu çerçevesinde Amerika bu zümreyi ılımlı muhalif iddiası ile eğitiyor, her türlü desteği veriyor ve bu da Irak'ta faaliyet yürüten teröristleri bir nevi destekleme niteliği taşıyor.

Öte yandan Amerika'nın Irak ve Suriye'de hiç bir tarafın, yani ne devletlerin ne de teröristlerin zafer kazanmasını istemediği ortada duran acı bir gerçektir. Amerika burada yıpratıcı bir savaşın sürmesini, böylece her iki tarafın gücünü kaybetmesini ve sonuçta bölge üzerindeki nüfuzunun artmasını istiyor. Gerçek Amerika bölgeye yönelik stratejilerini bu çerçevede ve kendi çıkarları doğrultusunda yürütüyor.
Amerika bölgede Suriye'nin altyapılarını çökertmeyi ve Beşar Esad iktidarını devirmeyi, Irak yönetimine baskı uygulamayı ve bir nevi kendine bağımlı hale getirmeyi, İran, Suriye ve Lübnan'dan oluşan anti siyonist direniş eksenini yok etmeyi ve böylece siyonist rejimin güvenliğini güvence altına almayı ve son olarak da İran'ın bölgede artan nüfuzunu engellemeyi hedefliyor.

Fakat burada acı mizah şu ki Amerika 11 Eylül 2001 olaylarından sonra terörle mücadeleyi gündeme getirdi ve bunu kendi çıkarları doğrultusunda ve başka ülkelere yönelik yayılmacı hedefleri doğrultusunda kullandı. Oysa gerçekte Amerika ve müttefikleri dünyada terörün baş hamileridir ve bu konuda Amerika'nın El-Kaide gibi terör örgütlerini kurmakta ifa ettiği önemli rolünü örnek vermek mümkün.
Bu konunun bir başka örneği Amerika ve bölgesel müttefiklerinin Irak ve Suriye'de tekfirci terör örgütlerini kurmalarının bir başka misali, IŞİD terör örgütüdür.
Irıb.turkısh

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)