• Nombre de visites :
  • 2741
  • 13/4/2013
  • Date :

Velayet-i Fakih Şehid Mutahhari’nin Bakış Açısından(2.Bölüm)

velayet-i fakih şehid mutahhari’nin bakış açısından(2.bölüm)

Genel tayin bakış açısı:

Şehid Mutahhari’nin toplam yazıları ve söylediklerinden fakihin genel tayin biçiminde liderlik için seçilme düşüncesi ortaya çıkmaktadır. Buna göre, gıybet döneminde koşulları ihtiva eden fakih toplumun lideri ve İmam’ın (a.f.) halefidir ancak halkın vekili ve seçtiği temsilci olamaz. Ancak fakihin liderlik için seçilmesi işinde halkın oyunu direk olarak yada lideri seçen bilginler konseyi aracılığı ile liderliğin uygulanması ve etkin olmasında etkili olduğuna inanıyor.

Genel tayin ilkesinin nedenleri:

1-    Hükümetin kutlu ve ilâhi olması: Şehid Mutahhari’ye göre peygamber ve masum imamlar (as)’ın görevleri üç konudan ibarettir: Hükümleri ulaştırmak, toplumun siyasal yöneticiliği ve yargılama. Bu konuların peygamberin vefatı yada imamın gıybet döneminde olmasıyla durdurulamadığını göz önünde bulundurarak Şehid Mutahhari şöyle yazıyor:

Bu işlerden her üçü de mukaddestir ve Allah tarafından tayin edilmelidir. Şimdi bu tayin kişisel ve bireysel de olabilir ya da genel olarak koşullar ve ölçüler halkın seçtikleri kişi de bu Allah tarafından belirlenen ölçülere uysun diye açıklanabilir. Böyle bir takdirde o kişinin Allah tarafından seçildiğini söyleyebiliriz. Ancak halk onu kabul edene kadar bir etkisi olmayacaktır. Buraya kadar İslami ilkeler bakımından bir tartışma yoktur. Örneğin bir kişi müftü olduğunu ve fetva verdiğini ve halkı da o emirlere itaat etmelerini davet ederse ve bunun mukaddes bir makam olduğunu iddia ederse, siz bunun hakkında düşünmelisiniz: Allah’ın emirlerini açıklama yetkisi ilk olarak Peygamber’e (s.a.a.) verildi ve daha sonra Peygamber’den (s.a.a.) İmamlar’a (a.s.) ve onlardan ise bazı vasıflı ve nitelikli kişilere devredildi, peki bu koşullar sözkonusu kişide mevcut mudur? Bu kişi o mukaddes makama layık mıdır? ‘أمّا من کان من الفقهاء صائناً لنفسه حافظاً لدينه تارکاً لهواه مطيعاً لأمر مولاه’ [1]‘fakihlerden her hangisi nefsine sahip çıkabiliyorsa, dini koruyabilirse, heveslerini terkedip mevlasına itaat ediyorsa bilin ki o şahıs mukaddes olan mercilik ve fetva verme makamına layıktır[2].

Yargılama hakkında da böyledir. Herkeste belirli vasıflar mevcut ise o kişi yargıç olabilir:

انظروا إلي من روي حديثنا و نظر في حلالنا و حرامنا’ ‘bizim hadisimizi rivayet eden ve helal ile haramımız hakkında dikkatli olan, adaletli ve dürüst olanı ben size hâkim olarak seçtim.’ İslama göre bu makam aslında o kadar mukaddestir ki başka işlerinde temiz olmayan ancak bu işte temiz davranan yine yargıç olamaz.

Çeviri:Ürün Özedönüş


1-         İmamet ve Liderlik/s.81,147,163

2-         İslam ve Zamanın Gereksnimleri/cilt 1,s. 99

Velayet-i Fakih Şehid Mutahhari’nin Bakış Açısından(1.Bölüm)

Velayet-i Fakih(12.Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)