• Nombre de visites :
  • 1740
  • 3/1/2013
  • Date :

Kur'an Örfünde Te'vilin Hakiki Manası(2.Bölüm)

kuran örfünde tevilin hakiki manası

Ayetin sonunda zikrolunan bölümün tevile intibak ettiği açıktır. Özellikle şu yönden ki, "Onu akıl edesiniz" diye değil "akıl edesiniz" diye buyurmuştur. Çünkü tevili bilmek, muhkem ve müteşabih ayetinde

"Müteşabih ayetlerin tevilini Allah'tan başka kimse bilmez" buyurularak belirtildiği gibi, yalnız Allah'a mahsustur. İşte bu yüzden muhkem ve müteşabih ayetlerde, sapıkları müteşabihatı izlediklerinden dolayı kınadığı zaman, "Onlar fitne yaratmak istiyorlar ve tevilini arıyorlar" buyuruyor. "Tevilini buluyorlar" dememektedir.

Öyleyse, Kur'an'ın tevili Ümmül Kitapta, Allah katında bulunan hakikat veya gerçekler demek olup gayb alemine mahsustur.

Yine diğer bir yerde, buna yakın bir anlatımla şöyle buyuruyor:

"Andolsun yıldızların yerlerine, ve şüphe yok ki, bu, elbette pek büyük bir anıttır, eğer bilseniz; şüphe yok ki bu, pek kerametli Kur'an'dır. Saklanmış bir kitaptır. Ona temiz olanlardan başkaları dokunamaz, alemlerin Rabbinden indirilmiştir."[2]

Görüldüğü üzere bu ayet-i kerimeler, Kur'an için, iki makamın olduğunu öne sürüyor. Sıradan insanların dokunabilmesinden masun olan meknun. (saklanmış kitap) makamı ve halk için anlaşılır olan tenzil makamı.

Diğer ayetlere nazaran, bu ayetlerden "sadece temizler" in istisna edildiği anlaşılıyor ki, bazıları, Kur'an-ı Kerim'in hakikat ve tevilinden haberdar olabilirler. Bu istisna "Tevilini Allah'tan başka kimse bilmez" ayetinden anlaşılan red anlamı ile ters düşmüyor. Zira bu iki ayet, birbirine eklendiğinde, istiklal ve tabi olma arasındaki farklılık anlaşılır. Yani yüce Allah'ın bu hakikatleri bilmede müstakil olduğu ve ondan gayri kimsenin kendi başına bu hakikatleri bilmediği, fakat onun izni ve eğitimiyle bazılarının onlardan haberdar oldukları manasını vermektedir.

Gaybi ilim de böyledir. Bir çok ayetin belirttiği üzere gaybı bilmek, yüce Allah'a mahsustur. Bir ayette ise beğendiği kimseler, bundan müstesna kılınmıştır.

"Gaybı bilen odur. Gaybini hiç kimseye açmaz. Ancak peygamberlerden seçtiği kimseler müstesna..."[3]

Bu ayetlerin tümünden anlaşılan sonuç, gaybı bilmenin istiklal şeklinde, Allah'a ait oluşu ve ondan başkasına ise bundan, ancak O'nun izniyle haberdar olmalardır.

Evet bu ayetlerden anlaşıldığına göre mütahharlar (temizler), Kur'an'ın hakikatine temas edebiliyorlar (ulaşabiliyorlar). Mütevatir haberler gereğince, peygamberi Ekrem'in Ehl-i Beyt'i hakkında nazil olan:

"... Sadece ve sadece Allah, ey ehl-i beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler.[4]"

Ayet-i kerimesini, üsteki ayetler (Vakıa/75-80. ayetler) ile bir araya getirdiğimizde, peygamber-i Ekrem ve Ehl-i Beyt'in mütahharlardan (temizlerden) olduğu ve Kur'an'ın tevilini bildikleri anlaşılır.


[2] - Vakıa/75-80.

[3]- Cin/26-27.                                                                         

[4] - Ahzab/33.

Kur'an Örfünde Te'vilin Hakiki Manası(1.Bölüm)

Kuran daki mukattaa harflerin anlamı

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)