• Nombre de visites :
  • 2000
  • 8/3/2012
  • Date :

Peygamberler ve Sosyal Sınıf- 4

peygamberler ve sosyal sınıf

Peygamberler Toplumların Hangi Sınıfına Aittir ?

Devrim yapanların, devrimci özellikleri üzerinde taşımaları yeterlidir. Belli bir sınıfa ait olma gibi bir gereklilik yoktur. İnsan her yerde insandır. Ve bu yüzden hangi sınıftan olursa olsun insan devrimci özelliğine sahiptirler. İmam Ali ( a.s. )'ın dediği gibi ezilmiş tabakanın özelliklerini edinebilirler.

Aristokrat eğitim ve öğretimin hiçbir sonucu ulaştırmayan bir sistem olduğu kesindir. Fakat bu eğitim sisteminin bozuk olması ; bu eğitim sistemlerinden çıkmış gelmez. Zira peygamber, aristokrat eğitim sistemlerinde geçmiş hasta ruhları aydınlatırlar. Nitekim Hz. Muhammed ( s.a.v. )'in böyle insanlara, mesela Mus'ab Umeyr'e doğru yolu gösterdi ve ona devrimci bir kişilik kazandırdı. Tabiki konumuzu burda noktalamıyacağız.  Mustaz'af'lar ile Müstekbirler hakkında daha da detaylı belgelerle insan fıtratında ki önemini ve bu konular hakkında ki, Kur'an'ın ayetleriy bağdaşlaşmış insan-ı kamilliğiyle alakalı konularıyla mazlum halklar ve ezici hükümdarların birbiriyle zıtlıklarınında işlemesine gayret göstereceğiz.

Bu Konuyu Özetlersek :

Peygamberlerin sosyal açılarındaki eksenlerinde iki önemli nokta konuların özetlemeleridir. İlki peygamberler ezilen halkların özelliklerini taşırlar ve mevcut tagût'i düzenlerle savaşırlar. İkincisi ise peygamberlerin ezilen sınıfın yanında yer almaları, ille de onları ezilen sınıftan yapmaz. Peygamberler siyası brokrat aristokrat sınıfından da gelmiş olabilirler. Fakat önemli olan nokta tüm peygamberler ezilen insanların yanında yer almaları ve tatmış olmalarıdır.

Manevi açıdan yükselenler, anlayışa ve şefkât duygusun sahiptirler.

Sonraki tartışmalarda müstekbir ve mustaz'af kavramları tartışılacaktır. Burada bu tip bir sınıf ayrımının tevhid'i bir toplumda olamayacağını belirtmekte fayda vardır. Sınıf ayırımı cahillik ve cehalet dönemi içinde toplumların özelliğidir. Elbette bizim toplumumuzda toplumsal statülerden kaynaklanan sınıflar da vardır. Ancak her sınıfın belirli bir toplumsal otoritesi'de mevcuttur.

Örnek olarak bugünkü İran'da ( her ne kadar iran yüzde elli oranında bile bir İslam-i toplum olmasada ve belirli bir aşamada İslam uygulamasada ) ve dünyanın bir büçük milyar müslümanın olduğunu düşünürsek, ve bu toplumdan söz etmek hakkı vardır. Her ne kadar hakim politik modellerin yanlış olduğu düşünülse de, yinede uluslararası çapta dahi olsa bütün işler ve fertler ortak katılımıyla yürütülmektedir.

Yapılan her iş halkın o yüce meyletmesinden, o işin yapılmasından istemesinden kaynaklanmıştır. İşte bu, İslam-i bir toplumun en belirgin özelliklerinden biridir.

İslam tüm boyutlarıyla çeşitli ırk ve toplumlara yayılmalıdır. Fertlerin rolü öyle bir boyuta ve öyle bir dereceye gelecektir ki, her bir fert İslâm toplumunu adına konuşabilecektir.

 Gerçek bir İslam toplumunda sorumsuz bir birey yoktur. Böyle bir toplumda her bir fert toplumun adına anlaşma yapabilir veya özel bir fırsatı değerlendirebilir. Bu fert bir general, bir bakan veya bir diplamat olmasa da İslam hükümeti bu dikkate olmak zorunda kalacaktır.

Bu, elde ki mevcut çok çeşitli kültürler etkisi altında mümkün değildir. Fakat toplumlar ve toplumumuzun asıl amacı İslam'a yaklaştırmak, bu örnek toplum modelline daha da uygun bir şekil teşkil edecektir. Bu toplumu gerçekleştirmenin şu anda mümkün olmaması, ilerde de bu işin yapılmasının mümkün olmadığına engeli göstermez. Ancak bu toplum veya toplumlar modeli dünya yeterince hazır olduğunda ortaya çıkabileceklerdir.


Peygamberler ve Sosyal Sınıf-3

Peygamberler ve Sosyal Sınıf-2

Peygamberler ve Sosyal Sınıf-1

Nübüvvet

Resul, Nebi ve Muhaddes

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)