• Nombre de visites :
  • 1601
  • 31/7/2011
  • Date :

İnsanın Yaratılışı-3

insanın yaratılışı

Cenin’in Üç Perde İle Örtünmesi

“Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor.”[1]

Yavaş yavaş cenini üç tane perde kaplamaktadır. Bu perdeler şunlardır:

a) Amniyon

b) Karyon

c) Desidüa

Görüldüğü gibi bugün modern biyoloji, bebeğin embriyolojik gelişiminin yukarıdaki ayette bildirildiği şekilde, üç farklı karanlık bölgede gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Ayrıca embriyoloji alanındaki gelişmeler bu bölgelerin de üçer katmandan oluştuğunu göstermiştir.

Batın duvarı üç tabakadan oluşur: Dış kas plakaları, iç kas plakaları, çapraz kaslar.

Benzer bir şekilde rahim duvarı da üç katmandan oluşur: Epimetrium, miyometrium ve endometrium.

Aynı şekilde embriyoyu saran kese de üç katmandan oluşur: Amniyon (rahimde fetusu saran en iç zar- amnion), koryon (orta amniyon zarı- chorion) ve desidüa (dış amniyon zarı- decidua).

Amniyon, ceninin dış yüzeyinde oluşan perdedir, bu perde ceninin etrafında genişlemekte ve ceninin arka tarafında Amniyon çukurunu oluşturmakta, daha sonra da amniyon çukurunda berrak bir su oluşmaktadır.

Koryon perdesi, Amniyon perdesinin dışında bulunmakta ve bu perdenin yardımıyla cenini korunmaktadır.

Desidüa (dış amniyon zarı- decidua) perdesi ise ceninin karın bölgesindedir ve sindirim borusu ile bağlantılı olarak sindirime yardımcı olmakta; hava, ışık, su, rüzgar ve darbeler sonucunda cenine gelecek zararları engellemektedir. Amniyon perdesi ile cenin arasında bir sıvı bulunmakta ve dışarıdan karına inmesi muhtemel darbeler bu sıvıya aktarılmaktadır. İşte budur Allah’ın her şeyi kuşatan rahmeti! Bu rahmetin en küçük bir bölümünü ceninin hal ve şekillerinde görmekteyiz.

Ruh’un Üflenmesi

“Sonra ona (cenin) başka bir yaratılış (ruh) verdik. Şekil verenlerin en güzeli olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir!...”[2]

Allah’ın kudretinin şaşırtıcı yönlerinden biri olan ve günümüz teknolojisinin ve gelişmiş düşüncelerin daha bir çok hakikatini keşfedemediği ceninin şekillenmesi olayından sonra da, ruhun üflenmesi aşaması gelmektedir ve bu aşama da başlı başına oldukça bir çok ilginç boyutlara sahiptir.

Yüce Allah rahmet ve iradesiyle cenin üzerinde hayret verici bir değişiklik meydana getirmekte, yani bu cenine ruh üflemekte ve cansız cenini canlandırmaktadır.

Bundan sonra cenine parmağını ağzına koyması öğretilmektedir ve bundan dolayı da bebek dünyaya geldikten hemen sonra annesinin memesini emebilmektedir.

Doğum

“Allah sizi analarınızın karnından çıkardı.”[3]

Bebeğin doğum hadisesi de yaratılış mekanizmasında meydana gelen çok şaşırtıcı olaylardan sadece bir tanesidir. Cenin tam dokuz ay boyunca sakin, karanlık ve sıcak rahim ortamında yaşamaktadır ve şimdi de Allah’ın iradesi doğrultusunda ve O’nun rahmeti gölgesinde önceki yeri ile kıyaslamanın mümkün olmadığı yeni bir muhite geçiş yapmaktadır. Yani muhitine uyum sağlayabilmesi için de ilahi rahmet cenine gerekli bütün güç ve kabiliyetleri bağışlamıştır.

Böylece cenin yaklaşık sıcaklığı 37 c° olan ana rahminden, sıcaklığı azalıp çoğalan yeni muhite geçmesine rağmen bu yeni yeri ile uyum sağlamaktadır. Bu uyumun nasıl gerçekleştiği hususu ise tıp ilminin henüz de çözemediği sırlardan biridir. Karanlıktan aydınlığa adım atmakta ve bu yeni dünyanın göz alıcı nuruna o küçük ve latif gözleriyle tahammül etmektedir. Sulu ve yapışık bir muhitten kuru bir muhite gelmekte ve kendisini bu kuru ortama hiç ara vermeden motive etmektedir. Doğumdan önce göbek yolu ile beslendiği halde dünyaya geldikten sonra da ağzıyla yemek yemekte ve direk olarak hava teneffüs etmektedir![4]

Bunlar Allah-u Teala’nın geniş rahmetinin göstergesidir ki bütün her şeyi kuşatmıştır. İşte bu makamdan dolayı insan gerek bütün varlığıyla O’nun sonsuz nimetleri karşısında yüce dostuna şükretsin ve yalvararak ve ağlayarak, zillet ve miskinlik ve dertleşme diliyle maddi ve manevi sofrasının tamamlanması için şöyle demeledir:

“Allah’ım! Senin her şeyi kaplayan rahmetin hakkına senden talep ediyorum.”


[1] Zümer, 6

[2] Müminun, 14

[3] Nahl, 78

[4] Gozeşte ve Ayende-i Cihan, s.51- 70, özetlenerek ve bir takım değişiklikler yapılarak alıntı yapılmıştır.

İnsanın Yaratılışı-2

İnsanın Yaratılışı-1

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)