• Nombre de visites :
  • 3912
  • 16/1/2008
  • Date :

İmam Hüseyin'in (a.s) Son Gecesi

İmam Hüseyin'in (a.s) Son Gecesi

  Akşam olmuştu. İmam Hüseyin (a.s) ashabını topladı, Allah'a hamd-ü sena ettikten sonra şöyle buyurdu:

أَمَّا بَعْدُ، فَإِنِّي لاَ أَعْلَمُ أَصْحَاباً أَصْلَحَ مِنْكُمْ وَ لاَ أَهْلَ بَيْتٍ أَبَرَّ وَ لاَ أَفْضَلَ مِـنْ أَهْلِ بَيْتِي، فَجَزَاكُمُ اللهُ جَمِيعاً عَنِّي خَيْراً، وَ هَـذَا اللَّيْلُ قَـدْ غَشِيَكُمْ، فَاتَّخِذُوهُ جَمَلاً، وَلْيَأْخُذْ كُلُّ رَجُـلٍ مِنْكُـمْ بِيَدِ رَجُـلٍ مِنْ أَهْـلِ بَيْتِي وَ تَفَرَّقُوا فِي سَـوَادِ هَـذَا اللَّيْلِ وَ ذَرُونِي وَ هَـؤُلاَءِ الْقَوْمِ، فَإِنّـَهُمْ لاَ يُرِيدُونَ غَيْرِي.

"Ben, kendi ashabım kadar salih ashap ve ailem kadar da iyi ve üstün aile tanımıyorum. Allah hepinize hayırlı mükâfatlar versin. Şimdi akşam olmuş ve karanlık çökmüştür. Siz de onu yürüyen bir deve edinip (gecenin karanlığından yararlanıp) ailemden birinin elini tutun, gecenin bu karanlığında dağılın ve beni bu orduyla yalnız bırakın. Bunların tek istedikleri benim."

   İmam Hüseyin'in (a.s) kardeşleri, oğulları, Abdullah ve Cafer'in oğulları şöyle dediler:

   Neden seni yalnız bırakıp gidelim, senden sonra yaşamak için mi? Allah o günü bize asla göstermesin!

Önce Abbas b. Ali (a.s) bunu dedi ve diğerleri de onu izlediler. İmam Hüseyin (a.s), Akil'in oğullarına bakıp buyurdu:

   Müslim'in şehit olması sizin için yeterlidir; ben size izin verdim, gidin!

   Başka bir kanalla gelen rivayette de şöyle belirtilmiştir:

   Bu arada İmam Hüseyin'in (a.s) kardeşleri ve ailesi söze başlayıp dediler:

  Ey Peygamber (s.a.a) evladı, o zaman halk bize ne der ve cevabımız ne olur? Efendimizi, büyüğümüzü ve Peygamberimizin evladını yalnız bıraktık; düşmana bir ok dahi atmadık; ele mızrak alıp savaşmadık ve bir kılıç bile savurmadık mı diyelim? Hayır, andolsun Allah'a, senden ayrılmayacak, senin yolunda öldürülünceye kadar bu canlarımızla seni koruyacak ve senin gibi şehit olacağız. Allah senden sonra yaşamayı haram etsin bize!

   Müslim b. Avsece kalkıp dedi:

   Ey Peygamber'in evladı! Etrafını saran bunca düşman arasında seni bırakıp gidelim mi? Andolsun Allah'a, bu mümkün değil. Senden sonra yaşamayı Allah bize nasip eylemesin! Ben savaşacağım; mızrağımı düşmanın göğsünde kırıncaya ve elimdeki kılıcımı onlara indirinceye kadar. Savaşmak için hiç bir silahım olmasa dahi taş alıp savaşacağım ve seninle birlikte ölmedikçe senden ayrılmayacağım!

  

İmam Hüseyin'in (a.s) Son Gecesi

 Said b. Abdullah Hanefî konuşmaya başladı:

   Ey Peygamber'in evladı! biz seni asla yalnız bırakmayız. Muhammed Peygamber'in (s.a.a) senin hakkındaki vasiyetine uyduğumuzu Allah'a da göstermeliyiz. Eğer bilsem senin yolunda öldürülecek ve yeniden dirileceğim ve bu defa da diri diri yakılacağım, yetmiş kere de bu tekrarlanacak olsa, kendi ölümümü senden önce görmedikçe senden ayrılmam. Nasıl senin yolunda can vermem, oysa ki ölüm birden fazla değildir ve ondan sonra ise sonsuz izzet ve saadete kavuşmuş olacağım.

  Ondan sonra Züheyr b. Kayn yerinden kalkıp dedi:

  Ey Peygamber evladı! Andolsun Allah'a ki senin yaşaman için, kardeşlerinin ve ailenin hayatta kalması için bin kez öldürülmeye razıyım!

  Ondan sonra da Hüseyin'in (a.s) ashabından bir grubu şöyle dedi:

  Bizim canlarımız sana feda olsun, biz seni kendi el ve yüzlerimizle koruyacağız. Eğer bu yolda öldürülürsek, Allah'a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olacağız.

   Aynı gece Muhammed b. Beşir-i Hazremi'ye, "Oğlun Rey sınırında esir düşmüş!" haberi geldi. Muhammed b. Beşir şöyle dedi: "Onu Allah'a bırakıyorum. Andolsun canıma, ben yaşadıkça oğlumun esir düşmesine razı olmazdım."

  İmam Hüseyin (a.s) onun sözünü duyunca şöyle buyurdu:

  Allah seni bağışlasın. Üzerindeki biati kaldırdım, git ve oğlunu kurtarmaya çalış!

  Muhammed b. Beşir dedi: "Yırtıcı hayvanlar diri diri yesinler beni, eğer senden ayrılırsam!"

  İmam Hüseyin (a.s), bin dinar değerinde beş elbise vererek buyurdu:

  O hâlde bu Yemen keteninden olan elbiseleri al ve oğluna ver ki, gidip bunların karşılığında kardeşini kurtarsın.

Olayı anlatan şöyle diyor: İmam Hüseyin (a.s) ve ashabı o geceyi dua ederek ve Allah'ın huzurunda yalvarıp yakararak geçirdiler. Bazıları rüku, bazıları secde ve diğer bazıları da ayakta ibadet ettiler. O gece Ömer b. Sa'd'ın ordusundan otuz iki kişi İmam Hüseyin'in (a.s) ordusuna katıldı. İmam Hüseyin'in (a.s) namazı ve olgunluk vasıflarıyla ilgili seciyesi her zaman böyle olmuştur.

  İbn-i Abd-i Rabbih "Ikd'ül-Ferid" kitabının dördüncü bölümünde şöyle nakleder:

  İmam Zeynelabidin'e (a.s), "Babanızın evlatları ne kadar da azdır!" dediler.

  İmam Zeynelabidin (a.s) buyurdu: "Bu birkaç evlat sahibi olması bile şaşırtıcıdır. Çünkü her gün bin rekât namaz kılardı ve artık zevceleriyle birlikte olacak zamanı olmazdı."

  Aşura sabahı İmam Hüseyin'in (a.s) emriyle çadırlar kuruldu, güzel kokuyla dolu bir tabak hazırlandı ve İmam Hüseyin (a.s) şahsi temizliğini yapmak için çadıra geldi. Rivayete göre Büreyr b. Hüzeyr-i Hamedanî ve Abdurrahman b. Abd-i Rabbih-i Nesarî, İmam Hüseyin'den (a.s) sonra temizliklerini yapmak için çadırın arkasında beklediler. Bu arada Bereyr, Abdurrahman ile şakalaşmaya başladı. Abdurrahman dedi:

Ey Büreyr, şimdi gülmek ve şaka yapmak zamanı mı?

Büreyr de dedi ki:

Benim kabilem de biliyor ki ben, ne gençlikte ve ne de yaşlılıkta beyhude konuşmaktan hoşlanmamışımdır. Şimdi şehitlik sevinciyle böyleyim işte. Andolsun Allah'a, çok az bir zamanımız kaldı; kılıcımızı alıp bir süre savaştıktan sonra hurilerle kol boyun olacağız!

 

 

Hüseyin Kerbela Yolunda

Kerbela Faciasından Önce Vuku Bulan Olaylar

ŞEHADET BİLİNCİ

KERBELA BİR MEKTEPTİR

FARKLI YÖNLERİYLE HÜSEYNİ KIYAM

Hüseyin'in (a.s) şanlı destanıdır Kerbelâ...

Hüseynî Kıyamı yaşatan unsurlar

Muharrem, Matem ve Mühasebe Ayı

Hüseynî Kıyamın Mahiyeti

Peygamber yadigarı

Peygamberimizin (s.a.a) Ailesine Ne oldu?

KERBELA SEHITLERININ ARDINDAN

KERBELA ŞEHİDLERİNE AĞLAMAK

Kerbela'da Peygamberin Atı

MUHARREM AYI’NA GİRDİĞİM  ZAMAN

MERSİYYE-Yİ  İMÂM HÜSEYİN

ŞEHÎD-İ KERBELÂ

FÂTIMA GÜL GONCALARI

 

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)