• Nombre de visites :
  • 748
  • 29/11/2011
  • Date :

İmam Hüseyin Ve Ahlakî Değerler -4

imam hüseyin ve ahlakî değerler

8- Hedef, Hidayettir, Kan Dökmek Değil

Kıyamların çoğunda görüldüğü üzere iş başına geçenler hemen intikam almaya kalkışmışlardır. Düşmanlarının kanına susayarak kan dökmek ve insanları öldürmekle meşgul olmuşlardır.

Ama İmam Hüseyin (a.s) asla bu yolu denememiştir. İmam (a.s) zor şartlar altında dahi insanları, özellikle de tağutların aldattığı kimseleri hidayet etmek istemiştir.

Bu yüzden İmam Hüseyin (a.s) savaşı ilk başlatan kimse olmaktan sakınıyordu. Nasihat, vaaz, hatırlatma ve sakındırma yollarına başvuruyordu.

Hür, yol esnasında İmam'ı muhasara edince Züheyr ibn-il Kayn şöyle dedi: "Ey Resulullah'ın torunu!

Bunlarla savaşmak, sonradan gelenlerle savaşmaktan daha kolaydır bize. Daha sonra gücümüzün yetmeyeceği kadar (ordu) gelecektir."

Ama İmam (a.s) "savaşı ilk başlatan ben olmayacağım." diye cevab verdi. Sonra da onlara nasihat etmeye ve kendini tanıtmaya başladı.[9]

Tarihin de şahid olduğu üzere İmam (a.s) Medine'den çıktığı andan şehadetine kadar sürekli insanları hidayet ve irşad etmekle meşgul idi.

Tarih Hz. Hüseyin (a.s)'ın yıl boyunca fert ve cemaatlere yaptığı nasihat, söz ve hutbelerini kaydetmiştir. Bunların hepsi de İmam Hüseyin'in, insanları uyandırma, kendine getirme, irşad ve hidayeti için elinden geldiğini esirgemediğine delalet etmektedir. İmam bütün bunları ümmetin dini ve siyasi vazifeleriyle amel etmesi ve de kan dökülmemesi için yapıyordu. Hatta savaşmak zorunda kalınca da savunma hedefiyle savaşıyordu. İnsanları boş yere öldürmekten çekiniyor, zaruri olduğu ölçüde harb ediyordu.

9- Yardıma Zorlamamak

İmam Hüseyin (a.s), ashabını kendine yardım edip etmeme konusunda serbest bıraktı. Onları yardıma zorlamadı.

Aşura gecesi ashabına şöyle dedi: "Bilin ki yarın düşmanla karşılaşacağımız gündür. Ben hepinize gitmek hususunda izin veriyorum. Üzerinizde hiç bir hakkım yoktur. Her tarafı bürüyen gece karanlığından yararlanın, her biriniz de Ehl-i Beytim'den birinin elini tutup gitsin. Allah sizi hayırla mükafatlandırsın. Bunlar sadece beni istiyorlar. :

Beni ele geçirirlerse sizden vazgeçerler." [10]

Ama İmam'ın ashabı, kardeşleri ve oğulları onu yalnız bırakmayacaklarını, onu koruyacaklarını söylediler. Çünkü onlar şehadet aşıklarıydı.

Muhammed b. Bişr-il Hazremi, İmam'ın ashabından biriydi. Rey yakınlarında oğlunun esir düştüğünü haber alınca şöyle dedi: "Maruz kaldığım bu müsibete Allah'ın rızası için tahammül ediyorum. Oğlum esir olduktan sonra ben sağ kalmayı sevmiyorum."

İmam Hüseyin (a.s) onun bu sözünü duyunca şöyle dedi:

"Allah sana rahmet etsin. Beyatimi üzerinden aldım. Git ve oğlunu kurtarmaya bak."

Bişr şöyle dedi: "Ya Eba Abdillah, eğer sizden ayrılacak olursam yırtıcı hayvanlar beni diri diri parçalasınlar."

İmam da şöyle buyurdu: "O halde bu zırh ve kalkanları al ve oğlun Muhammed'e ver, o kardeşini kurtarmaya çalışsın. İmam Hüseyin'in verdiği şeyler bin dinar değerinde idi."[11]


[9]- Maktel-ül Hüseyn, Seyyid Mukarrem, s.228, (5. baskı, 1394 Mektebet-u Basireti)

[10]- Tarih-ut Taberi, c.4, s.317; El Kamil Fit-Tarih, İbn-i Esir, c.4, s.57, (1. baskı 1402, Dar-us Sadir Beyrut), İrşad, s.231 ve A'lam-ul Vera, s.238

[11]- Ebsar-ül Ayn, s.103

İmam Hüseyin Ve Ahlakî Değerler -3

İmam Hüseyin Ve Ahlakî Değerler -2

İmam Hüseyin Ve Ahlakî Değerler -1

İLAHİ NUR

İmam Hüseyin (as) ve Fakir

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)