• Nombre de visites :
  • 947
  • 27/11/2011
  • Date :

İmam Hüseyin Ve Ahlakî Değerler -2

imam hüseyin ve ahlakî değerler

3- İmam'ın (a.s), Yaranından Köle Olanlara Özel İlgisi

Adet olduğu üzere genellikle önderler savaş esnasında ensar ve ashabından derece ve makamı düşük olanları unutur, onlardan gaflet ederler. Daha çok yakınlarına ve büyük şahsiyetlere önem verir; veya ırk renk vb. ayırımlarda bulunurlar.

Ama İmam Hüseyin (a.s) tam aksine savaş esnasında ashab ve ensarından hiç birini unutmadı. İmam, sevgili oğluna itina ettiği gibi köle ve hizmetçilerine de itina ederdi.

Ebuzer-i Gaffarinin kölesi olan "Cevn b. Havi" siyah bir köle idi. Bu köle Medine'den Irak'a kadar İmam Hüseyin'in (a.s) yanında bulundu. Savaş başlayınca İmam'ın (a.s) huzuruna çıkarak savaşmak için izin istedi. İmam Hüseyin (a.s) ona şöyle buyurdu: "Sen benden yana izinlisin. Afiyette olmak için bize uymuştun; artık bizi izleme ayrıl ve git."

Köle şöyle dedi: "Ey Resulullah'ın evladı, rahatlıkta evinizin nimetlerinden yedim. Ama zorlukta sizi nasıl yardımsız bırakabilirim. Allah'a andolsun ki ben, pis kokulu ve düşük soylu biriyim. Rengim de siyahtır. Bana Cennetle minnet bırak ki kokum güzelleşsin, soyum yücelsin, yüzüm ağarsın. Allah'a andolsun ki bu siyah kanım kanınızla karışmadıkça asla sizden ayrılmayacağım."

Sonra savaş meydanlarına koştu ve düşman ordusundan yirmi beş kişi öldürdükten sonra şehid oldu.

İmam Hüseyin (a.s), onun başucuna gelerek şöyle buyurdu:

"Alah'ım onun yüzünü ağart, kokusunu güzelleştir, onu iyilerle haşret. Muhammed ve Al-i Muhammedle daha fazla tanıştır."[4]

İmam Hüseyin'in (a.s) ashabından birisinin kölesi olan Türk olduğu için türklere iftihar sayılan  Vazih de düşmanla kahramanlar gibi savaştıktan sonra yere yıkıldı. İmam Hüseyin'i (a.s) yardıma çağırdı. İmam (a.s) yanına geldi ve boynuna sarıldı. Son nefeslerini büyük bir iftiharla yaşayan Vazih şöyle dedi: "Kim benim gibi olabilir. Resulullah'ın (s.a.a) evladı yanaklarını yanaklarıma dayamış." Sonra o da temiz ruhunu Allah'a teslim etti."[5]

İmam (a.s) İslam'ı savunmak için yanında şehid olan Türk veya Habeşeli kölenin boynuna sarılıyor ve yanaklarını kendi oğlu Ali Ekber'in (a.s) yanaklarına sürdüğü gibi onların da yanaklarına sürüyor. İmam, askerlerinden derece açısından en küçük olanına bile tevazu gösteriyor, sevgili oğluna gösterdiği merhamet ve şefkati ona da gösteriyordu.

4- Ahde Vefa Etmek

Genellikle bir hareketin önderleri zor şartlarda, askerlerine verdiği sözlerini tutmazlar. Bela anında ve işlerin zorlaştığı zamanda ahdlerine vefa etmezler. Ama İmam Hüseyin (a.s) verdiği söze ve ahdine vefâ ederdi. Fazilet ve üstünlüklerin galib ve hakim olmasına çok önem verirdi.

"Zehhak İbn-i Abdillah-il Meşriki" adında biri İmam'ın yanına gelerek şöyle dedi. "Ben, senin yanında savaşan biri kaldığı müddetçe savaşacağım. Ama bir kimse kalmazsa benim ayrılmama izin vereceksin." dedi. İmam Hüseyin (a.s) "olur" dedi. Zehhak, Hüseyin'in (a.s) ashabının bir bir öldürüldüğünü görünce atını çadırlardan birine sakladı ve piyade olarak savaştı. Hüseyin (a.s) yalnız kalınca da "Ben sözümde durdum." dedi. Hüseyin (a.s) da ona şöyle dedi: "Evet, sen artık kurtulabilirsin." O da atını çadırdan çıkardı, atına bindi ve kaçtı. Böylece canını kurtardı.[6]


[4]- El-Vuhuf s.47 ve Maktel-ul Avalim, s.91 (1295 Haceriye baskısı Matbaat-ul Hacc İbrahim-it Tebrizi)

[5]- Ebsâr-ül Ayn, Semavi, s.85 (Mektebet-u Basireti, Kum baskısı) ve Maktel-ul Avalim, s.91

[6]-Tarih-üt Taberi, c.4, s.314

İmam Hüseyin(a.s)Ve Ahlakî Değerler-1

MUHARREM AYI’NA GİRDİĞİM ZAMAN

Muharrem ayı ile ilgili sorular

Mâh-ı Muharrem

MUHARREM SÖZLÜĞÜ

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)