• Nombre de visites :
  • 2226
  • 7/3/2010
  • Date :

Velayet-i Fakih İlkesinin Tarihi Seyri 1 

velayet-i fakih

SABAHATTİN TÜRKYILMAZ

Bismillahirrahmanirrahim

  Şia fıkhında içtihadın kesintisiz devamlılığı, aklın sırat-ı mustakimi teşhis edip aydınlanması, Kuran ve sünnetin hükümleri çıkarmada zengin maarifi içermesi, Şia fıkhının bütün zamanlarda toplumların sorunlarını çözmesini ve tekamülünü sağlamıştır. Şia’da içtihadın tarihi seyrine bakıldığında, fakihlerin içtihad sayesinde birçok merhaleleri geride bıraktığı ve tekamül merdivenlerini sabırla çıkarak mükemmelliği yakalamak için çaba harcadıkları görülmektedir.

Hz. Mehdi’nin (a.f) gaybet döneminden zuhur zamanına kadar müslümanların başı boş bırakıldığı düşünülemez şüphesiz. Hz. Mehdi’nin (a.f) emriyle fakihlerin içtihadı bu sorunu halledeckti.

 İşte Şia’da içtihat hz.Mehdi’nin gaybet dönemi ile başlamış oldu. O zamanki fakihlerin günümüz müçtehidleri gibi yüzlerce konuda binlerce fatva verdiği düşünülemez; hem toplumun sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi alanlardaki ihtiyaçları, hem toplumun ihtiyaç duyduğu konuların sayısı, asrımızdaki gibi değildi. Yani hem ihtiyaç duyulan konuların sayısı, hem de içtihat yapılacak alanların detay ve derinliği asrımızdaki kadar değildi.

Özetle içtihad merhalelerini şöyle sıralayabiliriz:

  Birinci merhale, ilmi içtihad : Hz.Mehdi’nin ( a.f.) küçük gaybetinin son zamanlarında başlayan bu içtihad şeklinin sadece ilmi yönü sözkonusu olup ameli bir etkisi olmamıştır. Zamanın müçtehidleri tarafından yapılan bu içtihadın faydası gelecek merhaledeki içtihadın ortamını hazırlamaktan ibaretti. İlim, ahlak, maneviyat ve dini maarfi insanlara ulaştırmada faydalı olan bu müçtehidlerin içtihadları, siyaset, hukuk, devlet ve hükumet sistemi açısından pek ameli/pratik faydası görülmemiş, sadece ilmi yönüyle toplumda hissedilmiştir. Zaten diğer alanlarda içtihad edilmesinin zarureti de yoktu. Çünkü bu konularda masum imamın henüz daha yeni gaybete çekilmiş olması ve bıraktığı ilim, rivayetler, ameli ve sözlü miras bu alanlarda içtihadın zaruretini henüz hissettirmiyordu.  

  2- İkinci merhale, ameli İçtihad : Nasların zahirine göre hüküm çıkarılan bu içtihad şekli, ilmi yönünün yanısıra ameli faydalar da sağlamaktaydı. Ama bu içtihad merhalesi de toplumun karşı karşıya kaldığı toplumsal, siyasi ve hukuki sorunlara cevap verecek kapasitede değildi. Yani içtihadın toplumsal yönü, müslümanlara yansımamış sadece bireysel hayatta varlığını gösterebilmiştir. Şialar toplumsal alanda;  devlet, siyasi otorite gibi, bir kurum ve kuruluşda olmadıkları için böyle bir ihtiyaç da hissedilmiyordu.  

  3- Üçüncü merhale : Bu kısım içtihad usuli müçtehdiler arasında yaygın olup mevcut konular üzerinde gerçekleşmiştir.

Toplumda ortaya çıkan yeni meselelere cevap vermekten yoksun olan bu içtihad şeklinin bir önceki metoddan farkı teferruat ve detaylarda da hükümleri istinbat etmesidir.

  Bu kısım da diğer kısımlar gibi fıkhi içtihadın sınırlandırılmasına sebep olmuş, genişleyip gelişmesini sağlayamamıştır. Kaynakların zahiri ile yetinilmiş üretken olup yenilikler getirememiştir.  


Veliyy-i Fakih

İslam Cumhuriyeti

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)