• Nombre de visites :
  • 426
  • 24/10/2007
  • Date :

Somali'de son durum

    28.01.2007

    Küçük bir kıvılcım bile yeni bir iç savaşı başlatmaya yeter.

   Şu anda gelişmeleri ve pazarlıkları bekliyoruz. Beklentilerimiz boşa çıkar ve Etiyopya ülkemizi bir an önce terk etmezse çok kısa süre içinde iç savaşı başlatacağız. diyor İslam Mahkemeleri Birliği Başkanı (İMB) Şeyh Şerif'in müsteşarı Mustafa Ahmet.

    ABD'nin gerçekleştirdiği saldırılara anlam veremediğini, kendilerinin en başta Usame bin Ladin ve El Kaide'yi terörist olarak adlandırdıklarını ifade eden Ahmet, İMB'nin bir halk hareketi olduğunu da öne sürüyor. ABD'ye yönelik bir düşmanlıkları olmadığını, bu yüzden liderlerinin Kenya'da ABD büyükelçisiyle görüştüğünü vurgulayan Ahmet, Etiyopya'nın sürekli olarak Amerikan yönetimini kendileri aleyhine kışkırttığını da belirtiyor. Haziran 2006'da başkent Mogadişu dahil ülkenin büyük bölümünü kontrol altına alan İMB, Etiyopya ve ABD desteğindeki geçici hükümet birlikleri karşısında dağılmıştı. Ancak ülkede halen bir belirsizlik hakim. Güvenliğin bulunmadığı, herkesin silahlandığı Somali'de durum fırtına öncesi sessizliği andırıyor. En küçük bir kıvılcım bile yeni bir iç savaşı başlatmaya yeter. diyor bakkaliye sahibi Arife Mustafa (27). Ona göre ülkede iç savaş kesinlikle bitmedi, sadece donduruldu. Bilgisayar mühendisi olan Yasin Şerif'e (41) göre ise durum daha da vahim. Silah bırakarak hükümette bakan ya da parlamenter olarak yer alan eski savaş ağaları bile birbirine güvenmiyor.

    Uzaktan kumandalı hükümetle olmaz

    ABD'nin Somali'de Etiyopya'ya yeşil ışık yakarak stratejik hata yaptığını, normalde ülkelerinde ABD düşmanlığının çok yaygın olmadığını ifade eden İMB yetkilisi Mustafa Ahmet, dışarıdan desteklenen ve kontrol edilen bir hükümetin yürümesinin çok zor olacağını, zaten kendilerinin de buna müsaade etmeyeceğini söylüyor. Bozguna uğratılmadıklarını, kendilerinin çok fazla kan dökülmemesi için şimdilik çekildiklerini de belirten Mustafa Ahmet, Biz öncelikle barış ve uzlaşma istiyoruz. Halka huzur getirsinler, biz de onlara destek verelim. Ama tarihî düşmanımız olan Etiyopya'ya yaslanarak kim burayı yönetebilir? diye soruyor. İMB'nin Afrika Birliği de dahil her türlü dış gücü reddettiğini vurgulayan Ahmet, İslam Konferansı Örgütü ya da Arap Birliği'nin getireceği çözüm önerilerine ise destek vereceklerini belirtiyor.

    5-10 bin askerle kimsenin Somali'ye istikrar getiremeyeceğini de savunan Ahmet, ABD öncülüğündeki BM barış gücünün başına gelenleri buna örnek gösteriyor. Ahmet, ABD'nin Somali'de yapacağı tek şeyin ise tüm tarafları bir araya getirmek olacağını ifade ediyor. ABD'nin gelip Somali'deki şartları görmediğini, tamamen Etiyopya'nın bilgileri doğrultusunda hareket ettiğini de iddia eden Ahmet, Amerikalılar gelsin görsünler ülkemizi. Kesinlikle bizimle ilgili fikirleri değişecek. Biz barış istiyoruz, bizim aramızda El Kaide barınamaz. diyor. Batı medyasında sürekli olarak sinema, tiyatro ve spor kulüplerini kapattıkları yönündeki iddiların da saçma olduğunu ifade eden Ahmet, kesinlikle öyle bir karara imza atmadıklarını, kendi yandaşları bazı insanların bu tür yollara başvurduklarını; ancak buna engel olamadıklarını belirtiyor.

    Ölüm ve fakirlik kıskacında yaşam

    Hayat iki kelimeye sığacak kadar basit Somali'de: Can korkusu ve fakirlik. Kılavuzumuz İbrahim, fakirliğin boyutlarını anlatırken, Azrail, Somalilinin evine gelse canını alacak kimse bulamaz. sözünün yediden yetmişe herkesin dilinde olduğunu söylüyor. O kadar ki, gece güvenlik endişesinden dolayı sokaklara çıkamayan insanlar, gündüz de evine ekmek götürmek için birkaç şilin kazanmanın savaşını yaşıyor. 16 yıldır hükümet olmadığından dolayı kimse işyeri işletemiyor. Ufak çaplı işletmeler, lokantalar, oteller, bakkallar ise 3 milyonluk Mogadişu'nun çok küçük bir kısmına iş imkanı sağlayabiliyor. Ülkedeki yıkımın düzeyine, havaalanından itibaren her adımda şahit oluyoruz. Büyük çukurlar ve yarıkların yanında kocaman kayaların yükseldiği yollardan safariye çıkmış gibi şehre girerken, kılavuzumuz İbrahim, Bermuda ve Yeşil Hat'tın Somalilinin hayatında meydana getirdiği yıkımı da bir bir anlatıyor bize.

    Aslında Mogadişu ve ülkenin her tarafının Bermuda'dan farksız olduğunu; ancak şehrin göbeğindeki bölgenin bu isimle anılmasının çok manidar olduğunu söylüyor İbrahim. Savaş ağaları güç mücadelesi verirken, kimi para, kimi de rakip kabileye mensup olduğu için kaçırılan insanlar bu bölgeye getirilerek öldürülüyormuş. Bölgenin ortasından geçen Mekke-i Mükerreme Caddesi de iki savaş ağası Muhammed Farah Aidid ve Ali Mehdi Muhammed tarafından yeşil hat ilan edilerek doğal bir sınır haline getiriliyor. Diğer savaş ağalarının da bazı bölgeleri ele geçirmesiyle Mogadişu'da neredeyse kasaba devletleri oluşuyor. 16 yıl aradan sonra ilk kez kente güvenlik getiren İslami Mahkemeler Birliği ise ilk iş olarak bu Yeşil Hat'tı ortadan kaldırıyor ve Bermuda'da da güvenliği sağlıyor.

    Mermi izi bulunmayan bina yok

    200 binden fazla insanın ölümüne sebep olan iç savaş o kadar acımasızca yapılmış ki, tüm taraflar birbirini bitirmek için tanklar, tüfekler, ağır ve hafif silahlarla birbirine saldırmış. Kurşun deliği olmayan bina bulmak neredeyse imkansız. Yollar hem savaşın verdiği hasar hem de bakımsızlıktan dolayı dere yataklarına dönüşmüş. Hükümet olmadığı için savaş ağaları kendi bölgelerinde tam bir hükümet gibi hareket etmiş. Birinin bölgesinden olanın diğerinin bölgesine geçmesi imkansız olmuş. Öyle ki doğma büyüme Mogadişulu olan İbrahim Muhammed'in (38) anlattığına göre, 10 yaşındaki bir çocuk birkaç yüz metre uzağında olduğu denizi ancak uzaktan görebiliyor. Devlet gibi hareket eden savaş ağaları halktan haraç alırken, elektrik ve su gibi ihtiyaçları bile paraları karşılığı satmış. Parası olmayanın lambası yanmıyor, suyu da akmıyor. Herkes parası kadar elektrik ve su kullanabiliyor.

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)