• Nombre de visites :
  • 946
  • 24/10/2007
  • Date :

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

bilim
  Gelecekle ilgili kesin konuşmalar yapmanın doğru olmadığını" Gelecekte gerçekleşeceği umulan bir olay hakkında hiçbir zaman için kesin bir ifade kullanmak doğru olmaz, çünkü gelecekte ne olacağını yalnızca Allah bilir. İnsanın başına bir hafta, bir dakika hatta bir saniye sonra ne geleceği tümüyle Allah"ın takdiri altındadır. İnsan bir gün sonrası için bile kesin bir plan yapma imkanına sahip değildir. Çünkü Allah bir gün içinde bir insanın hayatına bambaşka bir yön verebilir. Bir gün önce evinde sakin bir gün geçiren ve ertesi gün neler yapacağını planlayan bir insan, bir gün sonra hayatını yitirmiş olabilir, çok büyük bir kaza geçirebilir, ölümcül bir hastalığa yakalanabilir, yaşadığı şehir bir doğal afet sonucu yerle bir olabilir ya da bunlar gibi hiç beklenmedik pek çok olayla karşılaşabilir. İnsan, Allah"ın kendisi için belirlediği kaderi hiçbir zaman için önceden bilebilme imkanına sahip değildir. Bu nedenle hiç kimsenin bir saniye sonrası için kesin konuşmalar yaptığı bir planı gerçekleştirebileceğine dair garantisi yoktur. Gerçekleşecek tüm olayların takdiri Allah"a aittir. Bu nedenle Allah Kuran"da hiçbir şey için kesin konuşmamayı, ancak Allah dilerse ya da İnşaallah diyerek konuşmak gerektiğini bildirmiştir: Hiçbir şey hakkında: Ben bunu yarın mutlaka yapacağım deme. Ancak: Allah dilerse (İnşaallah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir. (Kehf Suresi, 23-24) Retina hücrelerinin domino taşları gibi hareket ettiklerini"  Gözdeki retina hücreleri, çok özel bir şekilde ışığa duyarlı olarak yaratılmışlardır. Fotonlar retinadaki bu hücrelere çarptıklarında, adeta birbiri ardına dizilmiş domino taşlarını harekete geçirirler. Bu durum çeşitli proteinlerin şekil değiştirmesine ve aralarında bazı birleşmelerin gerçekleşmesine sebep olur. Pek çok kimyasal reaksiyon zincirinin ardından, elektrik uyarıları oluşur. Sinirler bu uyarıları beyne aktarır ve orada görme dediğimiz işlem yaşanır. Tüm detaylarıyla gördüğümüz bu renkli dünya, retina hücrelerinin mükemmel yapısına bağlı olarak, Rabbimiz"in bizlere verdiği büyük bir nimettir.

Güneşin çok özel bir ışık kaynağı olduğunu"

  Biz uyurken, otururken, yürürken, aklımızın ucundan bile geçirmezken Allah evrende var olan tüm sistemleri tek tek çalıştırıp idare eder. Varlığımızın devamı için meydana gelen işlemlerin her biri Allah"ın kontrolündedir. Siz şu anda bu cümleyi okurken Güneş 564 milyon ton hidrojeni 560 milyon ton helyuma dönüştürdü, arta kalan 4 milyon ton hidrojeni de enerjiye çevirdi. Bu olay sonucu milyonlarca atom bombasının patlamasıyla ortaya çıkabilecek enerjiye eş, korkunç bir ışık ve radyasyon yumağı oluştu. Bize sadece güzel bir sıcaklıkla aydınlık ileten Güneş, aslında şu anda kıpkırmızı gaz bulutlarından oluşan derin bir kuyu. Kaynayan yüzeyinden milyonlarca kilometre öteye fışkıran dev alev girdapları, dipten yüzeye doğru yükselen dev hortumlardan oluşuyor ve bir saniyede insanlığın medeniyetin başlangıcından beri kullandığından bile daha fazla enerji üretiyor. Biz ise bu enerjinin 2 milyarda birini kullanıyoruz. Saniyeler, saatler geçiyor, Güneş hiç durmadan enerji üretiyor. Güneş"in bütün zararlı, öldürücü ışınları bize ulaşmadan önce atmosfer ve Dünyanın manyetik alanı tarafından süzülüyor. Güneş, Allah"ın bizim yaşamımız için özel olarak yarattığı bir ışık kaynağıdır. Hadis: Allah Teala kolaylık gösteren ve güler yüzlü kişiyi sever. (Huccetü"l İslam İmam Gazali, İhya"u Ulum"id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998,, s.444 )

 Evrimcilerin fosil kayıtlarını neden gizlemeye çalıştıklarını"

 120 milyon yıllık kuş tüyü fosili, 250-70 milyon yıl öncesine ait karides fosili. Dış iskeleti vücudun ön kısmını kaplayan, sert tek parçadan meydana gelen, uzun bir kabuktan oluşmaktadır. 5 cm uzunluğunda olan canlı, günümüz denizlerinde çok yaygındır.

 Darwinizm"i çürüten en önemli delillerden biri olan fosil kayıtları, çoğu zaman Darwinistler tarafından özenle gizlenir. 70 yıl boyunca şaşırtıcı şekilde gizlenen Kambriyen dönemine, yani canlı tarihinin ilk kompleks canlılarına ait fosiller bu aldatma yönteminin en önemli örneklerindendir. Benzer yöntem, yaşayan fosil bulgularına da çoğu zaman uygulanmakta, evrimi geçersiz kılan deliller gizlenmeye çalışılmaktadır. Ancak bu çaba boşunadır, fosil bilimi, en kusursuz örnekleri ile evrimi çoktan çürütmüş durumdadır.


BİLİM DÜNYASI, ALLAH"A YÖNELİYOR

Bunları biliyor musunuz? 2

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)