• Nombre de visites :
  • 2374
  • 24/10/2007
  • Date :

SÜNNET VE BİD'AT

sünnet ve bid

Sünnet ve bid'at iki İslâmî kavram olup, birinin anlamını bilmek diğerinin anlamını bilmeye bağlıdır ve bu iki kavram bir arada kullanıldıklarında anlamları daha iyi anlaşılır.

a) Sünnet

Sünnet kelimesi lügatte, ister beğenilmiş olsun, ister kınanmış olsun, "gidişat ve metot" anlamına gelir.[1] İslâm şeriatında ise sünnet Kur"ân-ı Kerim"in hiçbir şekilde açık beyanının olmadığı hususlarda, Hz. Resulullah"ın (s.a.a) söz veya davranış yoluyla emir veya yasakları demektir.[2]

Hz. Peygamber"in (s.a.a) onayı da sünnet kapsamına girer. Onay, Allah Resulü"nün (s.a.a) Müslümanlardan birinin amelini görüp de, onu sakındırmaması şeklinde gerçekleşir. Aslında Resulullah sessiz kalışıyla o amelin doğruluğunu kabul ve itiraf ediyor demektir.[3]

İşte bu yüzden şer"î deliller "kitap ve sünnet"[4]

yani Kur"ân ve hadis olarak açıklanır.

b) Bid'at

"el-Bid"e" kelimesi lügatte yeni çıkmış ve benzeri görülmemiş şey anlamına gelir.[5]

 Dinde bid"at ise bir insanın şeriat sahibine uymadan bir sözü söylemesi veya bir işi yapması anlamındadır.[6]

Sünnet İslâm"ın Teşri Kaynaklarından Biridir

Hz. Resulullah"ın (s.a.a) sünneti de İslâm"ın teşri kaynaklarından biridir. Zira birçok ayet-i kerimede yüce Allah şöyle buyurmuştur:

Resul size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan uzak durun.[7]

O kendi hevasından konuşmaz. O, ancak vahyolunan bir vahiydir.[8]

Resulullah"ta (s.a.a) sizin için güzel örnekler vardır; Allah"ı ve kıyamet gününü isteyen ve Allah"ı çokça anan için.[9]

De ki: Eğer Allah"ı seviyorsanız bana tabi olun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.[10]

Allah"a ve Ümmî Peygamberine iman ediniz. O ki Allah"a ve O"nun sözlerine iman etmektedir. Ona itaat ediniz.[11]

Bunların benzeri daha birçok ayet örnek gösterilebilir.

Hz. Resulullah"tan (s.a.a) da Müslümanları sünnete uymaya ve sünnetle muhalefetten sakındırmaya yönelik birçok hadis nakledilmiştir. Şu mübarek sözü bunun bir örneğidir:

Kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.[12]

sünnet ve bid

 

    O hâlde sünnet, İslâmî bir kavram ve şer"î bir terimdir. Hz. Re-sulullah"ın (s.a.a) sünnetine yani "davranışına, sözlerine ve onayına" ulaşmanın tek yolu kendisinden nakledilen ve günümüzde ise hadis, siret, tefsir kitaplarında ve diğer İslâmî kaynaklarda kaydedilen rivayetlerdir. Tıpkı şu rivayetler gibi: Aişe"nin, Hz. Resulul-lah"tan (s.a.a) naklettiği bir hadiste şöyle geçer:

Evlenmek benim sünnetimdir. Benim sünnetime amel etmeyen, benden değildir.[13]

Ayrıca, Amr b. Muzeniyy Allah Resulü"nün (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakleder:

Her kim benim sünnetlerimden birini ihya eder ve insanlar o sünnetle amel ederlerse, (Allah) sevaplarından hiçbir şey eksiltmeksizin, ona sünnete amel edenlerin sevabı kadar mükâfat verir. Ve her kim de bir bid"at çıkarır ve insanlar onunla amel ederlerse, onun için de, o bid"atle amel edenlerin günahlarından hiçbir şey eksiltmeksizin, onlarınki kadar günah yazılır.

Başka bir nakle göre rivayetin başlangıcında şu ifade yer alır:

Her kim benden sonra ölmüş bir sünneti ihya ederse.[14]

Bundan maksat ise unutulmuş sünnetleri ihya etmektir.

Cabir de Hz. Resulullah"tan (s.a.a) şöyle rivayet eder:

Şüphesiz işlerin en hayırlısı Allah"ın kitabı, hidayetin en hayırlısı Muhammed"in hidayeti, işlerin en kötüsü bid"at olanıdır; her bid"at sapıklıktır.

Başka bir rivayette ise şöyle yer alır:

Şüphesiz en üstün hidayet Muhammed"in hidayetidir.[15]

İbn Mes"ud kanalıyla Resulullah"tan (s.a.a) şöyle nakledilir:

Benden sonra işlerinizin dizginini sünnetimi öldüren, kendi bid"atleriyle amel eden ve namazını vaktinde kılmayan kimseler ele geçirecektir.

Ben, "Ey Allah"ın Resulü (s.a.a)! Eğer onları görecek olursam ne yapayım?" diye sordum. Bunun üzerine Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:

Ey Ümmü Abdin çocuğu! Ne yapacağını bana mı soruyorsun? Allah"a karşı gelen insana itaat edilmez.[16]

 İbn Abbas Allah Resulü"nden (s.a.a) şöyle rivayet eder:

Allah, hiçbir bid"at sahibinin amelini bid"atinden el çekmedikçe kabul etmez.[17]

Huzeyfe de Allah Resulü"nden (s.a.a) şöyle nakleder:

Allah bid"at sahibinin ne orucunu, ne namazını, ne sadakasını, ne haccını, ne umresini, ne cihadını, ne hiçbir nafilesini, ne de farzını kabul eder. Bid"at sahibi, kılın yağdan çıktığı gibi (kolay bir şekilde) İslâm"dan çıkar.[18]

Yüce Allah, bid"atle ilgili şöyle bir örnek verir:

Üzerlerine bizim gerekli kılmadığımız fakat kendilerinin ortaya attıkları ruhbaniyete bile…[19]

Kısacası, İslâm şeriatı, Kitap (Kur"ân) ve sünnette yer alan veya onlardan çıkarılan şeylerdir.

Bid'at ise, her ne kadar içtihat, istihsan ve günümüz insanlarının deyimiyle, "Elastiki İslâm ve toplumun ihtiyaçlarıyla uyumlu Modern İslâm" olarak adlandırılsa bile, Kur"ân ve sünnette geçmeyen veya onlardan çıkarılmayan, bir insanın kendi isteği ve zevki uyarınca dine soktuğu şey demektir

    Hz. Resulullah"ın (s.a.a) hadislerinde bid"at ve bid"ati çıkaran kimse hakkında söz konusu edilen şeylerin tümü bunun hakkında geçerlidir.

--------------------------------------------------------------------------------------

[1]- el-Mu"cemu"l-Vesit, "sünen" kavramı.

[2]- Nihayetu"l-Lügat, İbn Esir, "sünen" kavramı

[3]- Sünen-i Ebi Davud c.2, s.274- 275, Ensardan olan sahabî Sehl b. Sa"d şöyle diyor: “Hz. Peygamber"in (s.a.a) karşısında yapılan [ve sakındırılomayan] şey de sünnet kapsamına girer."

[4]- Nihayetu"l-Lügat, İbn Esir, "sünen" kavramı.

[5]- el-Mu"cemu"l-Vesit, "sünen" kavramı.

[6]- Müfredat-ı Ragıb, "bid"e" kavramı.

[7]- Haşr, 7

[8]- Necm, 3 ve 4

[9]- Ahzâb, 21

[10]- Âl-i İmrân, 31

[11]- A"raf, 158

[12]- bk. el-Mu"cemu"l-Müfehres li-Elfazi"l-Hadis, "sünnet" terimi.

[13]- Sünen-i İbn Mâce, s.592, Kitabu"n-Nikâh, Bab-u mâ câe fi fezli"n-nikâh, 1845. Hadis.

[14]- Sünen-i İbn Mâce, s.76, el-Mukaddime, Bab-u men ehya sünneten, 209. ve 210. hadisler; Sünen-i Tirmizî, c.1, s.147- 148.

[15]- Sünen-i İbn Mâce, s.17, Bab-u İctinabi"l Bid"a" 45. hadis; Sünen-i Dare-mî, c.1, s.69, el-Mukadime bab-u İctinabi"l Bida" 45. hadis.

[16]- Sünen-i İbn Mâce, s.956, Kitap"ul Cihad, bab-u la taate fi ma"siyetillah, 2865. hadis; Müsned-i Ahmed, c.1, s.400.

[17]- Sünen-i İbn Mâce, s.19.

[18]- Sünen-i İbn Mâce, s.19, el-Mukaddime, 17. bab, 49 ve 50. hadisler. El-Adl ve"s Sarf (nafile ve farz) kavramları hakkında Müfredatt-i Rargıb ve İbn Esir"in Nihayetu"l-Lügat kitabına müracaat ediniz.

[19]- Hadid, 27

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)