• Nombre de visites :
  • 2652
  • 24/10/2007
  • Date :

PEYGAMBERLER HAKKINDAKİ İNANCIMIZ

peygamberler
PEYGAMBERLERİN MASUM OLDUĞUNA DAİR İNANCIMIZ:

    Peygamberlerin, mutlak olarak masum bulunduklarına inanmaktayız; nitekim İmamlar da öyledir; hepsine de tertemiz selam ve övgüler. Bu hususta bazı müslümanlar, bizim inancımızda değillerdir; hatta İmamlar şöyle dursun, peygamberlerin bile masum olmadıklarına inanırlar.

İsmet, yani masum oluş, küçük-büyük bütün günahlardan, yanılmaktan, unutmaktan münezzeh olmaktır. Akıl, bunun, peygamber hakkında, olmayacak bir şey bulunduğuna hükmetmez; hatta peygamberin, yolda yemek yemek, yüksek sesle gülmek, halkın örfünce kötü görülebilecek bir işi yapmak gibi mürüvvete aykırı olan şeylerden birini bile yapmaması gerektiğine hükmeder.

İsmetin varlığına delil şudur: Peygamber suç işleyebilir, yanılır, yahud unutursa, ondan bu çeşit şeyler sudur ederse, ona inananlar, uyanlar, elbette şüpheye düşerler; düşmemeleri, din ve akıl bakımından mümkün değildir. Bu takdirde halkın ona uyması güçleşir; bu ise nübüvvet vazifesine karşıdır; sözlerinde, işlerinde bir değer kalmaz, mutlak olarak buyruklarına uyulamaz; hareketleri bir örnek olamaz ve peygamberlerin gönderilmelerindeki faide ve lüzum abes olur.

PEYGAMBERİN SIFATLARI HAKKINDA İNANCIMIZ:

    Peygamberin masum olmasının, yaratılış ve akıl bakımından en olgun ve üstün sıfatlara sahip bulunmasının, yiğitlik, siyaset, tedbir, sabır, anlayış, zeka gibi sıfatlarda, diğer insanların ona yaklaşamamasının vücübuna inanmadayız; çünkü böyle olmazsa, bütün halka riyaset etmesi, bütün alemi idaresi mümkün olamaz.

Doğumu, ana-baba ve ataları bakımından soyunun tertemiz olması, emin ve gerçek bulunması, peygamber olarak gönderilmeden önce de bütün kötü ve adi sıfatlardan münezzeh bulunması icab eder; halkın gönüllerinin ona karşı tam bir inanca ulaşması ve kendisinin bu ilahi rütbeye tam anlamıyla müstehak bulunması, bunu icab ettirir.



PEYGAMBERLER VE KİTAPLARI HAKKINDAKİ İNANCIMIZ:

    İcmalen, bütün peygamberlerin hak ve gerçek olduklarına, hepsinin de masum bulunduklarına inanmaktayız. Peygamberliklerini inkar, yahud onlarla alay etmek küfürdür, zındıklıktır; çünkü bu, onlardan, onların gerçekliğinden haber veren peygamberimizi de inkardır.

Onların, Adem, Nuh, İbrahim, Davud, Süleyman, Musa, İsa ve diğerleri (a.s.) gibi adları, şeriatleri, Kur'an-ı Kerim'de anılanlarına bilhassa inanmak vacibdir; onların birini inkar, hepsini ve hassatan peygamberimiz'in (s.a.v.) peygamberliğini inkardır.

Böylece onların kitaplarına, onlara inenlere de inanmak vacibdir. Ancak bugün, insanların ellerinde bulunan Tevrat ve İncil'in indirildiği gibi olmayıp değiştirildiği, Musa ve İsa aleyhimesselam'ın zamanlarından sonra, arzularına uyan, istediklerini yapan kişiler tarafından bu kitaplara bir çok şeyler eklendiği sabittir.

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)