• Nombre de visites :
  • 1895
  • 24/10/2007
  • Date :

MASUMİYET HAKKINDA BİR SORUNUN CEVABI

masumiyet

 Soru:

    Masumluk, her çeşit günah, hata ve sapma karşısında insanı koruyan gizli bir güçtür. Buna göre, böyle bir güce sahip olan şahıslar günah işlemeye güçleri yetmez. Bu gerçeği nazara aldığımızda acaba onların masum oluşları, onlar için bir üstünlük ölçüsü sayılır mı?

 Cevap:

    Peygamberlerin günaha karşı masum oluşları, kesinlikle irade ve ihtiyar dışında gerçekleşen bir masumluk değildir. Aksine, onların günahtan korunmaları tamamen iradî ve ihtiyarî bir durumdur. Bunun kaynağı da ilim ve imandır.

 İzah:

    Akıllı bir kimse, içilmesiyle insanın ölümüne sebep olan zehiri içmek veya temas etmekle insanı kurutup simsiyah eden elektriğin çıplak kablosuna dokunmak veya cüzam ve verem hastalığına yakalanan bir kimsenin artık kalan yemeğini yemekten kaçınır ve asla bu işleri yapmaz. Yani bu işlere karşı masumdur; ne pahasına olursa olsun, bu tür işleri yapmaz ve bunları yapması normal olarak muhaldir.

    İnsanın bu tutumunun nedeni ise, bu çeşit işlerin doğurduğu sonuçlar göz önünde canlandırdığı zaman, insanın bu sonuçların kötülüğüne olan bilincidir. Bu yüzden bu işlere teşebbüs etmeyi aklının ucundan bile geçirmez.

Peygamber ve Ehl-i Beyt İmamları’nın haramları işlememek hususundaki masumiyetleri de yukarıdaki örneklerde belirtilen ve normal hayatta herkesin anlayabildiği tehlikeli ve kötü işlere karşı masumiyetine benzer.

 

    Bazı kimselerin yetim ve yoksulların mallarını yemekten bile çekinmediğini, bazılarının ise bir kuruş haram yemekten bile kaçındığını görmekteyiz. Neden birincisi, yetim ve fakirlerin mallarına pervasızca el uzatabiliyor, ama ötekisi haram olan en küçük tasarruftan bile sakınıyor? Bunun sebebi şudur: Birinci şahıs, bu çeşit zulümlerin kötü sonuçlarına hakkınca vâkıf değildir veya inancı zayıftır ve maddiyata düşkünlük onun kalp gözünü öylesine körelmiştir ki, artık bu amellerin kötü sonuçlarını görememektedir. Ama ikinci şahıs, bu günahların sonuçlarına öyle inanmış ki, yetimin malının her bir parçası onun gözü önünde bir ateş parçasıyla eşittir ve hiçbir akıllı insan da ateş yemeğe teşebbüs etmez. Çünkü o adam, bu malların nasıl ateşe dönüştüğünü ilim ve basiret gözüyle görmektedir. Bu esasa göre, bu çeşit ameller karşısında onda bir çeşit masumiyet oluşur.

 Kur’an-ı Kerim, altın ve gümüşü stok edip onu Allah yolunda harcamayanlar hakkında şöyle buyuruyor:

“Bunların cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacağı gün; “İşte bu kendileriniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin azabını tadın.” (denilecek ).” [1]

    İşte basirete sahip olan kimseler, bu ayette açıklanan cezayı bu dünyada kendi gözleriyle görmüş gibi inanırlar; bu gerçeği anladıktan sonra bu azaba duçar olmamak için kesinlikle bu günahı işlemeye yeltenmezler.

Eğer bir kimse, tüm günahların cezasına karşı kendisinde böyle bir hal hissederse, o zaman ilahî kahr ve cezayı görmüş ve yaşamış gibi olur ve örtülerin gözlerinin önünden kalkmasının onun iman ve itikatlarında hiçbir etkisi olmaz. Böyle bir durumda bu fert, bütün günahlar karşısında bir çeşit masumiyet kazanmış olur ve günah işlemeyi aklından bile geçirmez.

    Buna binaen, bu hususlarda masumiyet, amellerin cezasına olan kesin bilinç ve imanın doğurduğu bir sonuçtur. Herkesin kötü sonuçlarına inandığı bazı işlere karşı bir çeşit masumiyeti olduğu gibi, peygamberler de, Allah’ın haram kıldığı her türlü kötü işin cezasının kesin olduğuna iman ettiklerinden dolayı, insanı günaha götüren serkeş içgüdü ve isteklerini tamamen kontrol altına almışlar ve bir an dahi Allah tarafından belirlenen sınırları aşmazlar. Bu durum, onların tüm günahlara karşı masum olmasını sağlar.

Bu açıklamadan, peygamberler ve onların masum vasilerinde olan günaha karşı masumiyetin, yüce bir bilince dayalı iradî bir hal olduğu, dolayısıyla bu vasfı taşıyan ilahî elçiler ve onların vasileri için önemli bir üstünlük ölçüsü ve fazilet sayıldığı anlaşılmış oldu.

[1] - Tevbe, 35.

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)