İlgili Yazılar
  • İman Edenlerin Sorumluluğu
    İman Edenlerin Sorumluluğu
    Allah’ın iman edenlere bildirdiği en büyük sorumluluklardan biri, iyiliği emretmek ve kötülüğü...
  • Vuslat Yolları
    Vuslat Yolları
    Tefekkür Ve Burhan Allah'ın varlık ve birliğini ispatlamak için getirilen burhan ve deliller bu yolun ışık tutanları olabilirler. Hikmet, kelam ve irfan kitaplarında....
  • Bilinçli İman
    Bilinçli İman
    Bilinçli bir imanı elde etmede başarılı olmanın ölçüsü, çeşitli fertlere göre değişiyor. Halkın büyük bir çoğunluğunu...
  • Nombre de visites :
  • 2081
  • 24/10/2007
  • Date :

ZAYIF İNSANLAR MI DİNDAR OLURLAR?

iman

Materyalistlerin, dindeki sabır çağrısını istismar ederek, kendi hedefleri doğrultusunda sabrın: Hakkımı kıyamette alırım anlayışını ifade ettiğini ve böylece sabrın, halkı zulüm karşısında boyun eğip teslim olmaya davet etmek demek olduğunu göstermeye çalıştıklarına işaret etmiştik. Şimdi de bu konuya kısaca bir göz atalım.

Evet dinlerde sabra çok önem verilmiştir. Fakat bu sabır çağrısı, materyalistlerin göstermeye çalıştıkları gibi zulüm karşısında boyun eğmek anlamında değildir.

Dinlerde sabır genellikle aşağıda açıklayacağımız şu üç anlamda kullanılmıştır ki, her üç anlamda insanlık için elzemdir.

1- Cephede düşmanla çarpışırken çıkacak zorluklar karşısında yılmamak, zorluklara sabredip göğüs germek anlamında: Düşmanla savaşırken eğer sizlerden yüz taneniz (çıkacak zorluklara göğüs gerip) sabırlı olsanız onlardan iki yüz tanesine galip gelebilirsiniz.

2- İnsanlığın saadet ve refahını tehdit eden şehvani ve hayvani arzular, günahlar karşısında sabırlı olmak. Sabır ve namaz ile yardım dileyin, hiç şüphesiz namaz, huşu duyanların dışındakilere ağır gelir.

3- Hayatta karşılaşılan zorluklar karşısında iradeli olmak, şuurunu yitirmeyerek o zorlukları ortadan kaldırmak için sabırlı olup mukavemet etmek: Bir zorluk veya musibetle karşılaştığında sabırlı ol.

İlahi dinleri incelediğimizde dindeki sabrın bu anlamlarda kullanıldığını, materyalistlerin iddia ettikleri şekilde zalime ve zulme karşı teslimiyet anlamını ifade etmediğini açık bir şekilde görebiliriz. Yukarıda işaret ettiğimiz üç ayetin bu gerçeği en açık şekilde ortaya koymasına rağmen, biz bu mevzuu iki ayet ve bir hadisle pekiştirerek tamamlayacağız.

Allah Teala şöyle buyuruyor:

Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek de­ğildir; Lakin iyi olan, Allah"a, ahiret gününe, meleklere, Kitab"a, peygamberlere ina­nan, O"nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekât veren ve ahitleştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve muttakiler de ancak onlardır.

Yine Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: Onlar ki, sahipleri olan Allah"ın öz rızasını kazanmak için sabrederler, namaz kılarlar, gizli ve açıkça Allah"ın onlara verdiği rızktan harcarlar ve kötülüğü iyilikle gidermeye çalışırlar. İşte dünya yurdunun akıbeti onlarındır.

Hz. Resulullah da şöyle buyurmuştur: Sabır üç konuda olur:Musibet karşısında sabırlı olmak, Allah"a itaat etmekte sabırlı olmak ve günah karşısında sabırlı olmak.

Görüldüğü üzere, bu üç husus da insanlık aleminin bekası ve hayatın devamlılığı için elzem ve zorunlu unsurlardır. Bunlar fakirlere, sömürüye, zulme teslim olmak değil, ona karşı direnç ve mukavemet iradesi verir. O halde materyalistlerin bu iddiaları da hiçbir esasa dayanmayan boş bir iddiadan öteye gitmemektedir.


Allah Korkusu

Ey iman edenler, iman ediniz!

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)