• Nombre de visites :
  • 3416
  • 24/10/2007
  • Date :

BARIŞ VE GÜVENLİĞİN KAYNAĞI: İSLAM AHLAKI

gül
  Allah"ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın.

    (Bakara Suresi, 60)

    Bir din adına ortaya çıktığını ileri süren insanların bir kısmı, o dini yanlış anlıyor ve yanlış uyguluyor olabilirler. O nedenle bu insanlara bakarak o din hakkında fikir edinmek yanlış olur. Bir dini tanımanın en doğru yolu, o dinin kutsal kaynağını incelemektir.

    İslam"ın kutsal kaynağı Kuran"dır. Kuran ahlakı, sevgi, şefkat, merhamet, tevazu, fedakarlık, hoşgörü ve barış kavramlarına dayanmaktadır. Bu ahlakı gerçek anlamda yaşayan bir Müslüman, son derece kibar, ince düşünceli, alçakgönüllü, adaletli, güvenilir ve uyumlu bir insan olur. Etrafına sevgi, saygı, huzur ve yaşama sevinci verir.

    İSLAM BARIŞ DİNİDİR 

    Terörün en genel anlamı, askeri olmayan hedeflere karşı siyasi amaçlı şiddet kullanımıdır. Bir diğer ifadeyle terörün hedefleri tamamen suçsuz olan sivil insanlardır. Tek suçları, teröristin gözünde öteki taraf olmaktır. Bu nedenle de terör, suçsuz insanlara karşı şiddet uygulanması anlamına gelir ve bunun hiçbir ahlaki mazereti yoktur. Bu, Hitler"in veya Stalin"in cinayetleri gibi, insanlığa karşı işlenmiş suçtur.

Kuran Allah"ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği bir kitaptır ve Allah Kuran"da insanlara güzel ahlakı emretmektedir. Bu ahlakın temelinde ise, sevgi, şefkat, hoşgörü, adalet ve merhamet gibi kavramlar yer alır. İslam kelimesi, Arapça"da barış kelimesiyle aynı anlama gelir. İslam, Allah"ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir. Kuran ayetlerinde insanlar, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği model olarak İslam ahlakına çağırılmaktadır. Bakara Suresi"nin 208. ayetinde şöyle buyurulmaktadır:

    Ey iman edenler, hepiniz topluca barış ve güvenliğe (Silm"e, İslam"a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.

    Ayette görüldüğü gibi Allah, insanların güvenliğinin Kuran ahlakının yaşanmasıyla sağlanabileceğini bildirmektedir.

    Kuran ahlakına göre bir Müslüman, Müslüman olsun veya olmasın tüm diğer insanlara karşı iyi ve adaletli davranmakla, zayıfları ve masumları korumakla ve yeryüzünde bozgunculuğu önlemekle sorumludur. Bozgunculuk, yeryüzünde insanların güvenlik, barış ve huzurunu ortadan kaldıran her türlü anarşi ve terör halidir. Bir ayette buyurulduğu gibi, Allah, bozgunculuğu sevmez. (Bakara Suresi, 205)

    Bir insanın suçsuz yere öldürülmesi ise, en büyük bozgunculuk örneklerinden biridir.  Allah, Kuran"da bu durumu şu şekilde açıklamaktadır:

  Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. (Maide Suresi, 32)

Görüldüğü gibi tek bir insanı bile, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın, öldüren bir kişi, tüm insanları öldürmüş kadar büyük bir suç işlemektedir. Bu durumda, teröristlerin işledikleri cinayet, katliam ve gündemdeki tabiriyle intihar saldırılarının ne kadar büyük bir suç olduğu açıktır. Allah terörizmin bu zalim yüzünün ahiretteki karşılığını şöyle bildirir:

Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere "tecavüz ve haksızlıkta bulunanların" aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır. (Şura Suresi, 42)

    Tüm bunlar göstermektedir ki, masum insanlara karşı terör eylemi düzenlemek, İslam"a tamamen aykırı bir eylemdir ve hiçbir Müslüman böyle bir suç işleyemez. Aksine, Müslümanlar bu suçları işleyen insanları durdurmakla, yeryüzündeki bozgunculuğu ortadan kaldırmak ve tüm insanlara huzur ve güven getirmekle sorumludurlar. Müslümanlık terörle birlikte düşünülemez, aksine terörün engelleyicisi ve çözümüdür.

    ALLAH BOZGUNCULUĞU LANETLEMİŞTİR

    Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; zulmü, zorbalığı, öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklamıştır. Allah"ın bu emrine uymayanlar, ayette geçen ifadeyle şeytanın adımlarını izleyenler olarak nitelendirilmiş ve açıkça Allah"ın haram kıldığı bir tutum içerisine girmişlerdir. Kuran"da bu konudaki birçok ayetten bazıları şöyledir:

    Allah"a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Allah"ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir. (Rad Suresi, 25)

 Allah"ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın. (Bakara Suresi, 60)

    Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O"na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah"ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (A"raf Suresi, 56)

    Bozgunculukla, masum insanları öldürmekle, isyanla ve zulümle yeryüzünde başarılı olabileceklerini zanneden insanlar çok büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü Allah terör ve şiddet anlamlarını da kapsayan her türlü bozgunculuk hareketini yasaklamış, bu tür bir eylem içinde olanları lanetlemiş ve bir ayetinde de Şüphesiz Allah, bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez. (Yunus Suresi, 81) şeklinde buyurmuştur.

    Ancak çağımızda dünyanın dört bir köşesinde terör, soykırım ve katliamlar yaşanmakta, masum insanlar hunharca öldürülmekte, suni sebeplerle birbirlerine düşman hale getirilen topluluklar ülkeleri kana bulamaktadır. Birbirlerinden çok farklı tarihlere, kültürlere ve toplumsal yapılara sahip olan ülkelerde meydana gelen bu olayların, her ülkede kendine özgü bazı nedenleri ve kaynakları olabilir. Ancak asıl nedenin dinin getirdiği sevgi, saygı ve hoşgörüye dayalı güzel ahlaktan uzaklaşmak olduğu açıktır. Dinsizliğin bir sonucu olarak, Allah korkusuna sahip olmayan ve ahirette hesap vereceklerine inanmayan, bu nedenle de nasılsa kimseye hesap vermeyeceğim diye düşünen, her türlü insafsızlığı, ahlaksızlığı ve vicdansızlığı kolaylıkla yapabilen kitleler oluşmaktadır.

    Allah ve din adına ortaya çıkan, ama Allah"ın lanetlediği suçları işlemek için örgütlenen iki yüzlü insanların varlığına, Kuran"da da işaret edilmişitir. Bir ayette, Allah adına and içerek peygamberi öldürmek için plan yapan dokuzlu bir çeteden şöyle söz edilir:

Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik-düzenlik bırakmıyorlardı. Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim. Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk. (Neml Suresi, 48-50)

    Bu ayette bildirilen olayın da bize gösterdiği gibi, bazı insanların Allah adına ortaya çıkmaları, hatta Allah adına and içmeleri, yani çok dindar gibi gözükebilecek kelimeler kullanmaları, o insanların dine uygun bir iş yaptıklarını göstermez. Aksine, tamamen Allah"ın rızasına ve din ahlakına aykırı bir iş de yapıyor olabilirler. Bu konuda ölçü, yaptıkları işin ne olduğudur. Eğer yaptıkları iş, ayette bildirildiği gibi yeryüzünde bozgun çıkarmak ve dirlik-düzenlik bırakmamak ise, biliniz ki o kişiler gerçek dindar olamaz ve amaçları da dine hizmet etmek değildir.

    Allah korkusu olan ve gerçek İslam ahlakını kavramış bir insanın şiddetten, bozgunculuktan yana çıkması ve bu tip eylemlerin içinde bulunması kesinlikle mümkün değildir. Bu nedenle de terörün çözümü gerçek İslam"dır. Kuran"da bildirilen güzel ahlak anlatıldığında, insanlar düşmanlığı, savaşı ve kaos ortamlarını kendilerine hedef edinen gruplardan yana çıkmayacak, onlarla birlik olmayacaklardır. Çünkü Allah Kuran"da insanları bozgunculuktan men etmiştir:

O, iş başına geçti mi (ya da sırtını çevirip gitti mi) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise, bozgunculuğu sevmez. Ona: Allah"tan kork denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o. (Bakara Suresi, 205-206)

     Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Allah"tan korkan bir insanın devletine, milletine, insanlığa en küçük zarar dokunduracak bir harekete dahi göz yumması söz konusu değildir. Allah"a ve ahiret gününe inanmayan bir insan ise kimseye hesap vermeyeceğini zannederek her türlü kötülüğü kolaylıkla yapabilir.

    İşte günümüzde de devam eden bu büyük terör belasından kurtulmak için öncelikle yapılması gereken, dinsizliğin ve din adına ortaya atılan çarpık anlayışların eğitim yoluyla ortadan kaldırılması ve insanlara Allah korkusunun ve gerçek Kuran ahlakının öğretilmesidir.


İslâm Ahlâkının Özellikleri

Ahlâk Nedir?

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)