• Nombre de visites :
  • 19886
  • 24/10/2007
  • Date :

Dabbet-ul Arz Nedir?

    Soru: Bilindiği gibi, Kur'an'da geçen Dabbet-ül Arz konusu tartışılmakta ve maalesef, her kes kendi kafasından bu konuda bazı görüşler beyan etmektedir. Sizden istirhamımız, bu mesele hakkında Ehl-i Beyt mektebine mensup tefsircilerin görüşünü açıklamanızdır.
    Bismillahirrahmanirrahim
    Cevap : Aziz kardeşim, sorunuzu kısaca şöyle yanıtlayabiliriz:
O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız; o onlara insanların, ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler. (Neml Suresi, Ayet 82)
Bütün müfessirlere göre bu ayet kıyametten önce vuku bulacak önemli bir olaya işaret etmektedir. İbn-i Murdeveyh'in Ebu Hureyre'den naklettiği rivayet de buna işaret eder. Bu rivayette Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğu kaydedilmiştir: Kıyametin alametleri Deccal, Dabbet-ul Arz, Ye'cuc ve Me'cuc, duman ve güneşin batıdan doğmasıdır.[1]
    Beğavî, Müslim kanalıyla Abdullah b. Amr'dan şöyle rivayet eder: Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu duydum: Kıyametin alametlerinden birincisi güneşin batından doğuşu ve kuşluk vaktinde Dabbet-ul Arz'ın çıkışıdır.[2]
   
    Dabbe, lügatte insan ve hayvan gibi yeryüzünde hareket eden her canlıya denir. Allah Teala buyuruyor ki: Yeryüzünde hiçbir dabbe (canlı) yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın.[3] Ve yine buyuruyor ki: Eğer Allah, insanları, yaptıkları (her) haksızlıkla cezalandırsaydı, yeryüzünde tek dabbe (canlı) bırakmazdı.[4]
    Fakat Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinde Dabbe tabiri sadece insan için kullanılmıştır. Örneğin: Allah katında dabbelerin (insanların) en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.[5] Bazı ayetlerde ise bu tabir diğer (insan olmayan) canlılar için kullanılmıştır. Örneğin: Dabbeler (canlılar) ve insanlardan bir çoğu[6] ve İnsanlardan ve dabbeler (canlılar)dan[7] cümleleri gibi. Bu da Dabbe kelimesinin canlı olan her şeye dendiğini gösteriyor.
    Dabbe tabiri, yerden bir dabbe. ayetinde belirsiz olarak kullanılmıştır. Kur'an-ı Kerim Dabbenin insanlarla konuştuğunu belirtmiştir. Fakat onun diğer sıfat ve özellikleri, keyfiyeti ve çıkış yeri ile ilgili hususları meçhul bırakmıştır ve bunlar ancak gelecekte bilinecektir.
    Bu ayetin tefsiriyle ilgili bir çok rivayet vardır. Kur'an-ı Kerim bunlardan hiç birine delâlet etmez. Resulullah'tan (s.a.a) ve Ehlibeyt İmamlarından nakledilen sahih bir rivayet varsa kabul edilir; aksi durumda onlara itina edilmez. Bu konuda nakledilen rivayetlerin bir kısmı Sünni kaynaklarda nakledilmiştir; bu rivayetlerde Dabbe kısaca şöyle tarif edilmiştir:
    Dabbe yaşıyor, hiç kimse tarafından tanınmıyor, insan türünden değildir ve korkunç bir şekli vardır. Saçı ve kılı var. Bütün renklerden oluşmuş olup dört ayağı var. Bulutlara ulaşan uzunca bir boynu var. Doğuda olan batıda olan gibi onu görür, ahir zamanda hacılar Mina'ya çıktığı akşam Sefa dağından ve bir rivayete göre de, Teşrik günleri[8]Ciyad denilen dağdan çıkacaktır. Ona ulaşmak isteyen ulaşamaz, kaçan ondan kurtulamaz, insanlara iman ve küfürden bahseder. Müminin iki kaşının ortasına alamet bırakır ve mümindir yazar. Kafirin iki kaşının ortasına alamet bırakır ve kâfirdir yazar.
    Bu rivayetlerin bir kısmında ise şöyle geçer: Dabbet-ul Arz'ın yüzü insan yüzü gibi, gövdesi ise kuş gövdesi gibidir. O, fasih Arapça'yla bağırabildiğince İnsanlar, ayetlerimize içtenlikle inanmıyorlardı. (Neml, 82) diye haykırır. Onun yanında Musa'nın asası ve Süleyman'ın yüzüğü vardır. Bu ikisiyle müminlerle kafirleri birbirinden ayırır. Müminin yüzüne yüzükle bir nokta vurur; böylece müminin yüzünde beyaz bir nokta oluşur ve bu beyaz nokta onun yüzünü tamamen aydınlatacak kadar yayılır. Asayla kafirin burnunu mühürler; böylece kafirin yüzünde siyah bir nokta oluşur ve o nokta kafirin yüzünü tamamen siyahlaştıracak kadar yayılır.[9]
    Ancak Ehl-i Beyt'ten nakledilen hadislerde bu ayetteki Dabbet-ul Arzdan maksadın Hz. Ali'nin (a.s) olduğu vurgulanmaktadır. Süfyan b. Uyeyne kendi senediyle Cabir b. Yezid-i Cu'fi'den Dabbet-ul arzın İmam Ali'nin (a.s) olduğunu rivayet eder.[10]
    Şeyh Kuleyni de kendi senediyle İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle nakleder: Emirelmüminin (Ali) buyurmuştur ki: (Düşmana) ard-arda saldıran, devletlerin devletinin sahibi benim. Asa ve kızgın demir sahibi ve insanlarla konuşan Dabbe benim.[11]
    Şeyh Ali b. İbrahim kendi senediyle İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle nakletmiştir: Biri Ammar b. Yasir'e, ey Ammar! Allah'ın Kitabındaki bir ayet huzurumu kaçırdı ve beni şüpheye düşürdü, dedi. Ammar, hangi ayet? diye sordu. Adam, O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız; o onlara insanların, ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler ayetidir; ayetteki Dabbet-ul arz nedir? dedi.
    Ammar, Allah'a andolsun onu sana gösterinceye kadar oturmayacağım, yemeyeceğim ve içmeyeceğim, dedi ve o adamla birlikte Hz. Ali'nin (a.s) evine gitti. O sırada Hz. Ali hurma ve tereyağı yiyordu. Ammar'ı görünce, buyur, dedi. Ammar da oturarak o hazretle birlikte yemeye başladı. Adam bunu görünce şaşırdı. Ammar kalkınca adam, Süphanellah! Ey Ammar! Sen, onu (dabbeyi) bana gösterinceye kadar yemeyeceğine, içmeyeceğine ve oturmayacağına dair yemin etmiştin, dedi. Bunun üzerine Ammar, eğer aklını çalıştırırsan onu sana gösterdim,. cevabını verdi.[12]
    Yine İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a), Ali'nin (a.s) mescitte bir miktar kum toplayarak başını onun üzerine bırakıp uyuduğunu görünce eliyle Ali'yi (a.s) hareket ettirerek, Kalk ey Dabbet-ul Arz dedi.
    Ashaptan bir kişi, 'Ya Resulullah! Birbirimizi bu isimle çağırabilir miyiz?' diye sordu. O hazret, 'Hayır! Bu isim Ali'ye hastır. Ali, Allah'ın Kur'an'da, O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız. şeklinde andığı Dabbe'dir' buyurdu.[13]
    Esbağ b. Nebate'den şöyle nakledilir: Emirelmüminin Ali'nin huzuruna çıktım. O sırada ekmek, sirke ve zeytin yağı yiyordu. Ben, ey Emirelmüminin! Allah Teala O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız. buyuruyor; bu ayetteki Dabbe nedir? diye sordum. Hz. Ali, O, ekmek, sirke ve zeytin yağı yiyen bir canlıdır cevabını verdi![14]
    Geçen rivayetlerdeki, Dabbenin, kuvvet ve mucizenin göstergesi olan Musa'nın asasına ve ilahi hükümetin göstergesi olan Süleyman'ın yüzüğüne sahip olduğunun vurgulanması, onun, insanlara ayet ve nişane olacak yüce ilahi güce sahip bir insan olduğunu göstermektedir; ayrıca ayetteki onlarla konuşur tabiri de onun bir insan olduğunu onaylamaktadır.
    Evet bu ayetten ve onun tefsirinde nakledilen, hadislerden anlaşılan, bu canlının Hz. Ali (a.s) olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bunun kıyametin kopmasına yakın bir zamanda vuku bulacağı da kesindir. Ancak bunun yeri, zamanı tam olarak belli değildir.
--------------------------------------------------------------------------------
[1] - Durr-ul Mensur -Siyuti-, c.6, s.380.
[2] - Müsned-u Ahmed, c.2, s.201, Dar-ul Fikr basımı; Nazm-ud Durer -Bukai-, c.5, s.451, Dar-ul Kutub-il İlmiyye basımı.
[3] - Hud, 6.
[4] - Nahl, 61,
[5] - Enfal, 22.
[6] - Hacc, 18.
[7] - Fatır, 28.
[8]- Kamerî aylarının her 13, 14 ve 15. geceleri.
[9] - Mecma-ul Beyan tefsiri -Tabersi-, c.7, s.366. Kurtubi tefsiri, c.13, s.237; ed-Durr-ul Mensur, c.6, s.378; Ruh-ul Meani tefsiri -Alusi- c.20, s.21; Râzi tefsiri, c.24, s.217; İbn-i Kesir tefsiri, c.3, s.387 ve Neml suresi 82. ayet.
[10] - Mizan-ul İ'tidal -Zehebi-, c.1, s.384, Dar-ul Marifet basımı.
[11] - Kâfi, c.1, s.198/3, Enne-l Eimmete hum Erkan-ul Arz babı.
[12] - Kummi tefsiri, c.2, s.131 ve Mecma-ul Beyan tefsiri, c.7, s.366.
[13] - Kummi tefsiri, c.2, s.130; el-Burhan tefsiri -Behrani-, c.4, s.228/8043, Bi'sat müessesesi incelemesi.
[14] - Te'vil-ul Ayat -Seyyid Şerefuddin-, c.1, s.303/109; er-Ric'at -Esterabadi-, s.166/95, Dar-ul İ'tisam basımı.

Kullanıcıların son yorumları
nimet üstün /div>
Filmi izlerken çok korktum sırf uydurma ama gerçek çıktı
Tebyanın cevabı :
Pazar 17 Mart 2013
NM KMCX /div>
Yazıda yer alan hadisler ve ayetler çok ince ve derin manalar içermektedir. ve mecazlar çok fazlaca yer almaktadır ve bu gibi mecaz ifadeleri bizim gibi ilimden irfandan yoksun insanların anlaması zaten mümkün olmayacaktır. Bizim yapmamız gereken emirleri yapmak nehiylerden sakınmak olacaktır. Ve bize düşen her şeyin en doğrusunu Allah bilir demek olmalıdır. Bir örnek vermek istiyorum: Efendimiz (aleyhisselatü vesselam) e dünya neyin üzerindedir diye sorduklarında bir defasında alel hut(balığın üzerinde) bir defasında ise alessevr(öküzün üzerinde) demiştir bu ifadeler mecazdır ve ilkinde o zamandaki insanların geçimini balık ile yaptığını ikincisinde ise yine o zamandaki insanların geçimini öküz ile sağladığı kastedilmiştir. İşte bunun gibi anlamadığımız veya anlamlandıramadığımız ayet ya da hadisleri en iyisini Allah ve Rasulü bilir demeli ve teslimiyeti göstermeliyiz. Zaten İslam teslim olmaktır. eslemtü lirabbilalemin. selametle
Tebyanın cevabı :
Çarşamba 6 Mart 2013
givaz sonhat /div>
Ali Ebu Turab-toprağın oğlu
Yerden çıkıcak olan Dabbedir.
Tebyanın cevabı :
Salı 21 Ağustos 2012
İsimsiz Yorum /div>
Hz. Peygamber (S.A.V) zikir edilirken Sallalahu Aleyhi Vesellem (S.A.V) denir. Admin (s.a.a) derken ne kastetmis anlamadim!!!
Tebyanın cevabı :
Perşembe 12 Ocak 2012
m ali DURAL /div>
yazı oldukça açıklayıcı ve allah cc nin iznii ile biz elhamdülüllah müslümanların korkması gerekmeyen bir canlı yani allahın kılıcı hz ali imiş
Tebyanın cevabı :
Salı 6 Aralık 2011
İsimsiz Yorum /div>
ALLAHIN BAHSETTIGI NEML SURESINDEKI DABBE INSAN VE CIKTI DUNYADA INSANLAR ONA ZULM EDIYOR HELE 4 YILDIR ZULM ARTTI CÜNKU ALLAH ONA KENDINDEN BIR MESAJ GÖNDERDI VAHIY YOLUYLA INSALLAH O GÜN INSANLARIN DÜNYADAN ALINCAGI GÜN COK YAKIN
Tebyanın cevabı :
Pazar 7 Ağustos 2011
Murat /div>
Bence dabbe bir canlı, kuranı yorumsuz okuyanlar bunu anlar; yani yorumsuz çevirilerle bu anlaşılabilir. Yeni bir canlı türü oacağı da kesin. Türünün tek örneği olan bu canlı değişik biçimde olup, insanlarla konuşabilecek denir. Ve bu mahlukat insanlara, ayetlere kesin olarak inanmadıklarını söyleyecek.
Tebyanın cevabı :
Cuma 29 Nisan 2011
İsimsiz Yorum /div>
Rabbi Teala ola ki yerin göğün anahtarını bir kişiye (kullarından)vere o kişinin bizler için ne düşüneceğine bak bizler için vereceği hüküm ne olur kendimizi yargılıyalım
Tebyanın cevabı :
Pazar 13 Mart 2011
Furkan Ak /div>
yüce rabbimiz inşalah hiç kimseyi kıyamet gününde dabbe tül arz bizlere göstertirmez.
Tebyanın cevabı :
Cumartesi 1 Ocak 2011
nusret küçüktepe /div>
Şahsen bu konu üzerinde yeterin ce bilgiye sahip olmama rağmen bu yazının bu kadar beni sarsacağını bilmiyordum... Sayın müslüman kardeşlerim siz siz olun üsteki metinden anlayarak ALLA"H yolundan ayrılmayın:: sonumuz hayırlı olsun=
Tebyanın cevabı :
Cumartesi 12 Haziran 2010
oğuz çiltaş /div>
teşekkürler bizi bilgilendirip daha ii anlaya bilmemiz iiçin
Tebyanın cevabı :
Çarşamba 5 Mayıs 2010
İsimsiz Yorum /div>
güzel olmuş hz. alinin dünyaya yüce rab tarafından bilinerek gönderildiğinin bir kanıtı sayılabilir.
Tebyanın cevabı :
Pazartesi 19 Nisan 2010
sümeyra kandil /div>
inanılmaz derecede korktum bunun filmini izlerken olunmayacak uydurma bir hikaye sanırken bum-nlar..
Tebyanın cevabı :
Pazar 28 Şubat 2010
Barış Öniz /div>
Teşekkürler bu bilgiyi verdiğiniz için.ALLAH razı olsun
Tebyanın cevabı :
Cuma 26 Şubat 2010
sara tan /div>
güzel bir site ben korktum açıkçası
Tebyanın cevabı :
Cumartesi 11 Temmuz 2009
mehmet ali aksoy /div>
VALLAHİ,"DABBET-UL ARZ " ile ilgili en "ilginç yorumu okudum."
Tebyanın cevabı :
Cumartesi 7 Mart 2009
  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (16)