• Nombre de visites :
  • 2604
  • 8/2/2012
  • Date :

FARS DİLİ -1

fars dili

     Fars dili, yani III/IX. yüzyıl ortalarından itibaren İran’ın resmî ve edebî lehçesi olan Derî lehçesi, bu dönemde önceki döneme nis¬betle yeni özelliklere sahip olup aşağıda ayrıntılı bir şekilde verilmektedir:

          1- Derî Farsça şiir ve nesrinin IV/X. yüzyılda ve V/XI. yüzyıl başlarında sahip olduğu sınırlı ortamdan çıkması ve onun Irak, Âzerbaycan ve diğer bölgelerde revaç bulması sonucu, İran’ın diğer mahallî lehçelerinden çeşitli kavram ve terkipler Derî lehçesine girmiş oldu. Bu da Derî Farsçasının gelişmesi için kesin bir araç oldu. V/XI. yüzyıla kadar bir geçmişi olmayan yeni kelime, terkip ve tabirler girmiş oldu. Tabii olarak da Derî lehçesinin İran’ın doğu tarafından diğer bölgelere intikali sonucu yeni bölgelerde kullanılmayan doğu bölgesine özgü bazı kelime ve kavramlar yavaş yavaş unutuldu, bunun da Fars edebiyatı için büyük bir zarar taşıdığı ortadadır. Moğol saldırısında, Mâverâunnehir ve Horâsân’ın yağmalanmasından sonra ve İran halkının IV/X. ve V/XI. yüzyıl şairlerinin eserlerinden kopması ve doğu bölgelerinin faal olan edebî merkezlerden boşalması bu durumu hızla ortaya çıkardı.

          2- Üzerinde durduğumuz dönemin Fars dilinde zikredilmeye değer ikinci konusu, onun Arapça müfredat ve mürekkebatlarla günden güne artan karışımıdır. Bu karışım, tedrici bir şekilde bu dönemin başından sonuna kadar devam etti. Bu dönemin başında Arapça kelime ve kavramların Fars dilindeki etkisi, bu dönemin ortalarından daha az, bu dönemin ortalarında ise sonlarından yani Moğol saldırısına yakın zamandan daha azdır.

 Bu karışımın en önemli sebeplerinden birincisi şudur: Zamanın şair ve yazarlarının çoğunun medreselerde öğrenim görmesi neticesinde bunların tümü Arap dili ve edebiyatı ile yakından tanışmış-lardı. Zira daha önce de söylediğimiz gibi bu dönemin medreselerinde iki ilmin öğrenilmesi caiz ve serbest idi: Birincisi dinî ilimler, ikincisi de bu ilimlerin başlangıcı konumunda sayılan edebî bilimlerin öğrenilmesi. Üzerinde durduğumuz dönemin fakih ve muhaddislerinin çoğunun Arap dili konusunda zamanın ünlü ediplerinden olmaları da bundan ileri gelmektedir. Bunun yanında şairlerin ve ediplerin diğer ilmî ve edebî çalışmaları da Arapça idi. Bu da başlı başına bu kimselerin Arap diliyle çok yakından tanışmalarına ve bu dilin müfredat, terkip, kelime ve kavramlarından yararlanma konusunda aşırıya varacak şekilde hareket etmelerine yetmekteydi.

 Fars dilinin Arap diliyle karışmasının ikinci büyük sebebi, katiplik ve şairliğin büyük şartlarından birisinin daha sonra da göreceğimiz üzere, V/XI. ile VI/XII. yüzyılların tümünde şairlerin Arap edebiyatı metinlerinden bir çoğunu tanıyor olmaları, zaman zaman da bunların bir kısmını ezberden biliyor olmalarıydı. Bu da kendi başına Arap diliyle tanışmak ve o dilin kelime ve kavramlarına alışmak, bun-ların birçoğunu Farsça eserlerde kullanmakta kendini yetkili ve yeterli olarak görmek için bir sebepti.


Önemli Farsça Nesirler (6)

Farsça Şiir Üslubu -7

FARS EDEBİYATININ GELİŞİMİ

Farsça ve Fars edebiyatı

Pârsî-yi Derî- Derî Farsçası

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)