• Nombre de visites :
  • 1938
  • 12/2/2011
  • Date :

Dostluk ve Arkadaşlık-2

dostluk ve arkadaşlık

Layık Dost

Dinî kaynaklarda; iyi dost kimdir? Kiminle dostluk kurulmalı? Kimi sevmeli? Kiminle ilişki ve arkadaşlık kurmaktan kaçınılmalı? Ve buna benzer meseleler hakkında yol gösterici ve yararlı birçok hadisler mevcuttur.

Bu çeşit hadislerin tümünü inceleyecek ve nakledecek değiliz. Ama, dostlarla olan sosyal ilkeler ve dostluk kuralları konusu kapsamında, iyi dostun sıfatlarını ortaya koyan nüktelere dikkat çekmek zaruridir. Bu ölçüler, sosyal ilişkilerin pratik ilkelerini de içermektedir. Bu rivayetlerden numune olarak birine işaret edelim:

İmam Hasan-ı Mücteba (a.s), şahadetine sebep olan bir zehirle zehirlenmiş ve hasta yatağına düşmüştü. İmam (a.s) bu sırada, sahabelerinden olan Cünade’ye şöyle tavsiyede bulundular:

“Öyle insanlarla dostluk ve arkadaşlık kur ki:

1- Onunla olduğunda, seni süslesin.

2- Ona hizmet ettiğinde, seni korusun.

3- Yardım istediğinde, yardımda bulunsun.

4- Bir söz söylediğinde, sözünü tasdik etsin.

5- Düşmana saldırdığında, kudretini artırsın.

6- Elini  bir iyiliğe uzattığında, o da elini öne getirsin.

7- Sende (veya yaşamında) bir sorun meydana gelirse, onu bertaraf etsin.

8- Sende bir iyilik görürse, onu saysın.

9- Ondan bir şey istediğinde, bağışta bulunsun.

10- Sükut ettiğinde (ve bir şey istemediğinde) o başlasın (ve senin ihtiyacını gidersin).”[1]

İmam Hasan (a.s)’a göre bunlar, arkadaşlık ve dostluğa layık olan kimselerin sıfatlarıdır. Bundan, dostluk ilkelerinin şunlardan ibaret olduğunu öğreniyoruz:

Dostu süslemek, yardımda bulunmak, ona değer vermek, takviye etmek, birlikte iş görmek ve dost yolunda fedakarlık ve hizmet etmek.

Diğer taraftan İmamların, bazılarıyla dostluk kurmaktan nehyetmeleri de, dostluk ilkelerinin sınırlarını aşan kötü davranış sahiplerini bize tanıtmaktadırlar. Bunların ahlâkları ise; kusurları aramak, kandırmak, kin beslemek, aşırı beklentiler içerisinde olmak, dar kapasitelik, bozuk ağız ve bozuk dilli olmak, takvasızlık, inat ve kavga istemek, yersiz ve dokunaklı şakalar, kendini beğenmişlik, kötü davranışlar ve bunun gibi hasletler ve ahlâklar.

Bunlar, hem dostların azalması, hem de dostluk ilişkilerinin gevşemesine sebep olurlar. Bunlar, dost­larla sosyal ilişkilerde beğenilmeyen ve kaçınılması gereken tavırlardır.

Dostluğun bir takım haddi ve sınırı vardır; bu sınır korunmalı ve o haklar eda edilmelidir. İmam Sadık (a.s) yüce bir sözünde bu sınır ve hakları beyan ederek şöyle buyurmuştur:

“Dostluk ancak had ve sınırlarıyla gerçekleşir; kim bu had ve şartların hepsine veya bunlardan bazısına riayet ederse gerçek bir dost olur; aksi takdirde böyle bir kimsenin dostluğunu dostluk sayma. Bu had ve sınırlar şunlardır:

Birincisi; içte ve dışta sana karşı aynı olmasıdır.

İkincisi; senin ziynetini (iyiliğini) kendi ziyneti ve senin kötülüğünü de kendi kötülüğü bilmesidir.

Üçüncüsü; bir makam veya servete ulaştığında, sana karşı durum ve tavrının değişmemesidir.

Dördüncüsü; gücü yettiği bir şeyi senden esirgememesidir.

Beşincisi de; (ki bu hasletlerin hepsinden kapsamlı ve üstündür) musibet ve sıkıntılarda seni yalnız bırakmamasıdır.”[2]

Evet… işte bunlar, dostluk ve İslam kardeşliğinin ilkeleridirler. Mükemmel ve gerçek dostluğun işaretleri; kalbi sevgide, sınırları korumada, hukuklara riayet etmede, ihtiyaç zamanında yardım etmede ve musibet vakitlerinde arka çıkmada ortaya çıkar. Bunların dışında dostluk iddiası kabul görmez.


[1] Bihar, c. 44, s. 139

[2] Mizan’ul-Hikme, c. 5, s. 310

Dostluk ve Arkadaşlık-1

Layık Dost Özellikleri

ARKADAŞ SEÇİMİ NASIL OLMALI?

Yalancı kimse ile arkadaş olma!

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)