• Nombre de visites :
  • 867
  • 7/2/2011
  • Date :

Güzel Komşuluk-3

güzel komşuluk

Komşunun Hak ve Hududu

Komşuluk haklarına riayet etmenin hududu ve güzel ahlâka sahip olmak, sadece evin sağ ve sol tarafındaki komşularla sınırlı değil ve sadece eziyet etmemekle özetlenmez.

Başvurmak, uğramak, durumlarını sormak, gidip gelmek, yardım etmek, hastayı ziyaret etmek, infak etmek, sadaka vermek, ihtiyaçlarını gidermek, dertlerini paylaşmak ve… her komşunun omzunda bulunan komşuluk haklarındandır. Aynı zamanda bunlar, civanmertlik ve yiğitliğin nişaneleridir. Mertlerin önderi Ali b. Ebi Talip şöyle buyurmuştur:

“Komşuları sormak, yiğitlik­ ve civanmertliktendir.”[1]

İmam Bakır (a.s) da, Şiilerin, takipçilerinin ve Ehl-i Beyt’in çizgisinde yürüyenlerin sıfat ve ahlâklarını belirtirken, söz konusu olan hakka da değinerek şöyle buyurdu:

“Bizi takip edenlerin nişanelerinden biri de, muhtaç olan komşuları, yoksulları, borçluları ve yetimleri sormalarıdır.”[2]

Şerefli ve vicdanlı  bir insan; komşuları mahrum ve yoksul, yetimler sahipsiz, aç insanlar perişan ve borçlular aciz bir halde ortada kalmışken, bunların sorunlarını gidermeye gücü olmasına rağmen nasıl seyirci kalabilir, karnı tok olarak yatabilir ve rahat edebilir?

İslam Peygamberi’nin, tarihin karanlıkları üzerinde parlayan nurani sözü bu durumlar içindir:

“Komşusu açken tok yatan kimse bana iman etmemiştir.”[3]

Evet! Müslümanlık amel iledir, iddia ve sloganla değil.

Bu hukuk ve riayetler, hadisin buyurduğuna göre, her taraftan kırk evdir. İmam Sadık (a.s), Resul-i Ekrem (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmektedir:

“Her dört taraftan kırk eve kadar olan evler, komşu sayılırlar.”[4]

İmam Bakır (a.s) da şöyle buyurmuştur:

“Komşuluk sınırı, her taraftan; önden, arkadan, sağdan ve soldan kırk evdir.”[5]

İslam’ın açıklamış olduğu bu hak, sınır ve ölçüler, bir sorumluluk olarak telakki edilir ve gerektiği şekilde riayet edilirse, İslam toplumunda muhtaçlar, garipler ve sahipsiz yoksullar, ellerinden hiçbir şey gelmeyen çilekeşler ve onurundan yüzlerini tokatla kırmızı tutan fakir insanlar bulunmayacaklardır.

Bu bölümü, büyük bir muhaddis olan Şeyh Abbas-ı Kummi’nin sözüyle bitiriyoruz:

“…Komşuyla iyi geçinme hakkında birçok hadis vardır ve güzel komşuluk da, sadece komşuya eziyet etmemek değildir. Belki, eziyet ve kötülüklerine tahammül de bu cümledendir. Aynı şekilde selam vermek, hastalandığı vakit ziyaret etmek, bela ve musibetlerde teselli vermek, bayram ve sevinçli günlerde, tebrik ve kutlamada bulunmak, yanlışlarına göz yummak, sırlarını ve gizli işlerini açığa çıkarmamak, bir ihtiyacı olduğunda ona yardım etmekten geri kalmamak da iyi komşuluk ilişkilerinden sayılır. Hatta evinin duvarının üstüne bir direk  bırakma veya oluğunu  evine taraf koyma gibi işlerde bile ona sorun ve zorluk çıkarmamalısın…”[6]


[1] Gurar’ul-Hikem, c. 7, s. 49

[2] Kafi, c. 2, s. 74

[3] Sefinet’ul-Bihar, c. 1, s. 192

[4] Kafi, c. 2, s. 669

[5] a. g. e

[6] Sefinet’ul-Bihar, c. 1, s. 693

Güzel Komşuluk-3

Güzel Komşuluk-2

Güzel Komşuluk-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)