• Nombre de visites :
  • 874
  • 1/2/2011
  • Date :

İmam Humeyni"nin Kıyamı-6

imam humeyninin kıyamı

       5 Haziran ayaklanması Müslüman halkın Ayetullah Humeyni'nin tutuklanmasına karşı tabii bir tepkisi olmasına rağmen imam serbest bırakılmamıştı. Bu olaya dünyanın çeşitli yerlerinden pek çok protesto ve tepkiler geldi. Bu yüzden tepkilerin git­tikçe büyüdüğünü gören rejim 20 Temmuz'da alimlerden bazısını serbest bıraktı. 5 Haziran kıyamı önceden planlanmış bir hareket olmamasına rağmen aynı düşüncelere sahip insanların birbirlerine yaklaşmalarına sebep oldu. Halk birbirine daha da bir kenet­lendi ve ortak bir mücadele içine girildi.

         Bütün bu cinayetlerden sonra Esedullah Alem hükümeti artık devam edemezdi. Bu yüzden 1963-1964 yılının son altı ayında Alem hükümetinin değişmesi ve Mansur'un başbakanlığa geçme­si olayı, kamuoyunu meşgul eden en büyük konuydu. Hükümet değişikliğinden maksat aslında halkın yatıştırılması ve gittikçe büyüyen direniş gücünün kırılmasıydı. Bu yüzden Mansur hükümeti hemen alimlerle uzlaşma için gerekli çalışmalar içine girdi. 6 Nisan 1964 tarihinde İmam'ı serbest bıraktılar. Hakim sınıfın her zamanki sadık uşağı Medya İmamın "Ak devrim" ilkelerini kabul ettiğini ilan ettiyse de İmam bunu reddetti ve o günden sonra İmam rejime karşı daha da bir sertleşti.

İmam 5 Haziran gününü milli yas olarak ilan etmişti. Bu yüzden 5 Haziran hadiselerinin yıldönümü münasebetiyle şah rejimi ülkede tam bir kontrol sağlayabilmek için bütün güçlerini seferber etti. Alimlerden bir çoğu SAVAK tarafından sorguya çekildi. Tehdit ve gözdağlarıyla yıldırılmak istendi. 1964 yılında meclisten özel biryasa çıkartılarak Amerikalı danışmanlara bir takım ayrıcalıklar verildi. Bu esas üzere İran hükümeti her ne sebepten olursa olsun Amerikan vatandaşlarını muhakeme edemeyecek ve yargılayamayacaktı. Bu ayrıcalıklar bazı milletvekillerinin karşı çıkmasına rağmen yasallaştırıldı. İran Şah’ın Amerikalı bir aşçıyı yargılama yetkisi yoktu. İran devleti bu kapitülasyona gerekçe olarak Amerika'dan alacakları borçları gösteriyordu. Amerika'dan 200 milyon dolar borç alınacak, on yıl sonra 300 milyon dolar olarak geri ödenecekti, İran’dan böylece yüz milyon dolar faiz alınmış olacaktı. Bu da İran'ın kendisi Amerika'nın eline teslim etmesi manasını taşıyordu ve dolayısı da rejim bunu yaptı. imam bu komplo karşısında sessiz duramazdı. Yaptığı ateşli konuşmalarıyla İran halkını yeniden ayağa kaldırdı. Bunu gören Şah rejimi artık İmam ile bir ülkede yaşayamayacağını çok iyi anlamıştı. Bu inanç üzere 3 Kasım 1964 günü yüzlerce komando İmam'ın Kum'daki evini kuşattı. Evin dam ve duvarlarından atlayarak eve girdiler. İçeride dua etmekle meşgul olan İmam'ı evinden alarak bir arabaya bindirip yıldırım hızıyla Tahran'a Mihrabad havaalanına götürdüler.

       Evet zamanın Ebu Zer'i de böylece çağın Rebeze'si sayılan Türkiye'ye sürgün edildi. İran halkı bu sürgün olayına tepki gösterdi. Aslında halk İmam'ın başına bir şeyin gelebileceği veya durumun daha da kötüleşebileceği endişesiyle bekleyiş içine girdi. Ardından zindanda olan Mustafa'yı da serbest bırakan rejim onu da İmam'ın yanına sürgün etti. Bu arada Muntaziri de derslerini ara verdiği için tutuklandı ve işkenceye maruz kaldı.


İmam Humeyninin Kıyamı-5

İmam Humeyninin Kıyamı-4

İmam Humeyninin Kıyamı-3

İmam Humeyninin Kıyamı-2

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)