• Nombre de visites :
  • 1039
  • 9/8/2009
  • Date :

İSLAM VE ÖZGÜRLÜK (6)

evlilik

   Peygamberin imanıyla müminlerin imanı Allah’ın bütün kitaplarına imanı içermektedir… Müminler ve peygamber kendilerinden önceki Tevrat’a ve İncil’e Kur’an’a inandıkları gibi inanmaktalar.Bir kitapla diğer kitap arasında hiçbir fark yoktur..Mümin,kalbini Allah’ın bütün kitaplarına inanmaya yöneltmeli onlardan hiçbirini inkar etmemelidir.

Adem(as)’den Peygamberimiz Muhammed(saa)’e kadar olan bütün peygamberlere inanarak O’nun elçileri arasında ayrım yapılmamalıdır.

   Biz onların hepsine inanıyoruz.Çünkü onlar Allah’dan gelen risalet gerçeğini temsil etmekteler.

   Doğal olarak ahiret gününe iman bu inançların tamamında vardır.Biz Allah’a iman ettiğimizde,Allah’ın hiçbir şeyi boş yaratmadığına,mutlaka insanların hesaba çekilecekleri bir hesap gününe de doğal olarak inanıyoruz.Bu temel üzere müslümanın imanıyla gayri müslimin arasında ne gibi fark olduğunu görmekteyiz.Müslüman bütün kitaplara inanmaktadır.Çünkü o dediğimiz gibi bir kitabı diğer kitaptan ayırmamaktadır.Biz Allah’ın Kur’an’da bildirdiği üzere Tevrat ve İncil’de olan bazı şeyleri bilmekteyiz.Kur’an;Tevrat’ı ortadan kaldırmak için değil onda beyan edilmeyeni tamamlamak üzere indirilmiştir.O,İncil’i ortadan kaldırmak için değil İncil’de beyan edilmeyenleri beyan etmek üzere indirilmiştir.Her elçi için belli bir merhale vardır.Bu doğrultuda Müslüman bütün kitaplara ve bütün peygamberlere inanmaktadır.

Biz Tevrat ve İncil’e karşı kötü bir tavır içerisinde olamayız.Her ne kadar Yahudi ve Hıristiyanlar Kur’an’a karşı olumsuz bir tavır içinde olsalar bile.

  Musa(as) ve İsa(as)’ya karşı olumsuz tavır içinde olamayız Yahudi ve Hıristiyanlar Muhammed(saa)’e karşı olumsuz tavır içinde olsalar bile.İsa ve Musa’nın(as) risaletlerine karşı olamayız,her ne kadar Yahudi ve Hıristiyanlar İslam mesajına karşı olsalar da.Çünkü İslam,içeriğinde bütün sabit gerçekleri ve risaletlerin bütün canlı unsurlarını bulundurmaktadır.

   İslam şeriatı Müslüman erkeğe Yahudi bir hanımla,Yahudi olarak kalsa bile veya Hıristiyan bir hanımla Hıristiyan olarak kalsa bile evlenebilmesine cevaz vermektedir.Her ne kadar bazı fakıhler bu konuda bazı şartlar ve kurallar serdetmişseler de fukahanın geneli bu konuda doğrudan cevaz vermektedir.Müslüman bir hanımın Yahudi veya Hıristiyan bir erkekle evlenmesinin caiz olmaması konusuna gelince,bu konuda temel alınan şey Müslüman erkek Yahudi veya Hıristiyan bir hanımla evlendiğinde onun kutsallarına karşı kötü bir tavır içerisinde olamamasıdır.

Kendisiyle hanımı arasında bir sorun olduğunda Mesih(as)’e veya Musa(as) veya İncil’e veya Tevrat’a karşı kötü bir şey söyleyemez…Ancak Yahudi veya Hıristiyan bir erkek Müslüman bir hanımla evlendiğinde o,İslam’a saygı göstereemz,çünkü Yahudi veya Hıristiyan,Kur’an’a veya Muhammed(saa)’in peygamberliğine inanmamaktadır.

   Hz.Muhammed(saa)’i herhangi bir insan olarak görmekte,Kur’an’ı herhangi bir kitap olarak görmekte ve O’nun kudsiyetini hissetmemektedir.

   Buradan Kitap ehlinden bir hanım,bir Müslüman erkekle birlikte onun eşi olarak yaşadığında,onun kutsallarına Müslüman erkek saygı duyar.Müslüman hanım Müslüman olmayan bir erkekle evlendiğinde o,onun mukaddesatını korumayıp,kötü bir tutum içerisine girer.Çünkü onun kutsallarını bir değer olarak kabul etmemektedir.


İSLAM VE ÖZGÜRLÜK (5)

İSLAM VE ÖZGÜRLÜK (4)

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)