• Nombre de visites :
  • 4293
  • 7/6/2009
  • Date :

İstişarenin Önemi

istişare

  İnsanlar meselelerini nasıl halledeceğini ve nasıl onların üstesinden geleceğini düşünür. Sorunlara galip olmanın en iyi yollarından biri, başkalarına danışmak ve onların fikirlerinden yararlanmaktır. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır:

"İstişare gibi bir dayanak yoktur."1 "İstişare, hidayet kaynağıdır." 2

 İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır.

"Hiç kimse, (işlerinde başkalarına) danışıp da helak olmaz."3

Peygamber-i Ekrem (s.a.a) de şöyle buyurmaktadır:

 "İhtiyat, (işlerinde) görüş sahiplerine danışıp onların sözüne bakmandır." 4

  Kur'an-ı Kerim Peygamber'e işlerde ashabıyla müşavere etmesini emretmekte 5 ayrıca Rablerine icabet eden, namazı dosdoğru kılan ve işlerini istişareyle yapan kimseleri de övmektedir. 6

İslam, başkalarının görüşüne önem vermeyerek kendi görüşüyle hareket edenleri kınamaktadır. Hz. Ali (a.s) buyuruyor ki: 

"Kendi bildiğiyle hareket edip danışmadan iş gören helak olur gider; insanlara danışan ise, onların akıllarına ortak olmuş olur." 7

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:

  "Kendi bildiğince davranan, sapıklıklar uçurumunun kıyısında durmuştur." 8

  Yine Hz. Ali (a.s), oğlu Muhammed b. Hanefiyye'ye şöyle vasiyet ediyor:

"Kendi bildiğiyle yetinip başkalarının görüşlerinden istifade etmeyen, kendini tehlikeye atmış olur. Çeşitli görüşlerden faydalanansa, hata yapacağı yeri bilir (de hataya düşmez.)9

Kimlere Danışalım?

  İslam, herkese danışmaya da müsaade etmemekte ve işlerimizde ehliyetli olan kimseleri bizlere tanıtarak onlara danışmamızı emretmektedir. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

"İşlerinde, Rablerinden korkan kimselere danış". 10

  "İşlerinde, akıllı ve takvalı kişilere danış; çünkü onlar hayırdan başkasını emretmez. Onlara muhalefet etmekten sakın; çünkü akıllı ve takvalı kimselere muhalefet etmekte, dininiz ve dünyanız için zarardan başka bir şey yoktur."11

istişare

  Bir başka hadiste de şöyle buyurulmaktadır: "İstişarenin birtakım şartları vardır Bunlara riayet e-dilmezse, zararı faydasından daha çok olur. İstişare edilen kişi, akıllı, hür ve dindar, dost ve kardeş olmalı, derdini ve sırrını iyice ona anlatmalı, o da onu gizli tutmalıdır. Çünkü akıllı olduğu için onun fikrinden yararlanırsın; hür ve dindar olduğu için senin hayrına olanı söylemeye çalışır, dost ve kardeş olduğu için sırrını gizli tutar; derdini ve sırrını iyice ona anlattığın, o da aynen senin gibi, senin derdinden haberdar olduğu için de istişarede herhangi bir eksiklik olmaz." 12

  İslam, bu konuda kişilerin makam ve mevkisine de bakmamaktadır. Gördüğümüz gibi Peygamber (saa)'i de ashabıyla müşavere etmekle görevlendiriyor. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:

"İnsanın istişare ettiği zaman küçüleceğini, alçalaca-ğını zannetmeyin, Allah, onu daha da yüceltir ve işlerin en hayırlısına ve Allah'a en yakın olanına hidayet eder."13

İmam Rıza (a.s) değerli babası İmam Musa b. Cafer (a.s) hakkında şöyle buyurmuştur:

  "Aklı, bütün insanların aklından üstün olduğu halde, bazen zenci olan kölesiyle de müşavere ediyordu. Kendisine: "Böyle birisiyle mi müşavere ediyorsun?" diye itiraz edilince: "Olur ki Allah Teala, meseleyi onun diliyle halleder." buyurdu.14

  İslam, güzel huylardan yoksun kötü sıfatların sahibi kimselerle istişare etmeyi yasaklamıştır. Bu konuda Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) Hz. Ali (a.s)'a şöyle buyurmuştur:

"Korkağa danışma; çünkü o işleri sana zorlaştırır."

  Tutkuna da danışma çünkü o da senin tutkunluğunu artırır (maslahatının ne olduğuna dikkat etmez)."15

İstişarede Hıyanet Etmeyin!

  İslam, insanları, işlerini birine danışarak yapmaya çağırdığı gibi Müslümanlara asla istişarede hiyanet etmemelerini ve asıl görüşlerini söylemelerini emretmektedir. Hz. Ali (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor:

"Ben, istişarede Müslümanlara hiyanet eden kimseden beri ve uzağım."16

Kendisine danışılan kişi, halkın güvendiği kimsedir (onlara hiyanet etmemelidir.)"17


1- Vesail'üş-Şia, c.2, s.207.

2- Vesail'üş-Şia, c.2, s.207.

3 -Vesail'üş-Şia, c.2, 5.207.

4 -Bihar'ül-Envar, c.15, Kitab'ul-İşret, s.146.

5 -Âl-i İmran suresi, 159. ayet.

6 -Şura suresi, 38. ayet.

7 -Nehc'ül-Belağa, s. 1155.

8 -Bihar'ül-Envar, c.15, Kitab'ul-İşret, s. 146.

9- Vesail 'üş-Şia, c. 2, s. 208.

10 -Vesail'üş-Şia, c.2, s.207

11 -Vesail'üş-Şia, c.2, s.207.

12-Vesaü'üş-Şia, c.2, s.208.

13-Vesail'üş-Şia, c.2, s.207.

14 -Vesail'üş-Şia, c.2, s.208.

15 -Vesaü"üş-Şia, c.2, s.208.

16 -Bihar'ül-Envar, c.75, Kitab'ul-İşret, s.144.

17 - Vesail 'üş-Şia, c. 2, s. 208.

İslam Ahlakı

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)