• Nombre de visites :
  • 3139
  • 2/6/2009
  • Date :

Sadaka-i Câriye ve Bakiye

sadaka

  Kimi kıt görüşlü kimseler, semavi dinlerin, ibadetler, farzlar ve haramlar dışında başka hiçbir şeye önem vermediğini zannederler. Halbuki İslam, köprü yapmak, yolları onarmak, su depolar yapmak, cami bina etmek gibi halkın genelinin faydalandığı ve toplumun refaha kavuşmasına sebep olan kamu hizmetiyle ilgili işlere çok önem vermektedir. Peygamber-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyururlar:

"Her kim, Müslümanların meseleleriyle ilgilenmez hale gelirse, onlardan değildir."1

Hz. Resul'(s.a.a) dan "Allah katında insanların en sevimlisi kimdir?" diye sorulduğu zaman şöyle buyurdular: "İnsanlara en faydalı olanıdır."2

Yine şöyle buyururlar:

"İnsanların en iyisi, diğer insanların kendisinden faydalandığı kimsedir."3

  İslam, bu gibi iyi işleri "sadaka-i câriye ve bakiye" olarak adlandırmaktadır. İmam Sadık (a.s) bu konuda şöyle buyurmaktadırlar:

  "İnsan öldükten sonra artık amel defteri kapanır ve onun için bir sevap yazılmaz. Sadece hayatında, ölümünden sonra da devam edecek faydalı bir şey (hastahane, yol, köprü vs. gibi bir sadaka-i cariye) yaptıran veya toplumda ölümünden sonra da amel edilen iyi bir âdet bırakan ya da kendisi için (Allah'tan) bağışlanma dileyecek sâlih bir evlat yetiştiren kimseler bundan müstesnadırlar. 4

Kur'an-ı Kerim'de de şöyle buyurulmaktadır:

  "Mal ve çocuklar, dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan iyi işler, Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha iyidir." 5

sadaka

  İslam genel olarak bütün sadaka-i cariyelere (vakıflara) böyle önem vermesiyle birlikte ayrıca İslami tebligatın üssü olan cami yapımına özel ilgi göstererek bu konuda birçok tavsiyelerde bulunmuştur. Mesela İmam Sadık (a.s) buyuruyor ki:

"Kim, bir cami yaparsa, Allah onun için cennette bir ev yapar."6

  Kur'an-ı Kerim'de yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Allah'ın mescitlerini, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarırlar. İşte hidayete erenlerden olmaları umulanlar bunlardır."7

  İslam'ın sosyal meselelere ne kadar önem verdiğini, Müslümanların yolunu düzeltmek gibi basit bir meseleye verdiği önemden de anlayabiliriz. Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki: 

"Kim, Müslümanların yolundan onları inciten şeyleri giderirse, Allah onun için (Kur'an'dan) her birinin karşısında on hasene verilecek olan dört yüz ayet okumanın sevabını yazacaktır."8

  İmam Seccad (a.s) bir yoldan geçtiği zaman o yolun ortasında Müslümanları incitecek bir şey görseydi, atlı da olsa iner, onu yoldan uzaklaştırırdı.9

Peygamber-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki:

  "Her Müslümanın her gün bir sadaka vermesi gerekir." "Kim buna dayanır?" denilince de şöyle buyurdu: "Yoldan Müslümanları incitecek şeyleri uzaklaştırman da bir sadakadır."10


1- Usul'ül-Kafi, s.390.

2- Usul'ül-Kafi, s.391.

3- Bihar'ül-Envar, c.15, Kitab'ul-İşret, s. 124.

4- Bihar'ül-Envar, c.3, s.175.

5- Kehf suresi, 46.ayet.

6- Vesail'üş-Şia, c. l, s.304.

7- Tevbe suresi, 18. ayet.

8- Bihar'ül-Envar, c.15, Kitab'ul-İşret, s. 131.

9- Bihar'ül-Envar, c.15, Kitab'ul-İşret, s. 131.

10- Bihar'ül-Envar, c.15, Kitab'ul-İşret, s. 131.

Allah Yolunda Bağış

Minnet Etmekten Kaçının

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)