• Nombre de visites :
  • 2893
  • 22/11/2008
  • Date :

Özgüven 

özgüven

 

     Huzurlu ve temiz bir hayat sürmek, her insanın en büyük hedeflerinden birisidir. Yüce Allah, bize, akıl, göz ve kulak vererek onun mesajlarını algılayarak mutlu bir hayata kavuşmamızın yolunu açmıştır.

Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.[1]

    Allah’ın yer almadığı bir hayat, bitmeyen bir acı gibidir.

Her kim de benim zikrimden yüz çevirirse mutlaka ona dar bir geçim vardır.[2]

İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.[3]

     Benjamin Rush Amerikan psikiyatrisinin babası şöyle diyor: Dinin, insan sağlığındaki rolü, havanın insan hayatındaki rolü gibidir.

      Diğer bir psikolog ise şöyle diyor: 35 yaş ve üzeri, psikolojik sorunlar yaşayan insanların sorunu tamamen inançsal sorunlara dayanıyor, diğer bir değimle, bu insanlar, dinin insanlara sunduğu değerlerden yoksun oldukları için bu sorunlarla karşılaşıyorlar. Bu insanların hiçbirisi dini konularla barışmaksızın tamamen sağlıklarına kavuşamazlar.

     Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: Takva, kalplerinizdeki hastalıkların ilacı ve vücudunuzdaki rahatsızlıkların şifasıdır.

       İmam Musa Kazım (as) şöyle buyuruyor: Lokman, oğluna şöyle dedi: Dünya, birçok insanın boğulduğu büyük bir deniz gibidir, takva ise bu denizdeki gemindir, iman dolusu bir gemi, yelkenlerinin Allaha tevekkül olduğu, koruyucusunun akıl olduğu kaptanının ilim olduğu ve komutlarının ise sabır olduğu bir gemi.

     Hayatın kaçınılmaz bazı kuralları vardır. Mutluluk, ancak bu kurallara bilinçli bir şekilde uyarak elde edilir, hüsran ise hayat kurallarını görmezden gelerek insanı buluyor.

       Başarılar, şansla elde edilmez, ancak kurallar çerçevesindeki temiz bir hayatla başarıyı kucaklayabilirsiniz.

     Hepimiz Allahsız bir dünyanın, insanın başarısı ve mutluluğu için söyleyeceği pek bir sözü olmadığını biliyoruz. Son bir iki asır boyunca, bazı batılı psikolog veya sosyologlar insanı mutluluğa sevk eden bazı kurallara kısmen değinmişlerdir ama İslam dini bin dört yüz sene önce insanın mutluluğu için gerekli olan bütün kuralları tam bir şekilde ve kusursuz olarak açıklamıştır.

Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.[4]

       Yazının bu bölümünde insanın hayatını büyük ölçüde etkileyen bir kural’a değinmek istiyorum: Özgüven.  Güçlü bir irade veya diğer bir deyimle, özgüven, kişinin hayatını önemli ölçüde etkiliyor.

       İradeli bir insan, bir işi yararlı bulduktan sonra o işi hayata geçirmeğe çalışan ve bu yolda sabır gösteren kişidir. Bunun karşısında ise iradesiz insan, en ufak bir sorunla karşılaşınca mücadele etmekten vazgeçen kişidir.

      İradeli insan, akıllıca bir hedefi, ona ulaşıncaya dek, takip eden kişidir, hedefi doğrultusunda hiçbir engelden korkmayan hiçbir olumsuzluktan etkilenmeyen kişidir.

 

     İrade’yi güçlendirmenin yolları:

     1-Hedef veya hedeflerin belirlenmesi.

     İnsan, hayatındaki hedefini veya yapmak istediği işteki hedefini önceden bilerek harekete geçmelidir. Doğal olarak, belirlenen hedef veya hedefler, belirli ve ulaşılabilir hedefler, olmalıdır aksi takdirde sonuca ulaşmak, mümkün olmayabilir.

     2- kabiliyetlerin keşfedilmesi.

     Bütün insanlar, farklı yetenekler ve kabiliyetlerle donatılmışlardır, önemli olan, bu yetenekleri ortaya çıkarmak ve hedef doğrultusunda en iyi şekilde kullanmaktır.

     3- Programlı yaşamak.

     Gün boyunca yapmak istediğimiz işleri belirli bir düzen ve programa oturtmalıyız. Bunu, yazarak yani bir kâğıt’a gün boyunca veya hafta boyunca yapmak istediğimiz işleri, vakitlerini belirleyerek yapabiliriz. Güne başlarken, elimizdeki programa bakarak neler yapacağımızı bir kez daha gözden geçirerek güne başlamak, akşam olunca da programımızdaki başarı oranımızı hesaplamak için tekrar elimizdeki programa bakmak, bu konudaki başarımızı arttıracaktır. Size yakışan ise dakik bir patron gibi kendinizi denetlemektir, bir yanlışınızı gördüğünüzde kendinizi uyarmalısınız, gerekirse kendinizi cezalandırmalısınız.

       4- Pozitif telkinler.

     İnsan yapısının temel taşlarını düşünce tarzı oluşturuyor, hayatınızda büyük farklılıklar yaratmak istiyorsanız ilk adım olarak, bakışınızı değiştirin.

      Söylemek, inanmaktır. Kendinize karşı “ben beceriksizin tekiyim, hiçbir yeteneğim yok, artık değişemem” ve benzeri sözler söylediğiniz zaman, aslında kendinizi bu şekilde şartlayarak kendi yenilginizi kabullenmiş oluyorsunuz.

      Psikologların şöyle bir sözü var: Emir, olmanın yarısıdır. Aslında biz emirlerden oluşmuşuz.

Sürekli kendinizle konuştuğunuzun farkında mısınız? İnsanların vaktinin yüzde yetmişi kendileriyle konuşmakla geçiyor, uyuduğumuzda bile kendimize konuşuyoruz.

      Kendinizle iyi konuşmaya çalışın, kendinize güzel emirler vermeğe çalışın. Pozitif düşünmek, insan hayatını da pozitifleştiriyor, olumsuz düşünmek ise insanın hayatını karartıyor. Siz hangi gruptansınız?

Yüce Allah, Kitabında şöyle buyuruyor: Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.[5]

        İnsanların hayatı onların hayata karşı olan bakış tarzlarından direkt olarak etkileniyor. Hayata karşı olumlu baktığınız zaman eylemleriniz de ona göre şekil alıyor ve böylelikle hayatınız olumlu bir hayat halini alıyor ama bunun tersi olursa hayatınız da ona göre şekilleniyor. İnsanın hayatındaki pozitif veya negatif değişikliklerin sadece yüzde onu dış etkenlerden kaynaklanıyor, geride kalan yüzde doksanı ise insanın hayata olan bakış açısından kaynaklanıyor.

       Edison şöyle diyor: Yenilgiye uğradığını kabullenip çalışmalarını yarıda bırakan kişilerin tek sorunu, başarıya sadece bir adım uzaklıkta olduklarını bilmemektir. Benim başarımın sırrı ise budur: Açmak istediğim ancak açılmayan bir kapı olduğunda, defalarca onu açmaya çalışırdım ve kendi kendime şöyle derdim: Mutlaka bu kapıyı açan bir anahtar vardır, yüzüncü denemede belki onu açabilirim.

     5- Adım Adım ilerleyin.

     Güçlü bir iradeniz mi olsun istiyorsunuz? Bunu bir günde elde edemezsiniz. Kendinize zaman tanıyın ve kararlı bir şekilde bu yolda ilerleyin.

     Her gün sabah, mutlaka yirmi dakikanızı spor için ayırın.

      Sabah, uyandığınızda çok uykulu olsanız bile hemen yataktan çıkın ve yatak odasını terk edin, biraz spor yapın ve uykuyu kendinizden uzaklaştırın.

      Yapabiliyorsanız, sabah ezanından önce uyanın ve mutlaka namazınızı kılın.

     Her gün, en az birkaç kuran ayeti (30-50 ayet) okumaya çalışın, kendinizi buna şartlayın. Dilerseniz her hafta bu sayıyı artırabilirsiniz.

       Günahlardan uzak durmak ve nefsanî isteklere boyun eğmemek, insanın iradesinin gelişimi ve bu kalıcılığı için çok etkili bir yöntemdir.

      Üstlendiğiniz işleri yarıda bırakmayın, onları yapabildiğiniz en iyi şekilde yapıp bitirmeğe çalışın. Aynı anda birkaç iş yapmak veya birkaç işi bir arada yürütmeğe çalışmak insanın konsantresini bozduğu için kaçınılması gereken önemli bir konudur. Bir işe odaklanın ve en iyi şekilde yapmaya çalışın.

      Her zaman ve her yerde Allaha tevekkül edin ve ondan yardım dileyin.

      Çeviri:Zehranet.

 

--------------------------------------------------------------------------------

[1] - Rad 28.

[2] - Taha 124.

[3] - Enam 82.

[4] - Nahl 97.

[5] - Rad 11.

 

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)